31 Ocak 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Güncel

Abdurrahman Arslan Özgür Yazarlar Birliği’nde Konuştu: Bilgi ve Hayat

Abdurrahman Arslan, Özgür Yazarlar Birliği’nde “Bilgi ve Hayat” başlıklı bir konuşma yaptı.

Yazar: Venhar Haber
9 Ocak 2023
Kategori: Güncel, Venhar Özel
0 0
0
A. Arslan: Türkiye Muhafazakarlaşmıyor, Sekülerleşiyor
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

İşte o konuşmadan notlar: 

  • Kedimi gezdirmeyi modern bir tavır olarak görmüyorum. Çünkü benim dönemimde kedi beslemek herkesin övündüğü bir şeydi.
  • Hiç kimse geçmişe dönük konuşmaya cesaret edemiyor, korkuyor. Herkes süratle geçmişini terk etmekle meşgul. Tüketim maddelerini sürekli hızlı bir şekilde değiştirme taraftarıyız. Sınıf değiştiriyoruz aslında. İslam’ı değiştiriyoruz, şehirleşmeye tutunma aracı olarak kullanıyoruz bunu.
  • Bugün sınıf değiştirme özlemi taşıyanlar Müslümanlardır, Kemalistlerden sonra…
  • Bunları sorgulamak görevimiz Müslüman olarak.
  • “Çağımızın ihtiyaçlarınca cevap verecek Kur’an ve hadis yorumuna ya da İslam anlayışına ihtiyacımız vardır.” Nefret ediyorum bu cümleden! Çünkü İslam nesne konumunda ve onu belirleyen şey “çağımızın şartları”. Bu cümleyi kurandan bu şartları tahlil etmesini bekleriz. Hangi bağlamlar içinde oluştu vs. bekleriz. Ama bütün bunları, modern dünyayı bir özne, İslam’ı da bir nesne olarak alıp, bunlara cevap vermesi gereken bir nesne olarak görmesi… Bunu kabul edemiyorum.
  • Bilgi ve hayat… Düşüncenin varoluşu bir sürü kabul üzerine kurulmuştur. Her düşünce, amel vâr olabilmek için bir sebebe, başlangıç noktasına ya da niyete ihtiyaç duyar.
  • Niyet bir bilgidir. Onun doğruluğuna inandığımız için.
  • Vahiy de bir bilgidir. Çünkü ona göre dünyaya bakışımız şekillenir ve dünyayı ona göre anlamlandırmaya çalışırız.
  • Anlamın yok olduğu bir dünyada hakikatin olmayışı ile ilgilidir (postmodern dünya).
  • Bilginin bir başlangıç olduğu, insanın ameline başlangıç olduğu, aynı zamanda amelin de hayatı kurduğu bir gerçeklik. O hakikat alanı da hangi alana göre kurulduysa ona hayat tarzı diyoruz.
  • Bilgi bir hakikat telakkisine göre var edilir. Buna göre de amel/düşünce, bu hakikat telakkisinin bir taşıyıcısı olarak hayatı kurar.
  • Hayat tarzı, insanlığın yerine getirdiği bir şey olduğu için, insan olmaklığımızdan gelen bir ortak paydamız vardır. Ne zaman ki bu hayatta kiminle görüşeceğimiz, neyi yiyip içmemizle diğerlerinden ayırılan tarafımız vardır.
  • İşte o bir yerden sonra ayrılan kısım: helal-haram vs. bunlar bizi ayırır. İdeolojiler, dinler devreye giriyor burada.
  • Hiçbir bilgi biçimi bir hakikatten bağımsız olarak gelişmez. O hayat tarzı da o hakikate göre kendini düzenler. Kendine ait bir gelecek tasavvuru söyler. Dinlerin teolojisinde ahiret inancı vardır. Bir insan dine göre hayat tarzı inşa ettiğinde, bu, insan insana süreçlenen bir ilişki biçimi değildir. İnançlı bir insan için orada başlayıp bitmez. Ahirete dönük bir tarafı da olduğu kabul edilir. O insanla bitmez yani.
  • Toplumları kuran şey “dead end” olan ilişki biçimidir. Oysa dinler bitmeyen ilişki biçiminden bahseder. Toplumun örgütlenmesi anlamında, insani ilişkilerin niteliği anlamında farklılıklar taşır.
  • Hristiyanlık, başı ve sonu olan bir zaman fikri getirmiştir, İsa ile başlayıp ahiretle bitiren. Circle zaman tipinde yaşayanlar için bir rahatlama getirmiştir. Çünkü bu aynı şeyin tekrarı bir hayattan kurtuluyorlar. Grek insanı bu açıdan rahatlamıştır.
  • Yaratma kavramını getirdi Hristiyanlık Grek’e. Tanrı aslında zanaatkârdır. Parçaları bir araya getirerek bir şey yapandır. Yaratma kavramıyla Hristiyanlıkla tanışmışlardır yani. Aristo, Eflatun gibi düşünürlerin sıkıntısıdır bu. İslam düşüncesi açısından kıymetli şeyler söylemiyorlardı yani. Onlar hakkında konuşmak orijinal şeyler söylemiyor yani.
  • Modern dünya değişime kutsallık atfetmiştir. Hristiyanlığın değişmezliği esas almasından dolayı.
  • Âdem’e dayadı bu değişmezlik fikrini Hristiyanlık. Eğer Hz. Âdem yerini değiştirmeseydi, meyvenin yanına gitmeseydi, günah işlemeyecekti ve saf kalacaktı. Fakat yerini değiştirdi ve ilk günahı yaptı.
  • Yani belli bir yer biçmiştir tanrı insana hayatta. Eğer hayatınızı değiştirmezseniz, tanrı katında saflığa ulaşabilirsiniz, deyip değişmezliği esas aldı Eflatun ve Hristiyanlık.
  • Modern dönem bu değişmezliğe tepki olarak var oldu. Yani Hristiyanlığa tepki olarak.
  • Kadim toplumların değişmeden, değişimi esas almadan geldiklerini görüyoruz (Çin, Hindistan). Mesela kast sisteminin değişmezliği.
  • Modern dediğimiz toplumlar da değişimi esas almışlardır.
  • Kadim toplumların ömürleri uzun olmuştur. Fakat değişimi esas alan toplumların ise ömürlerinin kısa olduğunu görüyoruz.
  • Bugün de hızlı bir değişim dünyasında yaşıyoruz. Sorulması gereken belki budur eğer Müslümanlar tüketim nesnelerinin zevkinden kendilerini mahrum bırakmayı başarabilirlerse belki bu değişim meselesi üzerine soru sorabilirler.
  • Değişim, insan fıtratına ne kadar uyuşukluk taşıdığını düşünmek durumundayız.
  • İnsanlık bu kadar hızlı değişime adapte olabilir mi?
  • Zaman ve değişim üzerine kafa yormalı Müslümanlar.
  • Dünün dünyası pozitivizm üzerine kuruluydu. Değişimi esas alan bir süreklilik üzerineydi. Değişim hep olumlu görülüyordu. Ama bugün bütün bunları yeniden ele almak durumunda kaldı.
  • Sebep-sonuç ilişkisi üzerine kurulu olduğuna inanılıyordu. Kendi kendine yeten bir topluluk ve birey olduğuna da.
  • Teori üzerinden hakikati açıklamaya çalışıyordu modernite. İslam’da böyle olduğunu sanmıyorum. Yani teoriyle açıklama.
  • Postmodernizmle bu teoriler parçalandı. Hakikat olarak temsil üzerine kuruluydu modernizm. Bugün bu temsiller parçalandı.
  • Batının sanat dediğine sanat demek mecburiyetinde değiliz. Değişimini kabul etmek zorunda olmadığımız gibi. Ama yeni nesil bunları bir tüketici olarak alıyor maalesef.
  • Hakikatin olmadığını, teorisinin olmadığını diyor postmodernizm. O zaman neden katılımcı demokrasi deniyor? Müslümanlar yatıyor kalkıyor demokrasi diyor. Bu ne demek peki? Demokrasi düşmanlığı yapmak istemiyorum ama bu katılımcı demokrasi nereden çıktı? Temsili demokrasi iflas edince, çünkü teori, temsil iflas etti, bu geldi. Ama tüketici bir anlayışla direkt kabul edildi. Neden ve nasıl oldu, sorgulanmadı.
  • Dil bilen Müslüman gençler, batıdan öğrendiklerini bize aktarmaya çalışıyorlar. Bütün mesele dil meselesi. Dil bilmek, bilgi çalmak için güzel bir araçtır.
  • Yapıbozum yoluyla insan özgürleştirilebilir, diyor postmodernizm.
  • İslamcılığın en zayıf halkasını Türkiye Müslümanları temsil ediyorlar. Batıyı eleştirip İslam’ı savunuyorlar ama ikisini de tam bilmiyorlar.
  • Siyasal-sosyal teorilerin İslam’da yeri var mı yok mu düşünülmemiştir.
  • Teoloji, siyaset ve sosyoloji birdir İslam’da. Ayrıştırmamız mümkün değildir ama bugün öyle düşünmüyoruz.
  • Müslümanlar modern hayatın tiryakisi durumundadırlar.
  • Başörtüsü modernitenin bir sorunu değildir, mesele, onunla kamusal alana gidilmesidir.
  • Kamusal alana dâhil olmak isteyen bir Müslüman kitlesi var çünkü o hayatı benimsemiş çoktan. Kemalizmin yasakladığı bazı alanlar var ama orada.
  • Comfort – Hristiyanlar, paganlara söylüyor. Siz alıştığınız için rahat görünüyor size, hâlbuki rahat değil diyorlar. Çıkın oradan diyorlar.
  • Biz de bu hayat içerisinde alıştık bu yaşam biçimine ve onun nesnelerini tüketiyoruz. Bu hayat, doğru kurulmuş bir hayat mıdır ki siz Müslümanları bu hayata davet ediyorsunuz? Bence doğru değildir. Pozitivist bir yere dayanır. Hâlbuki İslam der ki hakikat vahye dayanır. Ama şimdi hakikat yoktur. İnsan hakikatin ölçüsü oldu. Fakat bu hakikatin olmayışı meselesi, bu yaşam biçiminin dışında kalanların işini kolaylaştırdı. Post-modern siyaset, herkesin katılacağı bir alan oluşturduğu için, herkesin gelmesi için bir çerçeve çizdi. Müslüman, Hristiyan, başörtülü, çıplak…
  • Hangi bilgiden hareket ederek bu hakikati nasıl kuracağız? Meselemiz budur. Modernliğin ürettiği kavramlarla cevap veremeyiz. Emperyalizm ve milliyetçilik mesela. İkisi de modernliğin getirdikleri.
  • Acaba, bu dediğimiz hayat tarzına karşı Müslümanca bir hayat tarzı kurabilir miyiz? Müslümanca olacak bu hayat tarzı için gerekli bilgiyi nereden nasıl elde edebiliriz? Kirli zihinlerimizle algılıyoruz İslam’ı. Modernitenin yarattığı ihtiyaçlar doğrultusunda. Dolayısıyla sadece bu hayata katılım çıkıyor. Müslümanlar eleştiriyor, ama katılıyorlar da bu hayat tarzına.
  • Her değişim ideolojiktir. Hiçbir bilgi de tarafsız değildir.
  • Nitelik olarak, mahiyet olarak bakmamız gerek bir şeyin İslam’da da olduğunu iddia ederken. Mesela eşitlik!
  • Her hakikat fikrinin kendine göre bir değişme ve değişmeme anlayışı vardır.
  • İslam’da da böyle. Değişim içinde de değişmezlik olduğunu söyler. Tabiatın da özelliğidir bu. Örneğin elma ağacı. Büyüyor, değişiyor ama hep elma veriyor.
  • Bugünün Müslümanlarının bir görevi de, değişmemesi gerekenlerin değişmez odluğunu vurgulayıp bunlar için uğraşmaktır.
  • İlla katılanların sürecine katılmak gerekmiyor. Ama çoğu Müslüman bunu yapıyor bugün.
  • Batı’da da sorgulanıyor bu. Her gün yeni model araba nereye kadar diye mesela.
  • İleri-geri kavramları yeni çıkmış kavramlardır, 60-70lerde. İslam’da yoktur böyle bir şey.
  • Kendimize ait bilgiyi üretmemiz gerekiyor. Ama zor bir şey bu, bu kirlenmiş zihinlerimizle.
  • Dünya düzeni fikrine kafayı takan Batıdır. İslam’da böyle bir şey yok. Grek’te, tanrıların egemenliğinden bağımsız bir düzendir polis. Bağımsız insanın kendisini yönetmesi üzerinden.
  • Modernite eğer bizim paradigmamızı belirlerse sıkıntı.
  • “Hakikat yoktur.”u içeren bir kültürle geliyor düzen.
  • Normal bir şey midir bu kadar büyük, karışık şehirler kurup yaşamak? Karmaşık bir hayat kurarlarsa telefon tabii kolaylaştırır hayatı ve buna inandırılırız.
  • Müslümanların tarih anlayışı Hegel üzerindendir. Kendilerine has bir anlayışları yoktur. Modern zaman anlayışının egemenliğinden kurtulmadan bir tarih anlayışından söz edemeyiz.
  • Gelenek, modernliğin ürettiği bir kategori.
  • Ben bu hayatın içinde yaşarken, Müslümanca bir hayatı nasıl inşa edebilirim?
    • Başörtüsüyle, cübbesiyle kamusal alana çıkan insana kimse bir şey demiyor, tamam. Ama demokratik teori, onların kendileri için ontolojik bir toplum kurmalarına izin verecek mi? Hâlbuki var oluşları o ontolojik zemine bağlıdır. Demokratik teori, yapısı gereği buna müsaade edemez.
    • Peki, ben bu yaşam biçimini nasıl inşa edebilirim ontolojik bir zeminde? Bilgi her zaman sağlıklı bir şekilde eyleme aktarılamaz.

    Notlar: Melike Belkıs Örs/Ekran Gazetesi

Etiketler: Abdurrahman Arslan

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…
    30 Ocak 2026
  • İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı
    28 Ocak 2026
  • Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi
    21 Ocak 2026
  • Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor
    21 Ocak 2026
  • Danimarka’dan ABD’ye Tarihi Rest
    21 Ocak 2026
  • ABD’nin Suriye Şerifliği SDG’den el-Şara’ya Geçti
    21 Ocak 2026
  • Kanada Başbakanından Davos’ta Küresel Sistemin Çöküşünü İlan Etti
    21 Ocak 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

30 Ocak 2026
İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

28 Ocak 2026
Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

21 Ocak 2026
Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

21 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist