وَقَالَ اِنّٖي ذَاهِبٌ اِلٰى رَبّٖي سَيَهْدٖينِ
Sâffât Suresi 99. ayeti, yalnızca Hz. İbrahim’in hikâyesine özgü bir anlatı değildir; insanlık için zamansız bir mesaj taşır. Hz. İbrahim’in kavmini terk etmesi, hakikati savunmanın bazen bedel ödemeyi gerektirdiğini gösterir. Putperestlik gibi bâtıl inançlar, o dönemin toplumsal normlarıydı; ancak İbrahim (as), çoğunluğa uymak yerine Allah’ın birliğini savundu. Bu, günümüzde de geçerlidir: İnsan, modern cahiliye unsurlarından (materyalizm, konformizm, ahlaki yozlaşma) uzaklaşarak hakikate yönelebilir.
Ayet, Allah’a güvenmenin insana cesaret verdiğini vurgular. Hz. İbrahim, ne bir plan ne de garanti olmadan yola çıkar; çünkü onun güvencesi Allah’tır. Bu, zor zamanlarda Müslümanlara, Allah’a dayandıklarında yollarının açılacağına dair bir umut sunar.
Hicret, sadece fiziksel bir yer değişikliği değil, aynı zamanda manevi bir arınmadır. İbrahim’in (as) bu adımı, kişinin imanını koruma ve yaşatma adına yeni bir başlangıç yapabileceğini gösterir. Günümüzde bu, kötü alışkanlıklardan, kötü ortamlardan veya yanlış inançlardan uzaklaşma şeklinde tezahür edebilir.
“O bana yol gösterecektir” ifadesi, Allah’ın kulunu asla yalnız bırakmayacağının bir müjdesidir. Bu, bireyin samimiyetle Rabbine yöneldiğinde hidayete ulaşacağına dair evrensel bir vaattir.
Bugün, Sâffât Suresi 99. ayeti, kişilerin ve toplumların karşılaştığı zorluklar karşısında bir yol haritası sunar. Modern dünyada, Hz. İbrahim’in putperest kavmi gibi, insanı Allah’tan uzaklaştıran birçok “put” vardır: maddi hırslar, statü, teknoloji bağımlılığı. Ayet, bu tür bağlardan koparak Allah’a yönelmeyi teşvik eder. Aynı zamanda, belirsizliklerle dolu bir çağda, tevekkülün ve ilahi rehberliğe güvenin önemini hatırlatır.
Toplumsal açıdan ise, ayet, hakikat uğruna mücadele edenlerin yalnız kalsa bile pes etmemesi gerektiğini öğretir. Hz. İbrahim’in hicreti, bir toplumu değiştiremeyen kişinin, imanını korumak ve yeni bir başlangıç yapmak için adım atabileceğini gösterir. Bu, Müslümanlar için, İslam’ı yaşatma ve yayma çabasının bir sembolüdür.
Hz. İbrahim Rabbine yönelişiyle insanlık için güçlü bir örnek sunar. “Ben Rabbime gidiyorum” ifadesi, bâtıldan hakikate yönelen bir kalbin kararlılığını; “O bana yol gösterecektir” ise Allah’a duyulan sarsılmaz güveni ifade eder. Bu ayet, imanın yalnızca bir inanç değil, aynı zamanda bir eylem ve teslimiyet olduğunu vurgular. Günümüzde, her birimiz için, Hz. İbrahim’in cesareti ve tevekkülü, zorluklar karşısında Rabbimize sığınarak yol bulmamızın ilham kaynağıdır.