2 Mayıs 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Toplum & Yaşam

S. Arslantaş: Harcama Üzerine

Bugün bizim harcama kültürümüz, günümüzde de ve belki de geçmişte de israf ya da cimrilik sarmalından, yanlış istimalinden kurtulamamıştır. Diğer yandan insan kazandığı paranın, malın-mülkün yegâne maliki olarak kendisini görmektedir.

Yazar: Venhar Haber
31 Ocak 2022
Kategori: Toplum & Yaşam
0 0
0
S. Arslantaş: Harcama Üzerine
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Babaannem bilge bir kadındı. Zaman zaman ziyaretine gittiğimizde bizlere çeşitli ikramlarda bulunurdu. Anamın, yemek ve ikram kültürü babaannemden daha farklı idi. Babaannemi ziyarete gittiğimizde çoğu zaman muhtelif çorbaları karıştırır veya pirinç pilavı ile bulgur pilavını karıştırır önümüze koyardı. Bir gün bu ikramlara itiraz ettim. Babaannem bu tür yaklaşımının iç yüzünü ifade bağlamında; ‘Oğlum! Kâinatta en çok olan ne’ dedi. Ve cevabını kendisi verdi: ‘Toprak oğlum toprak. Oğlum toprak tükenir mi, tükenmez değil mi, ama yılan toprak tükenir korkusuyla onu yalayarak yer. Onun için yemenizde-içmenizde ölçülü olmalısınız’ dedi.

Nereden aklıma geldi babaanne-torun muhabbeti derseniz, günümüzdeki harcama kültürüne, israf ve cimrilik tablolarına bakıyorum. Ardından; bizim harcama kültürümüz, tasarruf kültürümüz, yeme-içme kültürümüz bu mu sorusu aklıma geldiği için. İslâm, insanın-müslümanın tüm hayatını-hayatın şubelerini tanzim eden, kurallar koyan fıkhi ifadesiyle haramı-helâli-mubahı-mekruhu ortaya koyan bir dindir.

Dolayısıyla bugün bizim harcama kültürümüz, günümüzde de ve belki de geçmişte de israf ya da cimrilik sarmalından, yanlış istimalinden kurtulamamıştır. Diğer yandan insan kazandığı paranın, malın-mülkün yegâne maliki olarak kendisini görmektedir. Oysa Allah’ın verdiği can gibi mal-mülk de emanettir. Emanet olana sahipmiş gibi sahiplenmek ise had bilmezliktir.

İslâm, servetin belirli ölçüler içerisinde tasarrufunu, harcanmasını israf ve tebzirden uzak kalarak; hoşgörü, cömertlik, güzel muamele, başa kakmama, iyilikte yarışma doğrultusunda harcanmasını öngörür.

Ancak tüm davranışlarımızda olduğu gibi temel ihtiyaçlarımızın karşılanmasında, tabii arzularımızın tatmininde tüketimimizi-harcamamızı makul ölçüler içerisinde yapmamızı emretmektedir.

Bunun yanısıra Allah verdiği imkânların sadece kişiye ait olmadığını onda fakirin, fukaranın, yetimin, yolda kalmışın, borçlunun da hakkının olduğunun altını çizer: “Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın. Kendinizin göz yummadan alıcısı olamayacağınız bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın ve bilin ki Allah, her bakımdan zengindir, övülmeye layıktır” 2/267. Yine Bakara suresinde “Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir (2/215). ‘Yine sana soruyorlar Allah yolunda ne harcayacaklarını, De ki: ‘İhtiyaçtan arta kalanı’ Allah size ayetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz’ (2/219). ‘Allah rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin durumu gibidir ki bol yağmur alınca iki kat ürün verir. Bol yağmur almasa bile ona çiseleme yeter. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. (2/265)

Kurân’da birçok sûrede Müslümanın harcaması, infak etmesi ya da sadaka vermesi, zekât gibi kavramlar sıkça geçer. Sanki harcama bir kültür olmaktan ziyade bir ibadet formatında ele alınmakta.Nitekim Kur’an’da;”İşte sizler,Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz.Ama içinizden cimrilik yapanlar var.Kim cimrilik yaparsa ancak kendi zararına cimrilik yapmış olur.Allah,her bakımdan sınırsız zengindir,siz ise fakirsiniz.Eğer O’ndan yüz çevirecek olursanız,yerinize başka bir topluluk getirir de onlar sizin gibi olmazlar.”(47/38)

Günümüzde adil olmayan yönetim ve dünya görüşlerinin icat ettiği ‘sosyal adalet’ kavramı ki, bu kavram daha çok işçi-işveren, dar gelirli-yüksek gelirli vb. arasındaki çarpıklıkların düzeltilmesi için icat edilen bir kavram olarak karşımıza çıkmakta. Ve tabii birde bu kavram devletlerin kendi halklarının zorunlu ihtiyaçlarının karşılanmasında görev almasını da ifade etmektedir. Ancak İslâm bütünlüğü içerisinde meseleye yaklaştığımızda İslâm’da parçacı bir anlayışla ‘sosyal adalet’ diye bir kavram söz konusu olamaz. Çünkü İslâm’ın adaletten nasibini almayan hiçbir meselesi yoktur. Bütün mesele her şeyi yerli yerince değerlendirmek ve İslâm’ı hayatın bütün şubelerine hakim kılmaktır.Bu bağlamda İslâm bir taraftan rızık verici olanın Allah olduğunu vurgularken, diğer yandan rızıkça kendilerine fazlaca verilenlere ikazda bulunuyor: “Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar?” (16/71) İşte buyurun zengin-fakir arasındaki eşitsizliği, adaletsizliği düzenleyen bir ayet. Ve yine işçi-işveren münasebetlerinde sermaye sahiplerine bir sorumluluk yükleyen bir ayet.

Zaten yukarıda Bakara suresi 219. Ayeti tekrar hatırlarsak Hz. Allah: “Sana neyi sarfedeceklerini soruyorlar; de ki artanını..” buyururken burada enteresan bir şekilde adeta kuluna hitaben sana verdiğim mal, mülk , imkân sadece senin değil, o imkânlarda yetimin, yoksulun, borçlunun, ihtiyaç sahiplerinin hakları var. Sen kendi sosyal statüne göre harca ama başkalarının hakkı olanı da artırmayı unutma diyor. İnfak yani Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak niyeti ile harcamada bulunmak, sarfetmek, harcamak, infak etmek. Tüm bu kavramlar bir kapıya çıkmakta, farz olan zekât ve farzın dışında kalan mendup   düzeyindeki harcamalar. Bakara suresindeki: ‘Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden de Allah yolunda harcarlar-infak ederler’(2/3) buyurulmaktadır. Fahreddin Razi’ye göre bu ayet farz ve mendup olan infak çeşitlerini kapsamaktadır. (İslam Ansiklopedisi cilt 22 sh.289)

Tabii olarak Kurân infakı, Allah yolunda harcamayı, zekâtın dışında da mü’min’in harcama-infak sorumluluğunun altını çizerken, diğer yandan da harcama yapanı cimrilikten de müsriflikten de men ediyor. Yine Kurân: ‘Akrabaya, yoksula, yolda kalmışa, yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma. Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir. Eğer Rabbinden umduğun bir rahmeti beklerken, onlardan yüz çevirecek olursan, onlara yumuşak söz söyle. Eli sıkı olma, büsbütün eli açıkta olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.’ İsra Suresi. 17/26-29

“Harcama- infak konusunda iki kavram öne çıkmakta israf-tebzir ve cimrilik. Kur’an bu ikisinden de uzak durmamızı emrediyor: ‘Onlar ki infak ettikleri zaman, israf etmezler cimrilik de etmezler. Onların harcamaları bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.” (Furkan 25/67)

İsraf; gerçek, meşru ve mâkul olanın dışına çıkma, itidalden sapma anlamında bir kavram. Sözlükte, ‘haddi aşma, hata, cehalet, gaflet’ gibi anlamlara gelen seref kökünden türetilmiş olan isrâf genel olarak inanç, söz ve davranışta dinin, akıl veya örfün uygun gördüğü ölçülerin dışına çıkmayı, özellikle mal ve imkânları meşru olmayan amaçlar için saçıp-savurmayı ifade eder. (TDVİA C.23, S.178) Aslında isrâf sadece parada, malda saçıp savurmayı değil, yasak olan, haram olan yerlere harcanan zaman, mal ve imkânları da kapsar. Halk arasında mesela birisi lüks bir kıyafet giyse ya da lüks bir arabaya binse onu müsriflikle-isrâf etmekle suçlarlar. Oysa yukarıda İsra sûresindeki ayette isrâf edenlerin şeytanın kardeşleri olduğu vurgulanmaktadır.

Şimdi bu ayetin ışığında isrâf kavramına yeniden yaklaşırsak halkın lüks elbise giyeni ya da lüks otomobile bineni isrâf etmekle suçlaması onu şeytanın kardeşi olarak nitelendirmesi anlamına gelmez mi?

Kaldıki eşyada aslolan ibahattır-mübahlıktır. İnsanlar lüks harcamalarından değil, belki de farz ve infâk boyutlu harcamayı ihmalden suçlanırlar. Yine halk arasındaki ‘İsraf haramdır’ sözü bile israfın harama harcanan, mal, para, zaman olduğunun bir ifadesidir.

Ama bu söz maalesef çoğu kez ait olduğu yerde kullanılmamaktadır. Yani insan lüks araca binmekten sorgulanmaz, yapması gereken zekat-infâk ve sadakaların ihmali ya da icra edilmemesinden sorumlu olurlar.Ya da şöyle soralım;bir kimse fiat otomobil yerine mersedes otomobili tercih etse israf mı etmiş olur? Eğer öyleyse bu kişi haram işlemiştir ve sonuç olarak da “şeytanın kardeşleri” olarak haşrolunacak demektir. Bu konuda Mücahid derki: “İnsan bütün malını hak yolunda infâk etse saçıp-savurma olmaz”.

Bir kişi de bir avuç haksız yere harcasa infak etse bu saçıp savurmadır. Keza Katade’de der ki; ‘saçıp-savurma: Allah’a isyan, haksızlık ve fesad yolunda harcamaktır.’ (İbn Kesir C.9 sh.4725) Sanıyorum kavramlarımızı kullanmazdan önce tekrar tekrar gözden geçirmeliyiz. Zira peygamberler geldikleri toplumlarda şu helâl-bu haram demezden önce,o toplumun kavramlarını,kavramlara yükledikleri anlamları sorgulamışlar ve toplumlarını yeniden düşünmeye çağırmışlardır.

Her Taraf / Süleyman Arslantaş 

Etiketler: Süleyman Arslantaş

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026
Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

24 Nisan 2026
Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist