1 Şubat 2026 - Pazar
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

Eleştiri Ahlakı Üzerine

  Kur'an'ın bizlere öğrettiği eleştiri kültürü kuşkusuz hakikati yakalamaya dönüktür. Senlik benlik kavgası egolar üzerinden yürütülemez. Kur'an bir insan eleştirisinden ziyade insan tiplemesini ele alarak eleştirir. Önemli olan insanın kendisi değil ortaya konan eylemin kendisidir. Eylemin niteliğine göre insan bir sınıfa ait olur.

Yazar: Bünyamin ZERAN
19 Ekim 2018
Kategori: Makaleler
0 0
0
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

          Kur’an’ın bizlere öğrettiği eleştiri kültürü kuşkusuz hakikati yakalamaya dönüktür. Senlik benlik kavgası egolar üzerinden yürütülemez. Kur’an bir insan eleştirisinden ziyade insan tiplemesini ele alarak eleştirir. Önemli olan insanın kendisi değil ortaya konan eylemin kendisidir. Eylemin niteliğine göre insan bir sınıfa ait olur. Bu sınıf Batı’nın tanımladığı biçimde efendi-köle gibi piramidal bir sınıf olmayıp yatay düzlemde oluşan sosyal bir sınıftır. Bu sınıflama toplumlar arası hukukun belirginleşmesi için esastır. Aynı zamanda Carl Schmitt’in dost ve düşman ayrımı için elzem olan bir sınıflamadır. Her dinin ve ideolojinin bir ötekisi olduğu gibi İslam dininin de ötekisi mevcuttur. İslam “ötekini” ıslah etme yoluna gider. Eğer “öteki” ıslah olmaz ise bozgunculuk çıkarmadığı sürece kendi inancında yaşamasına, üretmesine müsaade eder. İslam eleştiriyi hak ve batıl üzerinden sürekli canlı ve diri tutar. Küfredenlerin de iman edenlerin de delilleriyle birlikte küfretmelerini yahut iman etmelerini emreder. Kur’an’a baktığımızda Allah açıkça meydan okur: “Göğe bakmaz mısınız? yağmuru kim yağdırıyor?…” vs diye. Yani tartışmadan kaçmaz aksine insanı düşünmeye zorlayan ayetlerle onun iman etmemesinin ne kadar tutarsız olduğunu ona ispatlar. Öyleyse Müslümanların hak ve batıl üzerinden tartışmayı hayatlarında hep diri tutma zorunlulukları olduğunu görürüz. Eleştirmek, eleştirilere kulak vermek ve eleştirinin gereğini yapmak gibi yükümlülüklerimiz vardır.

          Müslümanlar eleştiride ucuza kaçamaz. Bir iddia varsa ortada iddiayı ortaya atan kişi ne kadar kötü olursa olsun iddiası tutarlılık çerçevesi içinde ele alınarak sonuçlandırılmalıdır. Kişinin iddia ettiği şey ile yaşamı çelişiyor diye iddianın kendisine sırt çevrilemez. Genelde ortaya konulan tavır iddiayı ortaya koyan kişinin karalanmasıdır. Onun ne kadar kötü, işe yaramaz adam olduğu anlatılır. Oysa bizim için adamın kendisinden ziyade öncelikle iddianın ne kadar tutarlı olup olmadığıdır. Eleştiride bir başka ucuz yol çoğunluğun görüşüne uymadır. “Herkes yanlış biliyor da bir tek sen mi doğruyu biliyon” kabilinden sözlerle hakikat, çoğu zaman teğet geçilebiliyor. Ayrıca cemaat gibi, cemiyet gibi, mahalle gibi baskın grupların kemikleşmiş davranış biçimlerine uymayan eleştiriler yapıldığında da eleştiri grup baskısı içinde değerini yitirebiliyor. Ola ki cemaat, cemiyet yıllardır bir yanlışın peşinden koşmuş olabilir. Onun içindir ki eleştiri daima ciddiyetle dinlenmeli ve üzerinde tefekkür edilmelidir.

         Duygular da eleştirileri olumsuzlayabilir. İnsanların hoşuna giden bir yaşam biçimi hakikatle örtüşmediğinde bu hayat biçimine dönük eleştiriler rahatı bozacak kaygısıyla ciddiye alınmayabilir. Ya da gücü elinde bulunduranlar insanları korkularıyla yüzleştirerek kendisinin eleştirilmesini engelleyebilir. Malum dünya siyaset sahnesinde ve ülkemiz siyaset sahnesinde en sık karşılaştığımız eleştiriyi bertaraf etme yöntemlerinden biridir. İnsanları gerek ekonomik, gerek güvenlik gerektiren korkularla yüzleştirerek ölümü gösterip sıtmaya razı etmek kabilinden kendisinin sorgulanmasına müsaade etmeyebilir. Ama Müslüman için böyle bir durum söz konusu bile olmaz. O her daim hakkı ayakta tutacak özgüvene, direnişe, bilgiye ve sabra sahiptir.

Eleştirilerin önüne geçebilmek için yağcılık diye tanımlayabileceğimiz davranışlar da mevcuttur. İktidarı elinde tutanlara yaranabilmek için onların olumsuzluklarını olumlamaya çalışan ve olumsuzlukları makul bir gerekçeyle gerekçelendirmek gibi hastalıkları olan tipler vardır. İktidarın kendilerine verdiği ulufe ile memnun olan ve aldıkları bahşişin hakkını verebilmek için gereğini yapan tipler vardır. Bunlar hakikatin üzerini örtmeye çalışırlar, kelimeleri konuldukları yerden başka yere korlar ki hakikat buharlaşıversin. Yağcı tiplerin dışında bir de yağ çekilen kesim vardır; iktidarı elinde tutanlar… Bu kesim içinden de belki hakikate ulaşmak isteyen kimseler çıkacaktır ki onlar da yağcıların gazına gelip hakikati teğet geçebilirler. Onlara düşen de hakikatten kopmayacak şekilde hakikatle bağlarını güçlü tutacak alanlar geliştirmektir. Her iki durumda da yağ çekenler ve yağ çekilenler hakikatten yüz çevirdiklerinde bundan sorumlu tutulurlar.

Bir fikrin yeni olması veya eski olması hakikat açısından bir derecelendirme olmaz. Bir şey yeni olması hasebiyle iyi, eski olması hasebiyle de kötü kabul edilemez. Ama modern dünya yeniyi över, eskiyi ise öteler. Önemli olan hangisinin hakikate yakın oluşu, insan ve toplum için hayra vesile oluşudur. İslam gelenekçiliği de modernliği de esas almaz. İslam’ın esas aldığı şey Allah’ın kitabına en uygun davranış ve düşünüş biçimidir. İnsanlardaki acıma duygusu da eleştiriye hakkını vermenin önüne geçebilmekte. Eleştiri yaparsam şimdi çok kırılır, hassas olduğu için eleştiriyi kaldıramaz, aramız bozulur  türünden yaklaşımlar da hakikatin önünde bir engel teşkil edebilir. Söylenmesi gereken şey usulünce ve en anlaşılır şekilde söylenmelidir ki hakikat yerini bulsun ve herkes için doğru bir düşünüş ve eylem ortaya konulabilsin. Eleştiride bütünleme hatası dediğimiz bir hata vardır ki o da bir şeyin bir kısmı iyi ise tamamı iyidir ya da bir şeyin bir kısmı kötü ise tamamı kötüdür anlayışı. Müslüman eleştiri yaparken bir bütünün içinde doğru ve yanlış olan şeyleri ayırt eder. Doğruyu onaylayıp yanlışı ıslah etme yoluna gider. Eğer bütünün ana karakterini oluşturan şeyler yanlış olduğunda bütün tamamen yanlış oluyorsa o zaman bütün üzerinden hakikat eleştirisi yapılarak doğru olan şeylerin de neden bir sonuç üretemediği tesbitine varılır. Örneğin bir devlet şirk üzerine inşa olmuşsa o devletin adaleti olamaz. Çünkü en başta İlah’ı olması gereken yere koymadığı için devleti oluşturmaya zulümle başlamıştır. Bundan sonra devletin içinde küçük doğrular olsa da en önemli kriter yerine getirilmediği için varolan doğrular da etkisini gücünü kaybedecektir.

         Eleştiri kültüründe bir başka yanlış ise yanlış ikilem diyebileceğimiz bir eleştiri türüdür. Özellikle ülkemizde son zamanlarda sıkça gördüğümüz bir eleştiridir. Mevcut iktidarı eleştirdiğinizde “sen ya Fetöcüsün ya da Ergenekoncu” denilmesi gibi veya “AKP’ye oy vermiyorsan vatan hainisin” gibi tanımlamalar… Bütün bunlar eleştiri ahlakından uzak olan söylemlerdir. Oysa Müslüman için aslolan bir şeyi eleştirildiğinizde hakikati yakalayabilme arzusudur. Eleştirinin amacı her hangi bir siyasi partiye angaje olmak, yahut birilerine yandaş olmak yahut da pastadan bir pay kapmak değildir. Eleştiride bir de görecelilik safsatası vardır. Hakikat ortada buz gibi duruyordur ama insan; “bu herkese göre doğru olabilir ama bana göre doğru değildir” der. Bu durum post modernizmin varettiği bireyci insan anlayışının bir tezahürüdür. Elbette ki herkes için doğru olan şey hakikati temsil etmeyebilir ancak hakikat apaçık ortadaysa “kahrolası ölçtü biçti eskilerin masalları dedi” türünden bir çıkışla hakikati reddetmek de sorumluluk gerektiren bir davranış biçimidir.

Müslüman toplumların önce kendi hallerine sonra yapısal karakterlerine ve sonrasında da dış dünyaya dönük ciddi eleştirilerinin olması gerektiği bir zamanı yaşıyoruz. Teslimiyetçi ve uzlaşmacı akıldan uzaklaşarak vahye uygun inkılapçı bir akla uzanmamız gerekmektedir. Kuşkusuz bunu yolu öncelikle vahye ve vahyin hakikatlerine sahip çıkmaktır. Muktedirler iktidarlarını toplumun üzerinde Demokles’in kılıcı gibi yükselttikçe herkeste bir suskunluk oluşmaktadır. Oysa zulmün karşısında daima dip diri olması gereken bir inanca sahip kimseleriz. Ya itaat edersiniz yahut sizin başınıza olmadık işler açarım tehdidine boyun eğmeyecek kadar onur sahibi Müslümanlar eleştirilerini her daim yüksek perdeden yapmalıdırlar. Çünkü bizim derdimiz makam, para yahut konformist bir yaşam değildir. Allah’ı gereği gibi takdir edebilme ve onun katında en kıymetlilerden biri olabilme derdidir. Onun için eleştirilerimiz kendimizden başlayarak toplumları ıslah etme, güven içinde yaşama ve yaşatma gayesi gütmektedir.

            Her şeyi ekonomi temeline oturtarak sanki ekonomi düzelince her şey hallolacakmış gibi bir bakış açısıyla toplumları farklı bir yöne kanalize etmek zalim hükümdarların tarihten bugüne yapmış oldukları şeylerdir. “Şu altımda akmakta olan Nil ve Mısır benim değil mi, ben sizin ilahınızım” diyen Firavun, yahut “yaşatma ve öldürme” iddiasında olan Nemrut gibi daha binlercesi insanları ya ekonomi ile ya da güvenlik endişesi ile kendi iktidarlarını eleştirmekten beri tutmuşlardır. Yine tarihsel bir gerçektir ki tüm bu muktedirlerin karşısında başta resuller olmak üzere hep inananlar hakikati haykırmışlardır.

İnsanları kapitalizmin elinde öğüten ve insanlara yalnızca umutsuzluk, güvensizlik ve kölelik vadeden beşeri sistemlerden; insanı hürleştiren, güven içinde yaşamasını vadeden ve Allah katından da ayrıca ödüllendirilecekleri müjdesini veren ilahi sisteme davet etmek ancak hakikate sahip çıkmak ve hakikati sürekli olarak dillendirmekle mümkündür. Kınayıcının kınamasından korkmadan, acaba bu hakikati söylersem başıma ne gelir endişesi taşımadan, hakikati gizleme karşılığında dünyevi bir makam yahut konformist bir yaşam ummadan yalnızca insanın ve evrenin ıslahından başka amaç taşımayarak Allah’ın sözünü yüceltmek Müslümanın üzerine farzdır. İyiliği emretmek kötülükten sakındırmak güzel bir eleştiri yapmayı zorunlu kılar. Bu eleştiri yalnızca dışarıya değil kendimize de dönük olmalı ki her daim hakikatin yanında yer alabilelim.

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu
    4 Temmuz 2025
  • Yine Yeniden ve Hep Bir Umutla Yaşamak
    19 Mayıs 2025
  • Yaşamak Yüklü Kelimeler
    15 Nisan 2025
  • Mehmet Kantar’ın Ardından Rahmetle
    27 Mart 2025
  • Ya Eyyühel Müzzemmil
    23 Nisan 2024
  • Sahip Çıkılası Kelimelere Tutunulmalı
    14 Mart 2024
  • Ben Filistinim
    18 Kasım 2023
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

30 Ocak 2026
İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

28 Ocak 2026
Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

21 Ocak 2026
Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

21 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist