27 Nisan 2026 - Pazartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Güncel

“Aranan Ömer’e” Dair

Hz. Ömer ne diyordu: “Ben yanlış bir şey yaparsam ve yanımdaki beni uyarmazsa, benden uzak dursun, çünkü onda hayır yoktur. O beni uyarır da ben onun uyarısını dikkate almazsam, o kişi yine benden uzak dursun, çünkü bende hayır yoktur.”

Yazar: Venhar Haber
19 Şubat 2022
Kategori: Güncel, Müslümanca Yaşamak
0 0
1
“Aranan Ömer’e” Dair
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Zor bir zamanda, zorlu bir coğrafyada yaşıyoruz. Ahir zaman peygamberinin ümmetiyiz ve tarihin kırılma zamanlarından birindeyiz. Daha sabırlı, daha akıllı, daha dürüst, daha bilgili ve daha cesur olmamız gerekiyor. Bu zor zamandan daha az zararla daha kısa sürede kurtulmamız, zekâ ve performansımıza bağlı. Ancak hepsinin üstünde ve öncesinde, Allah’ın yardımı esastır. Allah’ın yardımı olmadan bu badireyi anlatmamız zor. Allah’ın yardımı bize ulaştıktan sonra, O’nun kolaylaştırdığından kolay bir iş, zorlaştırdığından zor bir iş yoktur.

O; cahillere, zalimlere, kâfirlere, fasıklara, münafıklara, müsriflere, müstekbirlere, mürtefine yardım etmeyecek. Onların işlerini sarp dağlara sardıracak ve üstlerine pislik yağdıracak. O’nun yardımına ulaşmak için işi ehline vermemiz ve yukarıdaki topluluktan uzaklaşmamız ve çevremizdekileri ve bize yaklaşmaya çalışan şeytanın dostlarını etrafımızdan uzaklaştırmamız gerekiyor.

Hani “adil Ömer” benzeri insanlar arıyoruz ya, Hz. Ömer’in menkıbelerinden birini okudum geçen gün. Olayın gerçekliği ayrı bir konu ama anlatılmak istenen bir mesaj var. Bu hikâyenin tarihi gerçekliğinin tartışmalı olduğunu tekrar hatırlatayım, zaman, kişiler, olayın şekli farklı olabilir, abartı her şey mümkün. Burada iki nokta var, 1- Burada Hz. Ömer ve Nuşirevan üzerinden adalet ile ilgili verilmek istenen mesaj. 2- Dindarları iktidara taşıyan şuuraltı, yola çıkarken varmak istedikleri hedef, oy isteyenlerin gençlerin zihinlerini formatlarken kullandıkları argümanlar..

Bugün Erdoğan hâlâ “Aranan Ömer”den söz ederken aslında o günlere gönderme yapıyor. Hal’deki Ömer’lerden halk şikâyet ederken, sebze-meyve halindeki Ömer amcadan söz etmiyoruz tabi! O Ömer’lerin sayısı o kadar çok ki! O Ömer’leri aramaya çıkmadan, Hal’deki, ihaleye fesat karıştıran torpilci yolsuz Ömer’lerden nasıl yakamızı kurtarırız bilmiyorum. Hani “Çulsuz Ömer”ken, şimdi milletin başına çul ören Ömer’lerden!

Şimdi bir resim yapacağım. Bir “helal kemik” siparişi verdim. Bir yüzüne Hz. Ömer’in Mısır Valisi Amr b. As’a gönderdiği rivayet edilen o kemik üzerine yazdığı Nuşirevan’a atıf yapan “Beni Nuşirevan’dan daha az adil sanma!” anlamına gelen o malum mesajı yazdıracağım, daha işin İbtidaiyesinde delikanlılığa hazırlanan, yeğenimin oğlu Tilmiz’e hattını yazdıracağım, onun babası, minyatür yapacak üstüne, kızımla ben de geri kalanını tamamlayacağız. O mektubu süsleyip, bugün tarihi ile zamana şahidliğin bir nişanesi olsun diye, evimizin bir kenarına asacağım inşallah.

Menkıbe şöyle. Hz. Ömer, daha Müslüman olmadan arkadaşı ile ticaret için İran’a giderler. Ama orada dolandırılırlar ve beş parasız kalırlar. Kaldıkları hanın sahibi, dolandırıcıların valinin yakın çevresinden birilerinin olduklarını anlar. Onlara “Buranın valisi adil bir adam. Valiye gidin derdinizi anlatır. O suçluları bulur ve cezalandırır. Onlar valiye giderler ama hizmetliler bunları valinin konağına yaklaştırmaz. Orada sarayın kâtiplerinden birine yönlendirirler. O da, bunlara, geri dönmek için bile paraları olmadığını söyleyince, şehri terk etmeleri ve memleketlerine geri dönmeleri için bir miktar para vermek ister. Hz. Ömer bunu reddeder. Yeniden han sahibine dönüp durumu anlatırlar. Han sahibi aracı olur, valinin yardımcılarından birine yönlendirir. Vali yardımcısı Nuşirevan’a yönlendirir, ancak Hz. Ömer, Farsça bilmediğinden, gelen mütercim, tercümeyi tam yapmaz. “Dolandırıldık, yolda kaldık, bize yardım edin diyorlar” diye konuyu aktarır. Nuşirevan da onlara ikram olsun, yolda kalmasınlar diye bir kese içinde bir miktar altın verilmesini emreder. Ama Hz. Ömer, çıktıktan sonra bu hediyeyi de reddeder ve han sahibine döner. Olanları anlatır. Han sahibi anladım der, yanına Hz. Ömer ve arkadaşını alır ve validen kendi randevu ister. Nuşirevan bunları kabul eder ve işin aslını öğrenince, çok öfkelenir. Olayı araştırmak için mühlet ister. Bir gün sonra da, çağırır ve çalınan mallarını iade eder ve bütün masrafları öder, ama der yarın gün batmadan biri doğu, biri de batı kapısından şehri terk etsinler” der. Hz. Ömer ve arkadaşı aynı şekilde hareket ederler. Şehri terk ederken görürler ki, şehrin bir tarafında kendini dolandıran adam, öbür tarafında Nuşirevan’a konuyu farklı tercüme ederek hakikati gizleyen mütercim / müşavir asılarak cezalandırılmış. Kimine göre doğu kapısında asılan kendi oğlu ya da müsteşarıdır.

Şimdi bu menkıbenin bir de 2. Bölümü var: Gel zaman-git zaman Hz. Ömer ve Amr b. As Müslüman olur. Hz. Ömer Halife olur ve İran’dan sonra Mısır da fethedilir. Hz. Ömer Amr b. As’ı Mısır’a vali olarak gönderir. Amr b. As Mısır’da kendine bir saray yaptırır. Onun oğlu da yanlış işlere karışır. Bu arada Amr şehir merkezine büyük ve muhteşem bir cami yaptırmak ister. Ama Bir Müslümana ait arsanın bitişiğindeki arazi bir Musevi’ye aittir ve o arsasını vermek istememektedir. Amr b. As, ederinin iki katı parayı evine gönderir ve arsaya el koyar ve camiye başlar. Yahudi bir ticaret için Medine’ye geldiğinde bir arkadaşına bu olayı anlatır. O da valiyi Hz. Ömer’e şikâyet etmesini söyler. “Hz. Ömer adildir, yerini alır sana geri verir”. Yahudi, kendi camilerini yıkıp, bana arazimi geri mi verecek der ama arkadaşı ısrar edince Hz. Ömer’le görüşmek için gider, ama onu hurma ağacının altında uyurken bulur. Uyanınca derdini anlatır, o da oradaki bir kemik üzerine “Unutma ki; Ömer, Nuşirevan’dan daha az adil değildir” diye yazar verir. “Bunu Amr b. As’a ver ve benim selamımı söyle, o senin hakkını verecektir” der. Adamın garibine gider. Kemikte, konuyla ilgili olmayan bir cümle yazıyor. Halife kendi ile alay ettiğini ve başından savdığını düşünerek, bir kemiği Mısır’ın valisine götürmekten imtina eder. Medine’deki arkadaşı Mısır’a geldiğinde “işinin ne olduğunu” sorar, o da “Bu kemiği götürmek ayıp olur. Zaten olan oldu. Paramı da verdiler, cami inşaatı da ilerledi, gitmedim” der. Arkadaşı valiye beraber gitmekten söz eder, kemiğini de al gel der. Valiye giderler. Vali kemiği alınca ayağa kalkar ve renkten renge girer. Özür diler, yardımcısını çağırır, cami inşaatını durdurun ve Yahudi’ye arazisini iade edin” talimatı verir. Adam bu olanlar karşısında orada basit bir cümle yazıyordu, onun anlamı nedir diye sorunca, Amr b. As daha önce yaşadıklarını anlatır.

Vali daha sonra saraydan çıkıp mütevazı bir eve taşınır, valiliğin muhteşem kapısını söktürür ve kapıdaki muhafızları ve girişteki memurları gönderir.

Şimdi, kıssadan nasıl bir hisse çıkartmak gerek. Uşak valisinin teftişi geldi aklıma, ya da daha birçok vali, bakan, saray erkânı, o VIP’lerin hal ve hareketleri ile Hz. Ömer’i mi hatırlatıyor size. O dönemdeki kadın kolları başkanının afra tafraları, 81 il başkanının ve KADEM’in açıklamaları, Genel “Gensek” ve “sözcü”lerinin had bildiren ve kim olduklarını gösterdikleri beyanlarını hatırlıyorum da.

Hz. Ömer ne diyordu: “Ben yanlış bir şey yaparsam ve yanımdaki beni uyarmazsa, benden uzak dursun, çünkü onda hayır yoktur. O beni uyarır da ben onun uyarısını dikkate almazsam, o kişi yine benden uzak dursun, çünkü bende hayır yoktur.”

Cuma namazında hutbede, kendine itiraz eden, “yüzü çopurlu, zenci kadın”ın sözleri karşısında “Vallahi kadın Ömer’i susturdu” diyen, ya da hutbe okurken, kendine ganimetten kendi payına düşen cübbesinin hesabını soran bir sahabiye, açıklama yapan ve ardından da “Ömer yanlış yaptığında onu uyaran bir ümmeti var eden Allah’a hamd eden” Ömer nerede, 81 ilde birden dava açanlar, valisinin, bir eleştiride bulunduğu için sanık yaptırdığı yazarların olduğu bir ülke nerede duruyor sizce.

25 Şubat’ta, İstanbul’da, Anadolu Adliyesinde Uşak Valisinin müşteki olduğu davam var.25 Şubat’ta, İstanbul’da, Anadolu Adliyesinde Uşak Valisinin müşteki olduğu davam var. 9 Mart’ta, 8 Mart Kadınlar Gününden bir gün sonra, 3 aylarda, Ramazan’a girerken, İstanbul’da, K. Çekmece Adliyesinde Asliye Ceza Mahkemesinde, AK Parti ve KADEM’in davacı olduğu davam var. Dava arkadaşı idik, davalı olduk. Biliyorsunuz, Ankara’daki davada da tazminata hükmettiler. Orada konu İstinafta! Ömer’i aramaya devam, bu gidişle Ömer’leri zor bulursunuz, bulursanız da sanık sandalyesine oturtur birileri onları! Ömer’leri bırakın da Amr b. As’ları bulabilseniz bari! (Anahtar kelimeler: Ömer, Amr. b. As, Medine, İran, Mısır ve hali pür melalimiz). 

Selam ve dua ile.

Abdurrahman Dilipak/Yeni Akit

Çok Yorumlanan 1

  1. Muradi says:
    4 sene önce

    Dilipak muhafazakar demokratlarla dava arkadaşı olabildiğine göre, hem O’nun hem de dava arkadaşı demokratların ikide bir Hz Ömer’i hatırlatmalarını cehaletlerine vermek gerekiyor!

    Cevapla

Muradi için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026
Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

24 Nisan 2026
Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist