31 Ocak 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Süreli İslami Yayınlar

Umran Dergisi Şubat 202/330. Sayısı Çıktı!…

Umran dergisi "İslamcılık nasıl ele alınmalı?" konusuyla şubat sayısı çıktı.

Yazar: Venhar Haber
3 Şubat 2022
Kategori: Süreli İslami Yayınlar, Umran
0 0
0
Umran Dergisi Şubat 202/330. Sayısı Çıktı!…
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

İSLÂMCILIK NASIL ELE ALINMALI?
Mevcut Durum, İhtilaflı Perspektifler ve Eleştirel Değerlendirmeler

Güç, irade ve eylem kavramları üzerinde duran merhum mütefekkir Cevdet Said, Müslümanların afaki ve enfüsi ayetler üzerinde tefekkür ederek bir çıkış yolu bulmaları için neler yapmaları gerektiğini anlattı eserlerinde. İslâm’ın inanç, ahlak, yaşayış ve siyasete ait esaslarının tam manasıyla uygulanmasını içeren İslâmcılığın hakkıyla kavranabilmesi bir yönüyle onun da içinde bulunduğu ıslah çabalarının dikkate alınmasını gerekli kılar.

Bilindiği üzere İslâmcılık hakkında, akademide, görsel ve yazılı basında, internette, köşe yazılarında, düşünce tarihçileri ve siyasetçiler arasında keskin bir biçimde şekillenmiş görüşler mevcut. Ayrıca pek çok kişi sevinçle kavramın işaret ettiği durumun ölüm fermanını kaleme almış ya da yenildiğini kabullenmiş durumda. Altını çizmek gerekir ki İslâmcılık, Cumhuriyet döneminin baskıcı din politikası nedeniyle Türkiye’de 1960’lara kadar yarım yüz yılı aşkın bir zaman içinde özel olarak siyasi alanda hiçbir etkiye sahip olmadı. Kavramın, olumlu veya olumsuz her kullanımında, mutlaka İslâm’la ve Müslümanların iş ve eylemleri dolayısıyla hayat tarzıyla irtibat kuruldu. Bu ise ister düzenin tümüyle yabancılaştığı erken Cumhuriyet devrinde isterse 28 Şubat 1997’deki gibi tüm sindirme girişimlerine karşı toplumumuzun, hep içinde tutku olarak taşıdığı bir öze dönüş süreci yaşadığını göstermektedir.

Geniş bir yelpazede çeşitli biçimlerde kullanılan İslâmcılık Türkiye’de bilhassa seküler kamusal söylemde baskın bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Kamusal alanın 2010’lu yıllardan itibaren daha bariz hâle gelen farklılaşması İslâmcılığın anlamını çeşitli boyutlardan ele alma sürecini ama aynı zamanda bayağı ve banal kullanımlarını hızlandırdı. Siyasi ve sosyal hayattaki tüm yanlışların İslâmcılara mal edilmesiyle doğrudan İslâm’a ve Müslümanlara saldırma cesaretine sahip olmayan çevrelerin intikamlarını İslâmcılık üzerinden aldıklarına şahitlik ettik. Şüphesiz İslâmcılık, sadece İslâmî duyarlılıktan ibaret görülemeyeceği için yöntem, düşünce ve hareket tarzları açısından birbirinden farklı düşünebilen kişilerin dâhil olduğu geniş anlamlı şemsiye bir kavramdır. Dolayısıyla tek bir İslâmcılık hareketi veya düşüncesi varmış gibi bir değerlendirmede bulunup topyekûn bir yargılamayla birtakım sonuçlara varmak mümkün değildir.

Son yıllarda İslâmcılığın Türkiye tecrübesinin başarısızlıkla sonuçlandığı söylentisinden yola çıkılarak “kaybettik” ya da “yenildik” türünden serzenişlerle sıklıkla karşılaşılıyor. Bunu genellikle ‘safdil’ İslâmcılar ve onların çevresindekiler dillendiriyor ama söylemin yaygınlaşmasından ideolojik yarar uman bazı laik kesimlerin bulunduğu da nazarı itibara alınmalıdır. Buna karşın böylesi çevrelerin ekseriyetinde entelektüel derinlik zaafının sonucu olan ufuk darlığının üstesinden gelmek için ne yazık ki, herhangi bir çaba gösterdiklerine de şahitlik edemiyoruz. Küresel ölçekli gelişmeler de vesile kılınarak propagandası yapılan mevzubahis söylentinin kritiğe tabi tutulması gerekiyor. Belirtilmelidir ki İslâmcılıkla ilgili tavır ve anlayışların, tecrübelerin “yaşadıklarımızdan öğrendiklerimiz” babında tutarlı özeleştirileri önemlidir. Tenkidi ibadet telakki eden Müslümanlar nezdinde emri bilmaruf nehyi anilmünker, tefekkür, muhasebe, tezkiye, tezekkür, istişare ve şûra kavramlarının bulunmadığı bir hayat düşünülemez.

Esasen İslâmcılık, ıslah kavramı ve sorumluluğu içinde değerlendirilecek bir olgudur. Islah, kimlikteki ve yapıdaki bozulmayı yeniden fıtratla ve vahiyle buluşturmak çabasını içeren yeniden diriliş anlamına gelir. Bu ise tarihî tecrübemizin gösterdiği üzere “yenilgi yenilgi büyüyen bir zafere” işaret eder. Ne var ki ah vah ederek “kaybettik” veya “yenildik” diye sızlanan, dahası çözülme ve yabancılaşma yaşayan bazı kişi ve çevrelerin durumu İslâmî emir ve nehiyleri hayata taşıma ve elan Müslümanların hatalarını kardeşlik hukuku çerçevesinde eleştirme hassasiyetinden çok uzakta. Âdeta akıllarını Batı’ya/batıla kiraya vermiş gibi tavır geliştiriyorlar, dönüp kimin yanında durduklarına, kimlerle saf tuttuklarına bakmıyorlar. Türkiye’deki ve küresel sistemdeki ekonomik ve siyasi ilişkilerinde mevcut durumu aşmaya çalışan Müslüman kimliğinden kurtularak daha rahat ve esnek davranabilmek için İslâmcılıktan uzak durmayı veya bu olguyu yok saymayı marifet sanmaktadırlar!

İslâmî mücadele süreçlerinde yer alan Müslümanların bugün yılgınlık, çözülme ve mevcudu aşmayı içeren üç hâl içinde bulundukları belirtilebilir. Modern dünyaya, iktisadi düzene, fıtrata savaşa açanlara yeni ve yetkin cevaplar üretme ve onu aşma çabalarının, istikametini koruyan ve özgünlüğünü bağımsız kılmaya çalışanlarla gerçekleştirilebileceği unutulmamalıdır. Dolayısıyla İslâmcılar, reel politikanın açmazlarıyla uğraşan bir kilitlenmeyi aşıp, İslâmlaşma veya İslâmî bilinçlenme sürecini yeni şartlar karşısında yenileyecek yapıcı özeleştiri ve tutarlı bir inşa hamlesi için müzakere ve meşveret kanalları kurmalı ve işletebilmelidirler. Ancak buradan hareketle sağlıklı sonuçlara varabiliriz. Yoksa tarz ve yöntemlerde her zaman hata olmuştur, olacaktır.

İnsanlığın yeni bir hakikat davetine ihtiyacı vardır, ama bunun ‘külli’ mahiyetinin olması gerekir. İslâmcılık, küresel meselelere nazaran hâlâ ‘yerel’ ölçekli bir ideolojik akım vasfını korumaktadır. Hedef kitlesi, temelde İslâm dünyasındaki insan unsuruyla sınırlıdır. Oysa çağımızda hakikat çağrısı artık ‘küresel ölçekli’ olmalıdır. Günümüzde İslâm, tarifine uygun bir yaşantı ve bir örnekle gösterilmediğinden insanlar, İslâm ile hayat arasındaki bağın nasıl olması lazım geldiğini bilemiyorlar. İşe bu sebeple İslâmcılık üzerine düşünmenin belli başlı kavramsal hatları ancak İslâm noktainazarından hayatı, siyaseti, dünyayı ve insaniyeti yeniden düşünmekle elde edilebilir. Zira birçok sistem analizcisine göre, küresel kapitalizme alternatif bir karşı koyuş noktasında evrensel değerlerin kaynağını İslâm olarak göstermektedir. Müslümanların, bunu iyi değerlendirmesi ve İslâm’ı ‘geleceğin ideolojisi’ yapacak fikrî gayretlere odaklanması gerekiyor. Bu yüzden mevcut yakıcı problemlere karşın İslâmcıların yenildiğini söylemek zorlama bir sığlığın işaretidir. Mesele İslâmcılığın bitmesi, çökmesi, iktidara gelmesinde değil İslâm’ın emir ve yasaklarını, İslâm’ın ruhunu çağa göre düzenleyebilmesinde, geleceği kuşatabilmesindedir. Öncelikle Müslüman olmanın bunu gerektirdiğine inanmamız gerekir. Çünkü Kur’ân-ı Kerim, müminler için hidayet kaynağıdır, inanan-inanamayan bütün insanlar için de adalet şemsiyesidir.

İslâmcıların “bilinçli” şekilde yaptıkları hemen her eylem dünyevi sonucu ne olursa olsun onlar için rahmettir. İşte bu yüzden, ‘gerçek’ İslâmcılar asla kaybetmiş değildirler. O hâlde “Allah’a çağıran, doğru ve adil olanı yapan ve ‘Şüphesiz ben Allah’a teslim olanlardanım!’ diyenden daha güzel sözlü kim vardır?”

Yeni sayımızda buluşmak temennisiyle.
Umran

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…
    30 Ocak 2026
  • İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı
    28 Ocak 2026
  • Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi
    21 Ocak 2026
  • Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor
    21 Ocak 2026
  • Danimarka’dan ABD’ye Tarihi Rest
    21 Ocak 2026
  • ABD’nin Suriye Şerifliği SDG’den el-Şara’ya Geçti
    21 Ocak 2026
  • Kanada Başbakanından Davos’ta Küresel Sistemin Çöküşünü İlan Etti
    21 Ocak 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

30 Ocak 2026
İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

28 Ocak 2026
Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

21 Ocak 2026
Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

21 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist