26 Eylül 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Türkiye Siyaset

Dilipak: Devlet’i Kutsamak İslam’a Göre Şirktir

Devlet kutsal değil! Ezeli de değil, ebed müdded de değil. Allah’ın sıfatlarını “fani” olana her hangi bir şeye nisbet etmek, o şeyi “put”laştırır. Böyle bir iddia, İslam inanışında “şirk” olur.

Yazar: Venhar Haber
5 Haziran 2021
Kategori: Siyaset, Venhar Özel
0 0
1
Dilipak: Devlet’i Kutsamak İslam’a Göre Şirktir
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Devlet

 

Devlet kutsal değil! Ezeli de değil, ebed müdded de değil. Allah’ın sıfatlarını “fani” olana her hangi bir şeye nisbet etmek, o şeyi “put”laştırır. Böyle bir iddia, İslam inanışında “şirk” olur.

Dikkat! Müşrikler, “Abdulmenat, Abduluzza” diye putları ilahlaştırdılar; İseviler, Hz. İsa’yı Rab ilan ettiler! 

Devlet insanların kurduğu bir organizasyondan başka bir şey değildir. Adil de olur, zalim de. Peygamberlerin kurduğu devletler de dahil, hiçbir devlet ebedi değildir, olamaz.

“Devlet adamı” denilen kişiler kibre kapılırlarsa, kendilerini devlete nisbet ederek kutsarlar, “İlahlık ve Rablik” taslayan kişiler “Tanrı-kıral” sıfatını kendilerine nisbet ederek Şeytanlaşırlar. İnsin Şeytanı olurlar. İnsanları “Teb’a”, “Reaya” olmaya zorlarlar, kendilerini ise itiraz edilemez/hata işlemez, adeta “Zıllullah / Allah’ın gölgesi” olarak görmeye başlarlar.

Kendilerini “İlah: Hüküm koyucu, Yargılayıcı”, “Rab: Eğitici, terbiye edici”, “Monark: Tek adam”, “La yüs’el: Hesap sorulamaz, yaptıklarından dolayı dokunulmaz olan, münezzeh” olarak görmenin dışında “Malikil mülk: Mülkün sahibi”, “İhya ve İmha eden / Ödüllendiren ve Cezalandıran / Öldüren ve bağışlayan” konumda görürler. Bunlar için “siyaseten katl” noktasında “beşikte kardeş katli”ne bile ceza veren “saray ülemaları” olmuştur. İş bu noktaya gelmişse alkole de, fuhşiyata da bir kılıf bulunur zaten. Bu asırlar öncesi de böyleydi bugün de böyle. Yarın da böyle olacak. Bu doğuda da böyle, batıda da böyle!

Aslında bizim sahih geleneğimizde sultanı ya da devleti kutsamak yoktur. Zalim hükümdar karşısında hakkı söylemek, haksızlıklar karşısında susanlardan olmamak vardır.

Devlete itaat Allah’a, resulüne ve kitaba sadakat, 5 temel emniyet ve maslahata ilişkin, istişare, şûra yoluyla, maslahata yönelik düzenle ilişkilidir. Yoksa muhkem nas ile sabit bir konuda istişareye yer olmadığı gibi, masiyette itaat da yoktur.

Devlet dediğiniz belli bir toprakta yaşayan belli bir topluluğun bir arada yaşama iradesini ortaya koyan bir düzeni ifade eder. Devletin ruhu Adalettir. Zulüm Adaletin yokluğudur.

Kapitalist devlette en tepede “Para” vardır. Parayı üreten tekel devletin kendisidir. Ve böylece gücü elinde bulundurur. Onun altında Ruhban sınıfı vardır. İnsanları kontrol etmek için din paradan sonra en büyük güç ve otorite aracıdır. Tabii bunun için dini eğitimi de devletin tekeline almak gerekecektir. Ya da din dışı toplulukları para ile kontrol edemiyorsanız dinin yerine bir resmi ideoloji ikame etmek gerekecektir. Hemen onun ardından “Şanlı bir ordu, polis ve istihbarat gücü”ne ihtiyaç vardır. 

Derin ezoterik bir derin güç toplumda psikolojik tatmin için önemlidir. Onun altında, Akademisi, yönetici bürokrasi, Mediası, STK’sı, aydınları, sanatçısı, iş dünyası ile mesleki loncaları ile Burjuva vardır. 

En altta ise işçi sınıfı. Onların birbiri ile çatıştırarak kontrol etmek daha kolay olacaktır! 1911 yılında bu pramitte yer alan en üsttekiler, en alttakileri eğiterek yukarıdakilerin daha  akıllı, daha cesur, daha güçlü, daha fedakar ve hatta kutsal, Tanrının seçilmiş insanları olduklarını toplumun çoğunu inandırmışlardır. “Aydın ihaneti” Burjuva sınıfının başarısı olarak yansır yukarıya.

2. dünya savaşı soğuk savaş dönemi başladı. Tek Parti döneminde zaten rejimin adı Cumhuriyet’ti ama “Tek adam rejimi” vardı. Seçim: Açık oy-gizli tasnif. Yasama, tercüme yasa tasarılarının, gerekçesiz olarak meclise getirilip, müzakeresiz olarak oy birliği ile kabul edildiği yasalar. 

Bitmedi. Yargılama, İstiklal Mahkemelerinde kanuna göre değil, verilen karar kanun sayılarak, icabında savunmasız, temyizsiz ve tek celseden ibaret. 

Derken, çok partili döneme geçtik. 

Ardından darbeler dönemi başladı. Cumhuriyet öncesi de zaten giderek kötüleşen bir süreç vardı. Soğuk savaş sonrası da değişen fazla bir şey olmadı.

Devletler insanlar gibi doğar büyür ve ölür. Kısa ömürlü ve uzun ömürlü olanı da olur. İyi ya da kötü yönetilenler de olur. Peygamberlerden bazıları hem devlet başkanı oldu, hem devletlere karşı savaştı, kimileri her iki görevi de yaptılar dönem dönem. Sonuçta hiçbir devlet zulm ile abad olmadı. Devlet hem nimet ve hem bela olabilir.

Şimdi “Global reset” diye bir musibetten söz ediyorlar.. 

“Yeni Normal” dönem geliyor. “Ulus devlet” değil, “devlet” diye bir şey kalmıyor ortada. STK (Vakıf dernek sendika, oda, demokratik kitle örgütleri) Media, Akademi, Özerk kuruluşlar, Partiler, yerel yönetimler her şey değişecek ama kimsenin umurunda değil. CoVID korkutmacası ile yaklaşık 8 milyar nüfusu ile insanlık adeta teslim alındı. İnsanlık adeta ipnoz edildi. İnsanlar Allah’ın emrine bu kadar sadakat göstermiyorlar. Bu kadar risk alarak böyle şüpheli bir konuda böyle bir bedel ödemeyi kabul etmezler. 

Ama durum bu.

Devlete insanların yükledikleri böyle bir anlam var. Hem de bu kadar darbelerin yaşandığı, iktidar ve muhalefet çatışmalarının bu kadar derin kamplaşmalara yol açtığı bir konuda yabancılara karşı bu kadar kuşku duyulmasına rağmen, iktidar ve muhalefet bu gibi konularda tam bir mutabakat içinde hareket edebiliyor. Bu durumu anlamak çok kolay değil.

Bakın, “Haddinden fazla şiddet gayedeki hikmeti yok eder”. “Güç” de öyle. “Kontrolsüz güç, güç değildir.”, “Güvenmek güzeldir, ama güveni haketmek daha güzeldir. Daha da güzel olan kontrol etmektir”. 

“Derin devlet” filan olmaz. Şeytan o karanlık derinliklerde gizlidir. Beşer için “mutlak iktidar” sözkonusu değildir ve olamaz. Hiç kimse mutlak anlamda “masum” ve “La yüs’el” değildir. O devlet ve devlet adamı, o zaman İlahlık ve Rablik taslar. Bizim “Raina” dememizi ister. Ayet bize “Raina demeyin Unzurna deyin” der. Adil devlet, velayet makamı değil, vekalet makamında olduğunu bilir ve kararlarını “emanet” anlayışı ile istişare ve şûra, ehliyet ve liyakat ölçüsü de adalete göre verir. Siyasiler ve bürokratlar ya da kamuya mal ve hizmet verenler ve alanlar açısından kamu mülkü “yetim malı” sayılır ve ona haksız bir şekilde el uzatanın namazı da, duası da kabul edilmez, o “gasb”dan nefsini arındırmadan tevbeleri de kabul edilmez.

Bugün maalesef dünyada ne doğru düzgün bir devlet, ne sivil toplum, ne sermaye, ne media kaldı. Globalizm ve sanal çete her şeyi dönüştürüyor. Din, ahlak, hayat tarzı, ekonomi, her şey acımasızca yağmalanıyor. Ve geniş halk kitleri devletler örgütler gözleri var görmüyorlar, kulakları var duymuyorlar, kalpleri var hissetmiyorlar. Dilerim daha fazla geç olmadan uyanırlar. Yoksa insanlığın geleceği hiç iyi gözükmüyor. Gelecek günler geçen günleri aratabilir. Birileri Şeytani bir akılla, Mars’a, Uzay gemisi ile kaçmaya çalışırken, dünyada kalacak olanlar bir uzay filmi seyreder gibi boş gözlerle olup bitenleri seyrediyorlar. 

Selâm ve dua ile.

Akit / Abdurrahman Dilipak 

Etiketler: Abdurrahman Dilipak

Çok Yorumlanan 1

  1. sabri says:
    5 sene önce

    kutsamiyoruzki sadece sahip cikiyoruz cikmazsak bize duşman gelir tipki ayni filistindeki gibi yok oluruz !!!!!

    Cevapla

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Süleymancılık, Alparslan Kuytul ve İSLÂM

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Devrim İhracı

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Rize’de boykot nöbeti tutan vatandaşlara saldırı ve kaçırma girişimi
    25 Eylül 2026
  • Direniş Ekseninin Şafii Kolu; Ensarullah Hereketi
    25 Eylül 2026
  • Mekke’de yeni bir 11 Eylül tezgâhı
    25 Eylül 2026
  • BM Salonunda Azarbeycan ve BAE Netenyahu’yu Yalnız Bırakmadılar
    25 Eylül 2026
  • Pakistan’dan Trump Ailesi ve İsrail Bağlantılı İHA Şirketiyle Anlaşma
    24 Eylül 2026
  • Trollerin Görevi: Dikkat Gaspı
    24 Eylül 2026
  • “Transatlantik düzeni artık geri gelmeyecek”
    22 Eylül 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018

ALLAH İÇİN AĞLAMAK

6 Ağustos 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Yenilendik !

Yenilendik !

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Rize’de boykot nöbeti tutan vatandaşlara saldırı ve kaçırma girişimi

Rize’de boykot nöbeti tutan vatandaşlara saldırı ve kaçırma girişimi

25 Eylül 2026
Direniş Ekseninin Şafii Kolu; Ensarullah Hereketi

Direniş Ekseninin Şafii Kolu; Ensarullah Hereketi

25 Eylül 2026
Mekke’de yeni bir 11 Eylül tezgâhı

Mekke’de yeni bir 11 Eylül tezgâhı

25 Eylül 2026
BM Salonunda Azarbeycan ve BAE Netenyahu’yu Yalnız Bırakmadılar

BM Salonunda Azarbeycan ve BAE Netenyahu’yu Yalnız Bırakmadılar

25 Eylül 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist