Hira günlerindeyiz ve inşaallah bu gece Kadir Gecesi’dir.
Kur’an’ın haber vermesiyle bin aydan hayırlı bir gece… Hesap makinesinin desteğiyle hesapladım, 1000 ay kaç yıl yapıyor diye. Tam 83.33 yıl yapıyormuş.
Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi, 2020-2022 dönemi verilerine göre, erkeklerde 74,8, kadınlarda ise 80,3 yıl. Dünya genelinde ise 2021 yılı verilerine göre kadınların ortalama ömrü 82.9, erkeklerin 77.2 yıl.
Bir gece düşünün ki uzunca bir ömürden hayırlı olsun… Kur’an-ı Kerim, hikmetli bir kitaptır. O, haber veriyorsa hep sormak gerekir: Neden?
İşte bu noktada şöyle bir rivayet vardır: “Bir saat tefekkür, bazen bir sene ibadetten daha hayırlıdır.”
Hadis midir? Hadis alimlerine sormak gerekir. Ama bu rivayette Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamber salallahü aleyhi vesellemin öğrettiklerine uygunluk vardır.
Kur’an-ı Kerim, bir Kadir Gecesi’nde Hz. Peygamber, Hira’da iken nazil oldu. Yani Mekke’nin dışında ama Mekke’yi gören bir mekânda. Toplumun dışında ama toplumdan uzak değil.
Kadir Gecesi’ni hep ibadet gecesi olarak bildik. Öyledir elbette.
Kadir Gecesi’ni hep dua gecesi olarak bildik. O da öyledir elbette.
Lâkin Kadir Gecesi, bundan ibaret değildir. Kadir Gecesi, Hira’nın hatırlanmasıdır ve Hira, ibadet ve dua ile birlikte muhasebedir, tefekkürdür.
İslam, her yanıyla bir bütündür. İbadet, dua, muhasebe, tefekkür de bir bütündür. Biri diğerine alternatif değildir. Hepsi birbirini tamamlar.
İbadet; affı, mağfireti dilemektir. Dua, Allah’a yalvarırken aynı zamanda onun rızası doğrultusunda planlar yapmaktır. Af ve mağfiret dileğinden başka, içinde bir niyet/plan barındırmayan dua şuursuzcadır.
Af ve mağfiret dileği muhasebedir ve niyet/plan, tefekkürdür. Ne muhasebesiz bir af olur ne de düşüncesiz bir plan. Muhasebesiz af dileği, kimi zaman sadece sayıklatır ve düşüncesiz plan, uçuruma götürür.
Hira, bir inziva değil, bir tür itikaftır. İtikaf, sınırlı bir duruştur. Bazı dervişlerin öyle yaptığı söylenmişse de ömür boyu itikafın İslam’da yeri yoktur.
İnsan, gözlerini ölümlük yummadan hayatı bırakıp gidemez. Hira’ya Çekilen’i salallahü aleyhi vesellem, Allah celle celalühü toplumsal olayların bir yana, siyasi olayların, mücadelenin, savaşın tam ortasına çekti.
Kadir Gecesi’nde zikir ve ibadet ama onunla birlikte muhasebe ve tefekkür… Bu bugüne kadar ne yaptım ve bundan sonra ne yapmalıyım, sorusuna cevap olacak bir tefekkür…
Umulur ki bu gecenin tefekkürü Kur’an-ı Kerim’in bereketiyle bereketlenir de büyük kapıların açılmasına vesile olur.
Umulur ki o tefekkürle yaralarımız biraz olsun onarılır. Kanamamız durur. Müslüman alemi, yeniden hayat bulur.
Tilavet, namaz ve dua ile iç içe bir tefekkür… Yani Müslümanca tefekkür… Bizim vakti zamanında yitirdiğimiz şu veya bu değil de “Müslüman aklı” değil midir?
İşte o mübarek, o fatih “Müslüman aklı”na kavuşmanın yolu, Müslümanca tefekkürdür, Müslüman tefekkürüdür.
Belki mübarek insanların tefekkürü ile bir gecemiz bin ayımızın önünü açar da yarınlarımız, bambaşka olur. Gazzelerimizde kanın değdiği yerlerde Peygamber gülleri/Muhammediye gülleri açılır.
Bu umutla Kadir Gecemiz mübarek olsun…
Abdulkadir Turan / Doğru Haber