31 Ocak 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa İslam Dünyası

İslamcı Düşünce ve Modern Zamanlarda Siyaset, Toplum, Birey -1

Etkili olan gelişmeler ise; bir yanda batının yüzyıllardan beri İslam ’ı anlama tarzı ve imkanı olarak oryantalizmin, batılı emperyal kültür sistem inde meydana gelen “epistemolojik çatlama” ile beraber içine düştüğü kriz ve tıkanma; diğer yanda da sosyalist blokun çökmesi ve “küreselleşme”nin yaygın şekilde kabul görüp telaffuz edilmesidir. Batılı hegemonyanın sürdürülmesini sağlamakta olan oryantalizmin yaşadığı tıkanma ve küreselleşme; batıda eş zamanlı olarak İslam ’la alakalı hem yeni bir rahatsızlık, hem de müslümanları ve dile getirdikleri talepleri, değişen şartlar karşısında değerlendirmeye imkan verecek yeni anlama ve kavramlaştırma çabalarında yoğun telaşın doğmasına neden oldu.

Yazar: Venhar Haber
19 Mayıs 2019
Kategori: İslam Dünyası
0 0
0
İslamcı Düşünce ve Modern Zamanlarda Siyaset, Toplum, Birey -1
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Abdurrahman Arslan ; “siyasal İslam ” tanımlamasıyla beraber, din ile siyaset arasında herhangi bir ilişki kurma; ya da siyasetin dini referans alarak kendini ifade etmesi gerektiğini savunmak da, artık bundan böyle kabul edilebilir olmaktan çıkartılmaktaydı’ Küreselleşmenin belirsiz sathında biraz acele ve erken olduğunu saymamız gereken bu değerlendirmelerin yapılmasında, yine iki önemli gelişmenin etkisinden bahsediyor…

Araştırmacı Yazar Abdurrahman Arslan’ın “İslamcı  Düşünce ve Modern Zamanlarda Siyaset, Toplum, Birey” ana başlıklı yazı dizisinin ilk bölümünü Hertaraf Haber takipçilerinin ilgisine sunuyoruz…

I. Bölüm

Genelde dünyada özelde Türkiye’de 1980’ lerden itibaren yaşanan değişim süreçleriyle beraber müslümanlarla alakalı olarak yapılan iki değerlendirmeden söz edebiliriz.

Bunlardan biri, sürdürmekte oldukları siyasal/sosyal talepler ve faaliyetleri bağlamında müslümanların yeniden tanımlanma ve değerlendirilmeye tabi tutulmalarıydı. İkincisi de, müslümanların uzun zamandan beri savuna geldikleri siyasal/sosyal görüşlerinin geçersiz hale geldiği; dolayısı ile küreselleşen dünyada söz konusu görüşlerin ve onlara dair taleplerin artık karşılıklarının bulunmadığının ve/veya bulunamayacağının ilan edilmesiydi.

Neticeye bağlanmış bu değerlendirmelerin ilanıyla İslam’ın bir siyaset ve devlet anlayışına sahip olduğunu savunmak, “küreselleşme” ile beraber, neo-oryantalist bir müdahale olarak, diğer “islamlar”dan, sözgelimi kültürel, folk İslam ’dan ayırmak üzere, “siyasal İslam ” şeklinde, nitelendirilmeye başlandı. Elbetteki bu tesadüf değildi. Üstelik “siyasal İslam ” tanımlamasıyla beraber, din ile siyaset arasında herhangi bir ilişki kurma; ya da siyasetin dini referans alarak kendini ifade etmesi gerektiğini savunmak da, artık bundan böyle kabul edilebilir olmaktan çıkartılmaktaydı’ Küreselleşmenin belirsiz sathında biraz acele ve erken olduğunu saymamız gereken bu değerlendirmelerin yapılmasında, yine iki önemli gelişmenin etkisinden bahsedebiliriz.

Etkili olan gelişmeler ise; bir yanda batının yüzyıllardan beri İslam ’ı anlama tarzı ve imkanı olarak oryantalizmin, batılı emperyal kültür sistem inde meydana gelen “epistemolojik çatlama” ile beraber içine düştüğü kriz ve tıkanma; diğer yanda da sosyalist blokun çökmesi ve “küreselleşme”nin yaygın şekilde kabul görüp telaffuz edilmesidir. Batılı hegemonyanın sürdürülmesini sağlamakta olan oryantalizmin yaşadığı tıkanma ve küreselleşme; batıda eş zamanlı olarak İslam ’la alakalı hem yeni bir rahatsızlık, hem de müslümanları ve dile getirdikleri talepleri, değişen şartlar karşısında değerlendirmeye imkan verecek yeni anlama ve kavramlaştırma çabalarında yoğun telaşın doğmasına neden oldu. Bunun yanında küreselleşen dünyada “kıblelerini” aramakla meşgul müslümanların gösterdikleri çabayı; modern dünyanın kaynayan bir kazan olarak görmesi ve bunu kendisi için sürekli “istikrarsızlık” kaynağı şeklinde değerlendirmeye tabi tutması, krizin kapsam ve boyutunu görece arttırmakta.

Bugünün şartları içinde cereyan eden iki boyutlu bir süreçten söz edebiliriz burada: Bir yanda kendi geleceği/kaderi üzerinde hükümran olmak için mevcut enerjisini harcamakta herhangi bir istisna yapmaksızın oldukça cömert davranan bir dünya, İslam dünyası; diğer yanda da kendi refah ve mutluluğunu artık küresel boyutlarda güvenceye almak istediğinden bütün insanlığı hakim düzene uyum göstermeye çağıran, göstermek istemeyenleri de sözünü ettiğimiz epistemik çatlak sebebiyle kendisi için açıkça bir tehdit olarak görme eğilimindeki batı dünyası bulunmakta.

Bunu küreselleşmeden -veya “küresel kriz”den- neşet eden yeni bir “tedirginlik türü” olarak nitelendirmemiz gerekmektedir. İkinci Dünya Savaşı’ndan itibaren müslüman dünyada ortaya çıkan “sosyal hareketleri’/mücadeleleri açıklama ve kavramsallaştırmada oryantalizm fazla sıkıntı çekmemişti. Geleneksel kabullerine sadık kalarak müslümanlar hakkında bilgi üretmeyi 1970 ’lere kadar kendinden fazla emin olmasa da sürdürmeye devam etti. Ne var ki, kökleri daha eskilere dayandığı halde gecikmiş dışa vurumuyla beraber yakın dönemin modern kültüründe meydana gelen epistemik çatlama; bu tarih ­ ten itibaren “sosyal teori’yi de kapsayacak şekilde ciddi bir kriz olarak yaygınlık kazandı. Krizle beraber ilk defa batının “doğu’yu anlam asında oldukça ciddi bir sorunun mevcudiyeti su yüzüne çıkmıştı. Uzun zam andan beri üzerine “bilimsellik etiketi” yapıştırılarak doğuyu “doğru” şekilde anlam anın tek yolu ve yöntemi olduğuna inanılmış oryantalizm, aslında baştan sona kadar “ideolojik” kalıplar ve kabullerden oluşmuş bir muhtevanın sahibiydi. Bununla beraber müslümanların da itirazda bulunmuş olmalarına rağmen, çok zaman oryantalist yargıların tanım ı içinde kendilerini anlamak ve değerlendirmekten kurtaramadığım burada kaydetmemiz gerekmektedir.

Kriz batıda “evrenselci” düşünceyi yeniden tartışmaya açarken, doğurduğu özgüven kaybının yanında İslam ve müslümanlarm faaliyetlerini anlama ve kavramsallaştırmaya im kan sağlayan bütün geleneksel yöntem ve entellektüel imkanları kullanışsız hale getirdi. Batı dünyasında yaygınlık kazanan yeni “tedirginlik türü”, ortaya çıkan sözkonusu çatlamanın meydana getirdiği bu “boşluk”ta yeşerdi.

Epistemik çatlamayla beraber günümüz oryantalistlerinin yeni değerlendirmelerine göre: “Müslümanlar modern dünyada işbirliğinden çok çatışma içinde bulunmakta; uyum sağlamaktan çok modern dünyayı reddetme tavrı” sergilemektedirler. Batının, dünyayı dilediği biçimde düzenlemesinden sonra müslümanlardan -ve tabi ki müslüman olmayanlardan da- bu düzene katılarak uyum sağlamalarını talep etmesini, kabul görmesi imkansız olan ama kendi mantığı içinde anlaşılır bulmak mümkündür. Bunun yanında müslümanlar, elbette modern dünyanın “gerçekliğini” ve onun öngördüğü hayatı gözardı etmemekte; ondan uzak “durulmayacağını” da bilmektedirler. Ne var ki müslümanların bu dünyanın doğurduğu meselelere ve öncelikle kendilerine yönelik tehditlerine karşı çözüm bulmak üzere iki yüz yılı aşan bir mücadelenin içinde olduklarını da unutmamak gerekmektedir.

Devam Edecek…

(Umran Dergisi)

Abdurrahman Arslan

Etiketler: Abdurrahman Arslan

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…
    30 Ocak 2026
  • İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı
    28 Ocak 2026
  • Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi
    21 Ocak 2026
  • Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor
    21 Ocak 2026
  • Danimarka’dan ABD’ye Tarihi Rest
    21 Ocak 2026
  • ABD’nin Suriye Şerifliği SDG’den el-Şara’ya Geçti
    21 Ocak 2026
  • Kanada Başbakanından Davos’ta Küresel Sistemin Çöküşünü İlan Etti
    21 Ocak 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

30 Ocak 2026
İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

28 Ocak 2026
Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

21 Ocak 2026
Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

21 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist