31 Ocak 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Türkiye Aktüel

S. Öğün: Ayasofya

Dinsel heyecanlarla buna karşı çıkmayı anlıyorum. Ama hareket noktam bu değil. Bir mâbedin “dinsizleştirilmesi” zâten ve külliyen akla aykırıdır. Ama ben meseleyi reelpolitik açısından değerlendiriyorum. Ayasofya’nın “dinsizleştirilmesi” bir “egemenlik” meselesidir..

Yazar: Venhar Haber
12 Haziran 2020
Kategori: Aktüel
0 0
0
S. Öğün: Ayasofya
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Ayasofya’nın bir müze olmaktan çıkarılıp câmiye çevrilmesi yeniden gündemde. Bu defâ durum biraz farklı. Bu, uzun zamanlardır Ayasofya’ya ideolojik yatırım yapan çevreler tarafından değil, sâkin bir üslupla devletin en üst yetkilisi olan Cumhurbaşkanı tarafından ifâde ediliyor. Yâni bu defâ durum biraz daha ciddî. Müzeleştirilme süreci 1934’de, yâni Gâzi Mustafa Kemâl’in tasarrufunda gerçekleştiği için Batıcılarımız tarafından hoş karşılanmıyor. Onların gözünde Ayasofya insanlığa âit bir sanat eseridir ve turistik bir değer taşır. Onlara göre 900 sene boyunca Ortodokslara –bir ara da Katoliklere– hizmet eden; 500 sene boyunca da Müslümanlara câmi olan bu yapı, kimseye yâr olmamalı, müze olarak kalmalıdır.

Dünyâdaki târihsel değeri en fazla olan az sayıdaki mâbedden birisidir Ayasofya. Buna hiç şüphe yoktur. Ama Ayasofya’nın değerini sâdece eskiliği, iki büyük dine asırlarca ev sâhipliği yapmış olması belirlemiyor. Bu yapı, antikitede Pantheon ile berâber “kubbe” mimârisinin en muazzam misâlidir. Pantheon ile mukayese edildiğinde ise onun çok ama çok ilerisindedir. Kubbe Türkler için çok alışılmış bir görüntüdür. Ama pek çok insan kubbenin kültürel manâsını bilmez. Okullarda da bu öğretilmez. (Sâhi; Sanat Târihi dersleri ne âlemde?) Kubbe, insanoğlunun üzerine ayak bastığı yerküreyi göklerle birleştiren bir semboldür. Gözümüzün, ister arkadan öne, önden arkaya; ister sağdan sola, soldan sağa, ufukla birleştiği bir noktadan semâya doğru yükseldiği ve karşıt ufuk noktasına kavuştuğu her yerde, zihinsel olarak kubbe izlenimine ulaşırız. Bu sûretle tekmil varlığımız kuşatılmış olur. (Gökkubbe, Türkçeye mahsus çok hoş bir kelimedir. Meselâ İngilizcede bunun muadili yoktur. Olsa olsa şemsiye, gölgelik mânâdına gelen “canopy” kelimesini kullanırlar). Kubbede her şey içerilir ve hiçbir şey dışarıda kalmaz. Kubbe, pek çok mâbedin yükseltiler geliştirerek (altimetrik) vermeye çalıştığı; ama tıpkı piramitlerde olduğu gibi “kuşatıcılık” izlenimini pek de sağlayamadığı bir tecrübenin çok, ama çok üzerindedir.

Fizik ile metafiziki birleştiren kubbe fikrine hem kurumsal dinler; hem de iktidarlar alâka duymuşlardır. Lâkin ortada fizikî bir engel vardır. Kubbeyi ayakta tutacak dört duvarın taşıma kuvveti kubbenin ağırlığı ile mütenâsip değildir. İlk defa Pantheonda bu sınırlı bir şekilde başarılmıştır. Ama Ayasofya çok, ama çok büyük ölçüde bu fikri hayâta geçirmiştir. İsidorus ve Anthemius isimli iki büyük mimâr, fil ayakları tâbir edilen dev sütunlar, kemerler, yarım kubbeler kullanarak kubbenin ağırlığını dağıtan bir modeli hayâta geçirerek kubbe fikrini hayâta geçirmişlerdir. Bu, dünyâ imparatorluğu olan Roma’nın en yüksek mîmârî başarısıdır. Hâzineye muazzam bir darbe vurmakla berâber, Justinyanus’un iktidârını tahkim eden; Doğu Kilisesinin ise Lâtin Kilisesini mânen ezdiği bir şaheserdir Ayasofya. Fâtih, dillere destân olan bu mâbedin kıymetinin farkındaydı. İstanbul Ayasofya sâyesinde Antik Dünyânın başşehri olmuştu. Onu feth eden dünyâyı fethederdi. Zâten Osmanlılar, Roma’dan devr aldıkları kubbe fikrini geliştirdiler ve başta Sinan olmak üzere, Davut Ağa, Sedefkâr gibi mimarlarla bu formu en zarif ve mükemmel seviyelerine ulaştırdılar.

Elbette Ortaçağların sonlarından, modernliğin alacakaranlığından başlayarak Ayasofya’dan çok daha şaşaalı katedraller yaptılar. Ama, bu Ayasofya’nın kıymetini geriletmedi. Ama, Batı için Ayasofya’nın câmiye dönüştürülmesi asla hazmedilemedi. Muhtemelen genç Türkiye Cumhûriyetine bunu yâr etmek istemediler. Belki reelpolitik hesaplar, kurucuları 1930’larda bu dayatmaları kabûl etmek mecbûriyetinde bıraktı. Belki de, dinden kurtulmak isteyen, Sultanahmed’i bile kütüphâne yapmayı tasarlayan; ışıklı olsun diye kubbelerinde delikler açmayı düşünen bâzı köktenci modernistler için bu bir fırsat olarak kullanıldı. Nihâyet, dünyâda eşi menendi olmayan bir şey oldu ve Ayasofya bütün rûhânî muhteviyâtından soyularak, artistik-turistik olarak nesneleştirildi ve müzeye tahvil edildi.

Dinsel heyecanlarla buna karşı çıkmayı anlıyorum. Ama hareket noktam bu değil. Bir mâbedin “dinsizleştirilmesi” zâten ve külliyen akla aykırıdır. Ama ben meseleyi reelpolitik açısından değerlendiriyorum. Ayasofya’nın “dinsizleştirilmesi” bir “egemenlik” meselesidir. Nasıl ki, Kurtuba Camii, İspanyol Krallığının egemenliğini sembolize etmek için bir Katedrale tahvil edildiyse; nasıl ki bir pagan tapınağı olarak inşâ edilmiş olan Pantheon Katolik asırlardır bir mâbed olarak iş görüyorsa; Ayasofya’nın da bir câmi olması son derecede tabiîdir. Bu Türkiye Cumhûriyetinin egemenlik tapusudur. Bu tapu alınmazsa mevcûdiyetimiz bir yerlerde dâima işgâlci olarak görülecektir. Dindâr, deist, hattâ ateist olabiliriz; ama özde samimî cumhûriyetçi isek buna karşı çıkmaz, harâretle desteklememiz gerekir. Dünyânın tepkisi mi? Vallahi Avni Özgürel’den işittim; Tevfik Fikret söylemiş: Zâfer, biraz da hasâr ister…

Yeni Şafak / Süleyman Seyfi Öğün

Etiketler: Süleyman Seyfi Öğün

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…
    30 Ocak 2026
  • İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı
    28 Ocak 2026
  • Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi
    21 Ocak 2026
  • Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor
    21 Ocak 2026
  • Danimarka’dan ABD’ye Tarihi Rest
    21 Ocak 2026
  • ABD’nin Suriye Şerifliği SDG’den el-Şara’ya Geçti
    21 Ocak 2026
  • Kanada Başbakanından Davos’ta Küresel Sistemin Çöküşünü İlan Etti
    21 Ocak 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

30 Ocak 2026
İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

28 Ocak 2026
Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

21 Ocak 2026
Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

21 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist