31 Ocak 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Türkiye Siyaset

İktidarı Kutsamak

İktidarı eleştirenlere karşı iktidarı kutsayanlar tarafında garip bir itiraz anlayışı gelişti.. Kendileri her türlü lükse, şatafata, israfa dalmışlara böyle yapmayın denildiğinde, itibardan taviz olmaz diyorlar. Müslümanım diyenler dünyevileşti, maddiyata tapmaya başladı, iktidarda olanlar yolunu şaşırdı denildiğinde, kazanımlarımızı kaybetmeyelim, iktidar CHP’mi gelsin diyorlar..

Yazar: Venhar Haber
14 Haziran 2021
Kategori: Siyaset, Venhar Özel
0 0
0
İktidarı Kutsamak
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

II. Meşrutiyet ilan edilip, İttihatçılar iktidara geldiğinde, şikâyet edilen devr-i sabıkın başka bir surete dönüşüp süreceği kimsenin aklına gelmemişti. Meşrutiyet ilan edilmiş, jakoben Hamidizm sona ermiş, hürriyet velveleleri ortalığı kaplamış, Müslim gayrimüslim yeni düzeni sevinç gösterileriyle karşılamıştır. Devlet ve hükümet birden tamamen farklı bir muhtevaya bürünmüş, daha da kutsallaşmış, yüceltilmeye başlanmış, yeni dönem, manevi alandaki yorumlardan da gerekli meşruiyetini sağlamıştır.

Ayasofya Kürsüsünden vaaz veren Manastırlı İsmail Hakkı, toplanan yüzlerce, binlerce insana kurulan yeni düzenin mükemmelliğini anlatırken, artık eski fitne dönemlerine dönülmemesi gerektiğini, hükümete sahip çıkılmasının farz olduğunu haykırıyordu. Kimse geçmişe dönüp bakmamalıydı, kimse geçmişte olanları özlememeli, geçmişe en küçük bir atıf yapmamalıydı.

Dönemin ilmiye sınıfının öncü şahsiyetlerinin teşebbüsüyle kurulan Cemiyet-i İlmiye-i İslamiye yayınladığı kuruluş gerekçesinde, Hükümeti siyaseten takip edeceklerini, yaptığı hayırlı işlerde destekleyeceklerini, kötülerinde ise tenkit edeceklerini söylüyordu. İlmiye sınıfı bu tavrıyla büyük hata yaptığının farkında değildi. Zira Batı hayranı, Avrupalılaşmak peşinde koşan laiklerin iktidarından hayırlı işler beklemek abesle iştigal etmekti.

Tabi geçmişin zikri ve özlemi men edilmeye çalışılırken, mevcudunda eleştirisi katiyen haramdı. Herkes kendi işine bakmalı, kimse hükümeti eleştirmeye yeltenmemeliydi. Dönemin önemli adamlarından Hüseyin Kazım Kadri hatıratında, İttihatçılar iktidara geldikten sonra öyle bir baskı ortamı oluşturuldu ki, kimse Abdülhamid hakkında konuşmaya, o döneme ait bir şeyden bahsetmeye cesaret edemiyordu demektedir.

Dönemin ilmiye sınıfına ait hemen hemen bütün zevat, yeni iktidarı yüceltmekte, kutsamakta, iktidarın yanında yöresinde yer almaktaydı. İttihat ve Terakki’nin uygulamalarına yöneltilen en küçük bir eleştiri, eski döneme özlem, istibdadı çağırmak, karanlık günlere dönmek olarak değerlendiriliyordu. Mehmed Akif verdiği bir vaazda toplanan halka, bu iktidarın İslam aleminin son umudu olduğunu, bu hükümet yıkılırsa yeryüzünde yaşayan bütün Müslümanların büyük sıkıntılar çekeceğini anlatıyor, eleştirilerde bulunulmaması, devlet ve siyasete karışılmaması gerektiğini söylüyordu.

Abdülhamid’in baskısından kurutulan devlet ve millet Avrupa sevdalısı, gavur hayranı İttihatçıların idaresine girdi. İttihatçı iktidarla birlikte başlayan toplumsal yozlaşma, adam kayırma, rüşvet, sahtekârlık, ahlaksızlık, dinden uzaklaşma, haramların kurumsal yollarla yaygınlaşması, Müslüman kitleleri rahatsız etmeye başladı. Bu uygulamaların sonucunda seslerini yükseltmeye başlayanlar, fitneciler, erbab-ı melanet, istibdaddcılar, Hamidiler, din bezirganları vb. sıfatlarla anılmaya, itibarsızlaştırılmaya çalışıldı.

Derviş Vahdeti gibi dönemin muhalif isimleri, uygulamaların şeriata aykırı olduğu, Müslüman ahalinin ahlaksızlaştırıldığı, devlet kademelerinde kayırmacılığın, ayrıcalığın, rüşvetin ayyuka çıktığı, genç Müslüman kızlarımızın Hıristiyanlarla beraber eğitim görmesinin sakıncalarını dile getirdi. Olaylar tam da Vahdeti ve İttihatçılara muhalif olanların dediği gibi gelişmekteydi. Fakat İttihatçılara yamananların cevabı hazırdı. Dönemin önemli Müslüman basınından olan Sıratı Müstakim sütunlarında yazanlar bu tür eleştirilere hemen cevapta gecikmediler.

Ahaliye hitaplarında, bu tür eleştirileri yapanları fitneciler, din yobazları, sahtekârlar, Hamidiler, istibdadcılar, eski rejim meraklıları olarak yaftalamaya başladılar. Yaşanmakta olan ve ileriye doğru daha da vahim duruma doğru giden içtimai ve ahlaki buhrana karşı sessiz kalanlar, bu eleştirileri bastırmak için var gücüyle çalakalem yazı yazmaktaydı. Savunmaları ise, hükümet Müslüman aleminin tek ümidiydi. Müslümanların savunucusu, koruyup gözeteniydi. Eğer dünyanın her yerindeki Müslümanlar rahatça yaşayabiliyorsa, bu mevcut hükümetin sayesindeydi.

Oysa durum hiçte öyle değildi. İttihatçıların iktidara gelmesiyle birlikte, Memalik-i Osman-i parçalanmaya, her tarafta kaybetmeye, her yerdeki Müslüman ahali zulüm, sürgün, baskı, yokluk görmeye başlamıştı. Balkanlar kaynıyor, Rusya Müslümanları eziyor, İtalya Fransa Kuzey Afrika’yı işgal ediyor, Müslümanlara kan kusturuyordu. Lakin dönemin ilmiye sınıfı ne hikmet ise, iktidarı kutsamaktan geri durmuyordu. Sonunda olan oldu, göz göre göre gelen felaketler yaşandı.

Tarih yüz yıl sonra tekrar etti. Jakoben kemalizme karşı muhafazakâr iktidar, bireysel özgürlüklerin demokratik talepler zemininde sağlanacağına dair verdiği sözler karşılığında maslahat gereği desteklendi. Bu destek ilk zamanlar sadece insani hak ve özgürlüklerin kazanılmasına dair bir tercih olarak görülürken, sonraları laik devleti sahiplenmeye, savunmaya, iktidarı kutsamaya, iktidar karşıtlarını çeşitli olumsuz sıfatlarla yaftalamaya kadar vardı.

Muhafazakârlar ele geçirdikleri güç ve sermaye ile nüfuz alanlarını genişletti, iktidardan pay aldıkları gibi, ciddi sermaye sahibi de oldular. Tabi ilk zamanların idealist İslamcı politikacıları, ilerleyen zamanla değişmeye dönüşmeye başladılar. Milletvekili lojmanlarını satarak prestij kazanmaya çalışanlar, çok geçmeden saraylar inşa ettiler, malikaneler sahibi oldular. İsrafı haram diyenler, müsrifin zümresinin birer ferdi oldular. Tabii maslahat gereği destek verenlerin de tavrı değişti.

Önceleri hayırlı işlerinde hükümeti destekleyeceklerini, olumsuzluklar karşısında ise eleştireceklerini söyleyenler, dediklerini yaptılar. Lakin aktif desteğin yerini pasif eleştiri dolduramadı. Aslında onlarda farkında olmadan büyük hata yapmıştı. Avrupalı olmak, Batı ile birlikte gelecek kurmak isteyen laik zihniyetten hayırlı işler beklemek abesle iştigal etmekti. Fakat siyasi basiretsiz ve ferasetsiz tutumlar, meselenin künhüne vakıf olmanın önüne geçti. Hükümeti eleştirenler, hükümetin içinde olan eski İslamcılar ve dışarıda onların hayranları tarafından ağır hakaretlere maruz kaldı.

Şimdilerde ise iktidarı eleştirenlere karşı iktidarı kutsayanlar tarafında garip bir itiraz anlayışı gelişti.
Gelir adaletsizliği hat safhada, millet geçinemiyor denildiğinde, tüp gaz, şeker kuyruklarını unuttun mu diyorlar. Millet faturalara mahkûm bir hayat yaşıyor, giderlerini karşılayamıyor denildiğinde, cebinde akıllı telefon var diyorlar.

Ahlaksızlık aldı başını gidiyor, neslimiz fesada uğruyor, aileler dağılıyor, işçi, esnaf, emeğiyle geçinen iflas ediyor denildiğinde, fitnecilik yapmayın iha siha yapıyoruz, uzaya gidiyoruz diyorlar.

Elektriğe, suya, doğalgaza, akaryakıta zam oluyor, her gün fiyatlar değişiyor denildiğinde, doğalgaz, petrol rezervi bulduk diyorlar. Çarşı Pazar, ateş pahası, millet zaruri ihtiyacını karşılayamıyor denildiğinde, memlekette her şey bol, olayları çarpıtmayın, ayağınızı yorganınıza göre uzatın, fetöcü ağzıyla konuşmayın diyorlar.

Memleket sıkıntı içinde, anneler uyuyan çocuklarını uykusunda bırakıp geçim derdi için çalışmak zorunda kalıyor, çocuklar analı-babalı yetim öksüz büyüyor, asgari ücretle geçinilemiyor denildiğinde, yeryüzü mazlumlarının umudu biziz diyorlar.

Kendileri her türlü lükse, şatafata, israfa dalmışlara böyle yapmayın denildiğinde, itibardan taviz olmaz diyorlar. Müslümanım diyenler dünyevileşti, maddiyata tapmaya başladı, iktidarda olanlar yolunu şaşırdı denildiğinde, kazanımlarımızı kaybetmeyelim, iktidar CHP’mi gelsin diyorlar.

Olanca ekonomik sıkıntıya, işsizliğe, bunalımlara, kazançların düşmesine rağmen, en çok kâr eden sektör faiz müessesesi bankalar. Bu faiz müesseseleri nasıl böyle kar ediyor denildiğinde, dış güçlerin oyunu, herkes bizi kıskanıyor diyorlar.

Sanki bunlara iha siha yapmayın, uzaya gitmeyin, petrol doğalgaz aramayın, ekonomiyi şahlandırmayın diyen var. Bir memleketin iktidarının itibarı, memleketinin insanının itibarıyla, yaşam standardıyla doğru orantılıdır. Memleketin insanı sıkıntı içinde ise, iktidarın hiçbir itibarı yoktur. Bu kadar bolluk içinde, bu kadar yokluk nasıl yaşanır?

Yüz yıl önce yapılan aynı hataların yüz yıl sonrada yaşanmasından hiçbir ibret alınmaz mı? Burada bir yanlışlık yok mu?

İktibas / Yakup Döğer

Etiketler: Yakup Döğer

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…
    30 Ocak 2026
  • İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı
    28 Ocak 2026
  • Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi
    21 Ocak 2026
  • Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor
    21 Ocak 2026
  • Danimarka’dan ABD’ye Tarihi Rest
    21 Ocak 2026
  • ABD’nin Suriye Şerifliği SDG’den el-Şara’ya Geçti
    21 Ocak 2026
  • Kanada Başbakanından Davos’ta Küresel Sistemin Çöküşünü İlan Etti
    21 Ocak 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

30 Ocak 2026
İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

28 Ocak 2026
Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

21 Ocak 2026
Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

21 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist