17 Nisan 2026 - Cuma
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Alıntılar Alıntı Makale

Tarihselciliğin sefaleti

İslam’ın Kelamı, tarihsel değil. Çünkü Kelamın sahibi, zamanların da sahibi tarihlerin de. Zamanın ve tarihin yarattığı değil, zaman ve tarihi yaratandır.

Yazar: Venhar Haber
30 Aralık 2018
Kategori: Alıntı Makale
0 0
0
Tarihselciliğin sefaleti
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Tarihselcilik, modernitenin en önemli teorilerinden biri. Alman düşüncesinin ruhudur. W. Dilthey, bunu ilk defa sistemleştiren filozof. “İnsan ne olduğunu ve ne istediğini ancak kendi varlığının binlerce yıllık gelişimi içinde bilebilir; asla nihai sözlerde, genel geçer kavramlarda değil”. Dilthey, bu sözleriyle hakikatin anlamını pozitivizm ve ampirizmi aşarak tarih içinde bulmaya çalışır.

Başka bir Alman filozofu olan Hegel, evrensel aklı da tarihte arar. Tarih tamamlanarak sona varmaktadır. İnsanlığın evrimsel yürüyüşü, bu Tarihin Sonu ile beraber Mutlak Bilmeye ulaşır. Hakikat, tamamlanan tarihle beraber var olur. Hegel, tarihin yürüyüşü sonucunda mutlak bilgiyi elde eden seküler insan-ı kamildir. Napolyon da bu hakikati dünyaya taşıyacak yalancı peygamber!

Tarihselcilik, hakikatin insanların yeryüzündeki tarihsel sınırlarıyla kayıtlı olduğunu savunur. Tarih, belirleyici aktördür. Zaman tayin edicidir. Hermenötik düşünce, Dilthey ile beraber hakikatin anlamını tarihsel bilgide bulduğunu iddia eder. Heidegger ise ontolojiye kayar ve zamanı bu bağlamda değerlendirir. Bir bakıma zamanın içine hapsedilen hakikati, varlığın temsilinde göstermeye çalışır. Ancak hakikatinin bir kanadı tarihtir, zamandır. Alman tarihselcilik okulu, bütün “özleri” tarihin evrimi içinde değişerek var olduğuna dikkat çeker. Hegel, stoacı köle, Hristiyanlık köle ve burjuva kölesinden bahsederek kölenin tinini anlamak ister. Efendi için de aynı şey geçerli. Sonuçta varoluşun efendi ve köle diyalektiğine dayanan hakikat, tarihsellik içinde ete kemiğe bürünür.

Tarihselcilik, dini/ hakikati beşeri tarihsel alana indirger. Din, insanların eylemleriyle inşa ettikleri tarihi tecrübelerin çıktısıdır. Hristiyanlık, ortaçağ tarihselliğinin ürünü. Modern zamanlarda artık başka bir tarihsellik var. Bu tarihselliğin ürünü olarak da yeni Hristiyanlık’tan bahsedilir. Hegel’in sekülerleşen Hristiyanlık dediği olgu budur. İncil, modern tarih gerçekliğinde yeniden inşa edilir. Elbette yapılan yeni İnciller yazmak değil, bunun yerine İncil’i tarihin müdahalesiyle okumaktır. Tarihsel bakış, bir tahrifat bilincinin aracıdır.

Tarih, Tanrı’yı da tanımlayan bir başat aktördür. Zamana mahkum bir Tanrı icat eder. Bundan dolayı İlkçağ tanrısı, Ortaçağ tanrısı ve modern çağ tanrısı( İnsan Tanrı) gündeme gelecek. Tarihsel değişimle beraber Tanrı da değişecektir. Tarihi yapan insanlar olunca bu tarihin Tanrı’sı da insansal (antropomorfizm) olacaktır. Bütün çağlara ve bütün tarihlere hitap eden evrensel kadim Tanrı bilinci terk edilir. Tanrı, tarihin önünde evrimleşerek oluşan, dönüşen, çoğalan(politeizm)ve yok olan( modern dönemde Tanrının ölmesi) bir varlıktır.

İslam, modern dönemde bu tarihselcilik anlayışı ile muhatap oluyor. Allah anlayışı, kutsal kitabı, peygamberleri ve esasları tarihselcilik açısından yorumlanıyor. Bu perspektifte Allah, M.S. altıncı yüzyılda Mekke tarihinde konuşan ve bu tarihte biçimlenen bir varlıktır. Kelam, bu tarihsel anlam dünyası içinde oluşur. Kur’an kıssaları da tarihseldir. Sonuçta tarihsel olan kelam ve kelamın anlatıları, değişen yeni tarih ile beraber iki seçenekle karşı karşıya kalır. Ya onları yeni tarih içinde yeniden anlam sahibi kılmak ya da onları geçmiş tarihleriyle yüz yüze bırakmak. Modernistler birincisinde, İslamiyet’i modern tarihsellik içinde yapılandırmak isterler. İkinci seçenekte ise “çöl kanunu” diyerek kaba bir reddiyeciliğe başvururlar. Sonuçta birincisinde deformasyon, ikincisinde ise reddiyecilik öne çıkar.

Allah’ın kelamı hem içine doğduğu zamana konuşur hem de başka zamanlara. Geçmiş, gelecek ve şimdi gibi üç bağlamla sınırlanan zaman bilinci beşeridir. Tanrı’nın zaman bilinci bunların çok fevkindedir. Çoğul zaman ve tarih üstü zamanlar var. Zaman içinde oluşan tekil, evrimsel ve hep tamamlanmaya doğru giden bir akış yoktur. Kur’an’daki kıssalar, tarihsel anlatılar değil. Daha çok ahistorik sosyolojik anlatımlardır. Allah tarihte yaşanan toplumları tarih üstü alana taşıyarak her tarihte anlamamıza imkan verecek “ibretler” sunar. Firavun, bizim için M. Ö. 3000’li yıllarda yaşayan somut bir tarihsel varlık değil. Efendi ve köle ilişkisinin evrensel anlatımını içinde tutan bir kıssanın sembol şahsiyetidir. Firavun ilahlaşınca köleleştirir. İnsanlar köleleşir. Hakikat, insanı kölelikten kurtaran bir özgürlük bilincidir. Kıssa, özgürlük mücadelesinin anlamını anlatır insana. Olgusal tarihin çok ötesidir bu.

Tarihselcilik, İslamiyet’i de tarihsel evrimin içinde oluşan bir din olarak görür.. Modernite ile tarihsel evrim üst/son aşamaya varmıştır. İslam da buna uymak zorunda. Yoksa geride kalır.

İslam’ın Kelamı, tarihsel değil. Çünkü Kelamın sahibi, zamanların da sahibi tarihlerin de. Zamanın ve tarihin yarattığı değil, zaman ve tarihi yaratandır.

Yeni Şafak / Ergün Yıldırım

Etiketler: Ergün Yıldırım

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Amerika ve İsrail Dost, İran Düşman Öyle mi?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • ABDli Yetkili: İran’ın Misilleme Kapasitesi Beklentilerin Üstünde…
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026
İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

8 Nisan 2026
İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist