31 Ocak 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

YERYÜZÜNÜN ISLAHI İYİLİĞİ EMREDİP KÖTÜLÜKTEN SAKINDIRMAKLA MÜMKÜNDÜR.

Yazar: Abdi KEÇELİ
27 Temmuz 2018
Kategori: Makaleler
0 0
0
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder
Onlar, (İsrailoğulları) birbirlerini kötülüklerden sakındırmıyorlar, münkeri yasaklamıyorlardı. Bu yaptıkları şey ne kadar kötü idi. (Maide, 78-79)
Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülüklerden sakındıran bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır. (A’li İmran, 104)
İyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak İslam’ın temelini oluşturan temel kavramların başında gelmektedir. Kur’an’ın hayata hâkim olmasının anahtarı bu kavramdır dersek sanırım yanılmayız. Bu açıdan baktığımızda İslam’ın içinde ne varsa bu kavramla işlerlik kazanacağını bilmeliyiz. Çünkü Kur’an’ın ifadesine göre bu ilkeyi terk etmenin sonucu helak olmaktan öte bir şey değildir.
“Sizden önce helak ettiğimiz nesillerin çıkardıkları fesat ve bozgunculuğu engelleyen faziletli kimseler bulunmalı değil miydi? Oysa pek azı dışında refahın peşine düştüler ve günahkârlardan oldular.” (Hud, 116)
İslam dünyasının Batı medeniyeti karşısında siyasi, ekonomik sosyal, alanlarında ki geriliği, güçsüzlüğü, ahlaki yozlaşması, fakirlik, cehalet, atalet gibi her türlü olumsuz davranışlarla birlikte bazı kesimlerin aşırı lüks ve israf tutkunluğunun sebebi üzerinde uzun uzadıya bu minval üzerinde düşünmeyi gerekmektedir.
Rabbimizin, müşrik Mekke toplumunun dini yapısını, ekonomik ve sosyal özelliklerini bizlere hatırlatması elbette boşuna değildir ve bunda bir hikmet vardır. Bu hikmeti Kur’an ve sünnet çerçevesinde aramak ona göre hareket etmekten başka çıkar yol yoktur. Bu pencereden baktığımızda aslında Mekke toplumunu görürken kendi toplumumuzu da görmüş olacağız, kendimizi de görmüş olacağız.
Yeryüzünün ıslahını İslam ile şereflendirmek istiyorsak çorbada bizlerinde tuzu mutlaka olmalıdır. Bu tuz, gayret, çaba ve fedakârlıktan başka bir şey değildir. Bu çaba evvela kendimizden başlayarak kendimizi ıslah ederek çevremize yönelmekle olmalıdır. Yöntem çok basit ve bellidir. Rabbimiz bizlere hangi yollardan gideceğimizi, neleri yapıp nelerden sakınacağımızı, neleri sevip neleri sevmeyeceğimizi, kimleri dost edinip kimlerden uzak duracağımızı açık bir şekilde tarif etmektedir. Kendisine iman eden biz kullarını vasat/dengeli, orta yolu tutan ve insanlar içerisinden seçilmiş iyiliği emredip, kötülüğe mani olan en hayırlı ümmet olarak tarif edip, şereflendirmiştir. Öyleyse bizler tüm hayatımızı iyiliği ortaya koyma (maruf) ve kötülükten sakındırma (münker) üzerine inşa etmeliyiz.
Münker; Allah’ın hoş görmediği haram kıldığı her şeydir. İslam, kabul etmediği, çirkin gördüğü, tasvip etmediği ne varsa her türlü söz ve davranış biçimlerine münker demiştir. Müslüman ise bu davranış biçimlerini eliyle, diliyle ve gönlüyle reddetmeli ve kardeşini bu tehlikeden korumakla mükellef olandır. O halde münkerin tespitinde ölçümüz vahiydir. Bizim için iyiyi kötüyü, güzeli, çirkini, sevabı günahı, hidayeti dalaleti, hakkı batılı vs. en iyi bilen rabbimiz Allah olduğuna göre bizler için tek söz sahibi de Allah olmalı ve O’nun dediği istikameti kendimize ilke edinmeli, doğru kabul etmeliyiz. Bugün haktan uzak ulusal devletlerin tamamının belirlediği doğru kabul edilen kıstaslar maruf ölçüsünde değildirler. İnsanların ortaya koydukları doğrular asla insanların salahiyetini sağlayamadıkları gibi hak ve hakikatten yoksun bir hayatı doğurmaktan başka bir şey değildir. Bilmeliyiz ki tüm dünya insanları bir araya gelseler maruf’un ve münkerin tarifini ve tespitini yapamazlar. Buna hakları da yoktur güçleri de yoktur. Bu konuda tek ölçü vahiydir.
Vahiyden uzak olan beşeri sistemlerin “doğru”  dedikleri her şeyin aslında birer eğri olduğunu görebiliyoruz. Bu eğrinin “doğru” diye tescillenip yasallaştığı sistemler ise insanlık adına  iyi şey vermediği gibi aksine her güzelliği  tarumar etti. Haramı helal, helali haram saydı. Haramların haram olduğunu söylemek suç kapsamına girdi. Bir kötülüğü ortadan kaldırmak devletin asli görevlerinden olmasına rağmen tam tersine yaygın ve yasal hale getirildi. Birçok ayetle birlikte iyiliği emredip kötülüğü yasaklamanın pratik karşılığı suç işlemek olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bir haramı, elinizle/gücünüzle kaldırmaya kalktığınızda özel alana müdahale etmek, şiddet kullanmak, düzen bozucu ve kaba olmakla suçlanıyorsunuz. Dilinizle düzeltmeye kalktığınızda özgürlük ve insan haklarına müdahale olarak tanımlanır oldu. Geriye buğz etmek kalıyor. Dilediğiniz kadar buğz edebilir, hıncınızı sessizce alabilirsiniz. Tıpkı yarım asırdan beri İsrail’e buğz ettiğimiz gibi.
Allah resulünün konumuzla ilgili güzel bir hadisi var; şöyle buyurmuş: “Bir toplum içinde birisi günah işlerde oradakiler güçleri olduğu halde onu değiştirmezlerse Allah onlara mutlaka azabı isabet ettirir.”
Gel gör ki yaşadığımız devlet -ki bu devletin içinde yaşayanlar bizleriz- çirkini yasal kapsamına almış ve bizler bu çirkinliği ortadan kaldıracak hiçbir girişimde bulunmuyoruz. Demek ki bu ilkeyi önemsemiyoruz, umursamıyoruz. İçimiz de birçoklarımızın gece namazlarına kalkmasına rağmen kötülüklere karşı haykıramıyoruz.
O halde vasat, dengeli bir ümmet olarak yanımızdakine mani olmuyor da hayra çağırmıyorsak bizimde bir yanımız onlara benziyor, böyle devam ettikçe bizimde dosyamız kabarıyor demektir.
Ehli Kitab’ın nasıl yoldan çıktığını bizlere hatırlatıyor rabbimiz. Buyuruyor ki;
“Allah’tan gelen gerçekleri örtbas etmeye şartlanmış olan şu İsrâiloğulları Dâvud ve Meryemoğlu İsa’nın diliyle lânetlenmişlerdir. Bu onların isyan etmeleri ve hak, adâlet sınırlarını aşmalarındandır. Onlar birbirlerini işledikleri kötülüklerden vazgeçirmeye çalışmadılar. Yaptıkları şey gerçekten ne kötü idi ve şimdi onların çoğunun inkar edenleri kendilerine dost edindiklerini görürsün. Nefislerinin onlar için önceden hazırladığı şey ne kadar kötüdür ki Allah onlara gazap etmiştir, onlar azapta ebedî kalacaklardır. Eğer onlar Allah’a ve kendilerine gönderilen peygambere ve ona indirilen her şeye gerçekten inansalardı bu; Allah’tan gelen gerçekleri örtbas edenleri dost edinmezlerdi. Ama onların çoğu İlâhî sınırları aşan kimselerdir.” (Mâide, 78-81).
Kendisini ümmetin bir parçası sayan her mü’min, iyiliği emredip kötülüğü sakındırmakla mükelleftir. “İnsanlık için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetin” (A’li İmran 110) bir ferdi olarak bu ilahi emrin muhatabıdırlar. Ebu Hanife’ye atfedilen şu söz ne kadarda anlamlı ve yerindedir. “İman etmenin yolu haramları terk etmekten geçer” diyor. Öyleyse bizlerde yanımızdakileri haramlardan vaz geçirtelim ki haramzadelerin elleri kurusun.
Şu halde hakkın hâkim olabilmesi, insanlığın salahiyet bulabilmesi için önce iyiliğin ortaya konması;
kötülüğün men edilmesi gerekir. Bu şekilde ancak ibadetlerimiz yerini bulur, rabbimiz katında makbul olur. Aksi halde kıldığımız namazlar, verdiğimiz zekatlar, tuttuğumuz oruçlar etrafımızda yapılan tüm  fahşa, münker arasında kaybolur gider.
 “Onlar ki kendilerine yeryüzün de iktidar/imkân verdiğimiz takdirde namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, iyiliği emrederler ve kötülüğü yasaklarlar.” (Hac. 41)

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • İyiliği Emretmek ve Kötülükten Alıkoymak
    24 Temmuz 2023
  • Otu Çek Köküne Bak
    7 Mart 2023
  • Matbuat Alemindeki Hayatım Ve İstiklal Mahkemeleri
    28 Haziran 2022
  • Tanzimat ve Din
    21 Mart 2021
  • “Makbul Vatandaş”ın Peşinde
    18 Kasım 2019
  • Kızılderililer Nasıl Yok Edildi?
    27 Nisan 2019
  • Modern Türkiye’nin Doğuşu
    4 Nisan 2019
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

30 Ocak 2026
İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

28 Ocak 2026
Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

21 Ocak 2026
Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

21 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist