Dokuz Ekim 2025 itibariyle Siyonist İsrail rejimi ile Hamas arasında bir ateşkes yürürlüğe girdi. Ateşkese rağmen hızını alamayan, kin ve nefret ateşi sönmeyen Siyon itleri Gazze’nin bırakın çocuklarını, dikili ağaçlarını, uçan kuşlarını, yürüyen karıncalarını dahi bombalamaya devam ediyor. Buna rağmen ateşkes görüşmelerine katkı veren ve müdahil olan tüm aktörler ateşkesten memnuniyet duyduklarını ve ateşkesteki rollerini televizyon kanallarından anlata anlata bitiremiyorlar. Öyle ya, yapılan ateşkes bir başarıysa bu başarının getirisinden birilerinin nemalanmak istediğini unutmamak lazım. Bu ateşkesten memnun olan devlet sayısını tam olarak bilmiyoruz ama mevcut devletlerin tamamını içine almış gibi görünüyor.
Özellikle ateşkesin öncülüğünü yapan Batılı devletler ve Türk hükümeti gidişattan çok memnun gözüküyor. Tam da burada insan sormadan edemiyor. İslam’ın devlet olmasını istemeyen ve hatta terörle eş anlam yükleyen hemen hemen tüm devletler neden iki devletli bir çözüme sıcak bakıyor ve Hamas’ı destekler bir görüntü veriyor? Gelişmelerin arka planını tam olarak anlamak için biraz zamana ihtiyacımız var ama perşembenin geleceği çarşambadan belli derler. Onun için hayal kırıklığı yaşamamak adına sabırla bekleyelim ve görelim.
Tabi birileri gelişmelerden memnun olsa da Müslüman camianın bilinçli ve duyarlı kesimi gelişmelerden ister istemez ve haklı olarak rahatsızlık duyuyor ve acaba Hamas’a ne gibi tuzaklar kuruldu diye işkilleniyor. Çünkü ortalıkta ödenen bu kadar büyük ve ağır bir bedel var. Bundan dolayı acaba Hamas aracı devletler tarafından satıldı mı sorusunu sormak her Müslümanın hakkıdır diye düşünüyoruz. Hamas’ın sunulan tekliflerin bazılarını ama ustaca, vakarlı, ilkeli ve metanetli bir duruşla kabullenmesi ve bazılarını da reddetmesi İmam Humeyni’nin İran Irak savaşında zorunlu olarak imzaladığı ateşkes anlaşması sonrasında söylediği sözü aklımıza getirdi. Mealen demişti ki rahmetli Humeyni; “bu ateşkesi imzalamak benim için baldıran zehiri içmekten beterdir.”
Hamas’ın da rahmetli Humeyni gibi aynı kanaati taşıdığına inanıyoruz ama büyük yıkımların yaşandığını ve halkının tahammül gücünün tükendiğini çok iyi bilen Hamas, bağrına taş basıp bu ateşkese imza atmak zorunda kaldı diye düşünüyoruz. Gazze yönetiminden de feragat eden Hamas, eğer adil ve tarafsız bir Filistin yönetiminin iktidara gelmesine vesile olabilirse şu an için Filistin halkı adına bu bile sevindirici bir gelişme gibi gözüküyor. Böyle adil ve satılmamış siyasetçiler var mı bunu da bilmiyoruz. Bunu bekleyip göreceğiz, fakat bu gidişat kanı ve gözyaşını durdursa bile Filistin halkının esaretten tamamen kurtulup hürriyetine kavuşması pek olası gözükmüyor. İslam’ın Filistin’de bağımsız ve egemen bir devlet olma beklentisi de şimdilik rafa kaldırılmış, ertelenmiş ve ötelenmiş olacaktır. Ama Hamas’ın bu projelerini ertelemesi veya ötelemesi asla ve asla bağımsız bir Filistin devletinden vazgeçmesi anlamına gelmez kanaatindeyiz.
Bu sıcak ve kırılgan gelişmelere rağmen Hamas’ın bu şanlı direnişini yok saymak, aşağılamak, itibarsızlaştırmak hiçbir Müslüman’ın işi olamaz ve hiçbir Müslüman’a da böyle bir tavır yakışmaz diye düşünüyoruz. Bizim gözümüzde, gönlümüzde ve zihin dünyamızda eğer adalet sahibi insanlarsak, Hamas galiptir ve başarılı bir direnişin öncülüğünü yaparak tüm İslam dünyasını cesaretlendirmiş ve tüm dünya kafirlerine de cihat ve mücahidin ne anlama geldiğini ispatlayarak onların yüreklerine korku salmıştır. Bu direniş toprağa gömülen bir vatan ve on binlerce şehit verse de Allah katında bu savaşı kazanmış ve zafere ulaşmıştır. Küffarın o kibirli burnunu yere sürterek tüm dünya mazlumlarına ve mustazaflara ümit olmuştur. Müslümanların yere düşen izzet ve şerefini ayağa kaldırmakla da kalmamış İslam dünyasını ölümcül uykudan uyandırmışlardır. Ve nice az bir topluluğun kalabalık bir topluluğa galip geldiğini müjdeleyen Bakara 249. Ayeti Gazze sokaklarında bir kez daha tefsir eden Kassam mücahitleri ayetlerin evrenselliğini, İslam’dan başka bütün din ve ideolojilerin ölü olduğunu tüm dünyaya haykırmışlardır. Selam olsun Allah için canını ve malını feda edenlere.











