31 Ocak 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Alıntılar Alıntı Makale

Sanat ve Savaşın Sürrealist Yansıması

Suriye'de iç savaş patlak verdiği günden bu yana çok büyük acılar, kayıplar, ölümler yaşandı. Savaş öncesinin de iyi olduğunu söylemek mümkün değil.

Yazar: Venhar Haber
16 Şubat 2021
Kategori: Alıntı Makale, Suriye
0 0
0
Sanat ve Savaşın Sürrealist Yansıması
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Şeyhmus Çakırtaş  16.02.2021 Independent Türkçe

Suriye‘de iç savaş patlak verdiği günden bu yana çok büyük acılar, kayıplar, ölümler yaşandı. Savaş öncesinin de iyi olduğunu söylemek mümkün değil.

İnsana, topluma, halklara dayatılan dar ve uygunsuz elbise, yaşanan sürecin başka bir versiyonu gibi duruyor yakın tarih tünelinde.

Şu anki durumu az çok herkes biliyor. Kaos, çatışma ve dağılma, ölüm devam ediyor.

Bu on bir yıllık süre zarfında, yaşanan çatışmalar sonucu insanlar yerlerinden, yurtlarından, habitatlarından koptu.

Savaş Suriye’de başladı ama etkisi bütün Ortadoğu’da, dünyanın değişik coğrafyalarına yansıdı. Küçük bir dünya savaşı yaşandı ve hala yaşanıyor denilse çok abartılmamış olunur.

Yine bu süreçte hepimiz biliyoruz ki vahşete varan olaylar yaşandı, kentler yerle bir oldu, binlerce insan aç sefil yollara düşerek, ölümden, katliamlardan, işkencelerden, insanlık dışı uygulamalardan kaçarak, bir yerlere sığındı.

Suriye’ye yakın olan bütün coğrafyalarda yaşayan akli selim her insan buna tanık oldu. Şu ya da bu şekilde Suriye’de süren savaşı gördü, yaşadı, hissetti.

En azından yakın coğrafyalarda yaşayanlar bunu yaşayarak, deneyimlediler. Sokağa çıktığımızda her adım başı Suriyeli sığınmacı görmedik ama çok sayıda savrulan hayata rast geldik, hikayeleri dinledik, okuduk, duyduk.

İşte bu buruk hikayelerden, insanlardan biri de Akram Saffan‘dır.

Şeyhmus Çakırtaş (5).jpg
Fotoğraf: Şeyhmus Çakırtaş

Kendisi bir sanatçı, daha çok heykel ve ağaç yontma üzerinde çalışıyor ve aynı zamanda harika resimler yapıyor.

Akram 1967 yılında Suriye sınırları içinde yer alan Fırat kıyısında bulunan Deyrizor‘da doğar.

Deyrizor, Kuzey Suriye’nin en tartışmalı ama çok bilinmeyen kentiydi. Ta 1915’ten beri oldukça tartışmalı bir kent olmuştu.

(1).jpg

Bu kent aynı zamanda Sünni Arapların, Kürt ve Ermenilerin, Süryanilerin yoğun olarak yaşadığı bir yerdi. Ermeniler, 1915 yılında tehcir sonucu kente yerleştirildiler.

Ölümden, zorunlu göçten arta kalan insanların sığındığı bir kentti. Değişik kültür ve kimliklerin bir arada yaşadığı kent savaştan önce 240 bin kişinin yaşadığı yerleşim yeriydi.

Şeyhmus Çakırtaş (10).jpg
Fotoğraf: Şeyhmus Çakırtaş

Akram, bu kentte doğdu ve çocukluğunu burada yaşadı. Belki de değişik kültürün etkisiyle, renkli bir hayal dünyasına sahip oldu. Akram daha çocuk yaşta resme ilgi duydu ve resim yapmaya başladı.

Ailenin de sanata yatkın olması, destek bulmasına neden oldu ve ilkokulda yaptığı resimler ilk ödülünü aldı. Amcası, Avrupa ziyareti dönüşünde yeğeni için İtalyan sanatını konu alan bir kitap getirdiğinde, Akran’ın sanat hayatı şekillenmeye başladı.

Kitabı inceleyen, günlerce resimleri yorumlayan Akran, kısa sürede Salvador Dali hayranı oldu ve sürrealist resimler yapamaya başladı.

Sonra daha fazla resme yöneldi, 15 yaşında ailesinin destekleriyle kendisine bir atölye kurdu, resim yanında heykel sanatına da el attı.

Şeyhmus Çakırtaş (4).jpg
Fotoğraf: Şeyhmus Çakırtaş

Daha çok taştan eserler yapmaya, ağaçları yontarak eserler vermeye başladı. Ailede çok sayıda şair, ressam olması işini kolaylaştırdı.

Gerçek üstü konuların işlendiği resimleri takdir topladı, sanatı gelişti, ahşap kütükleri, taşları yontarak yeni eserler verdi.

Şeyhmus Çakırtaş (3).jpg
Fotoğraf: Şeyhmus Çakırtaş

Tam 30 yıl boyunca dünyanın en ücra köşesinde hiçbir eğitim almadan eserler vermeye devam etti ve 300 tablo ve 200 heykel üzerinde çalıştı; bunları sanat eseri haline getirdi.

Akran, çevrede topladığı beyaz ve işlemeye uygun taşlara düşüncelerini, iç dünyasını yansıtmaya, taşa işlemeye devam ederken, Suriye büyük bir kırılmaya doğru yol alıyordu.

Şeyhmus Çakırtaş (2).jpg
Fotoğraf: Şeyhmus Çakırtaş

Değişik kentlerden gelen haberler Akran’ı tedirgin etse de karışıklığın kısa sürede sona ereceğini düşünerek, sanatsal eserler vermeyi sürdürdü.

Aklına bir gün sanatına ara vereceği, hatta yaşadığı kentten çıkmak zorunda kalacağı hiç gelmedi.

(2).jpg

Ama savaş giderek daha yakınlaşıyor ve ortalık karışıyordu. Kaldı ki Akran’ın heykel yapması, taşları yontması da çok hoş karşılanmıyordu bazı çevrelerce.

Akran için savaş bir değil, ikiydi, belki üçtü… Çölün ortasında bir Salvador Dali olma hayali kurmak öyle kolay  görülmüyordu.

Şeyhmus Çakırtaş (7).jpg
Fotoğraf: Şeyhmus Çakırtaş

Savaşın ilk yıllarında kent rejimle muhaliflerin çatışmasına sahne oldu. Asıl felaket ise IŞİD‘in bölgeye gelmesiyle başladı. İŞİD bütün sosyal yaşamı baştan sonra değiştirdi.

Savaş şiddetlendikçe Saffan sanatını icra edemeyeceğini anladı ve işte o zaman sanata ara vermek zorunda kaldı. Bütün eserlerini toprağa gömerek, beklemeye başladı.

Şeyhmus Çakırtaş (1).jpg
Fotoğraf: Şeyhmus Çakırtaş

Savaşın bir gün biteceğini umut ederek, kentte kalmaya devam etti. Ama savaş öylesine boyutlandı ki kent kısa sürede adeta kıyameti yaşadı. Kimin kiminle savaştığı bile belli değildi.

Akran, kendi deyimiyle “ne bir askerdi, ne de politik bir kişilikti”. Sadece insan olarak varlığını sürdürüyordu savaş ortasında.

Şeyhmus Çakırtaş (8).jpg
Fotoğraf: Şeyhmus Çakırtaş

Bununla ilgili o günleri düşündüğünde büyük bir keder kaplıyor yüzünü. Konuşmadan dalıyor düşünüyor, gözleri nemleniyor ve ağır ağır konuşuyor;

Savaş yürütenler, çatışanlar arasında ölüm olunca,  taraflar kısa sürede insanlıktan çıkıyor. Her şey silaha teslim oluyor, insan vicdanını kaybetmeye başlıyor. Bunları gözlerimle gördüm. Sokaklarda insan cesetleri dururken çatışmalar devam ediyordu. Ben kayıtsız kalamazdım. Kendim en az 84 insanı ellerimle gömdüm. Sokakta ceset görünce psikolojim bozuluyordu. İnsani görevimi yaparak, yaşamaya çalışıyordum. Ben ne askerdim, ne de politik birisiydim, ne de rejim yanlısıydım.

Çok ama çok ölüm gördüm. Duygularımı kaybetmemek için direndim, insan kalmak istedim. Ailemiz dağılmış, kent büyük bir yıkım yaşamıştı. Kentten kaçanlar, yollara düşenlerin sayısı kısa sürede 100 bin kişiye ulaşıyor, nüfus yarıya düşüyordu. En son sokak ortasında öldürülen bir kadın gördüm.

Uzun süre beklediği için bedeni şişmişti. Birkaç kişiyle kurşunların havada uçuştuğu bir ortamda, cenazeyi sokaktan çekmeye çalıştık. Çok fazla şişmişti bedeni. Biz çektiğimizde kadının cenini elimde kaldı. Meğer kadın hamileymiş. Şok oldum, kafam döndü. Uzun süre kendime gelemedim. Hala burnumda cenin kokusu var. Bir türlü o kokuyu zihnimden silemiyorum.

O gün kendime geldiğimde hemen oracıkta kentten ayrılma kararımı aldım. Çıkmak da öyle kolay bir iş değildi. Bilinen bütün örgütler, rejim, Rusya, ABD alandaydı ve çatışmalar da son hız devam ediyordu. Artık savaşın biteceğine olan inancımı yitirmiştim. Bir poşet toprak alarak, kentten ayrıldım. 18 saat yürüyerek, top atışlarından sakınarak, kurşunlardan korunarak Antakya sınırına geldim.

Sınırda bir süre bekledim. Sanki birisi beni geriye çekiyordu. Bir türlü adım atamadım, öylece bekledim bir süre. Harıl harıl insanlar geliyordu sınıra doğru, geri dönmenin bir fayda vermeyeceğine kanaat getirdiğimde sınırı geçmek için harekete geçtim.

Artık geri dönemezdim. Bundan beş yıl önce sınırdan Türkiye topraklarına girdim. Bir süre kamplarda kaldım, sonra Urfa’ya yerleştim. O gün bu gün buradayım ve heykelle uğraşmaya devam ediyorum, son nefesime kadar da sürdürmeyi düşünüyorum. 

Şeyhmus Çakırtaş (15).jpg

Sürrealist resimler yapan Akram Saffan, yoksul kesimin kaldığı, briket yapıların çoğunlukta olduğu iki katlı evlerin birinde kalıyor.

Üst kat yaşam alanı, alt katta bulunan bodrum katı ise atölye olarak düzenlenmiş. Bir iki eski çekyat ve birkaç parça ağaç kütüğü ve işlenmiş, yontulmuş, tamamlanmamış eserler.

(3).jpg

Duvarlarda birkaç sürrealist resim yer alıyor. Orta yerde ise karmakarışık boya izleri bulunan bir masa var. Ev çok eski olduğu için oldukça köhne ve bakımsız.

Üç beş metre karelik bir atölyede çalışmalarını yürüten Akram, Suriye’den ayrıldıktan sonra ilk çalışmasına “Göç” adını vermiş. Aslında kendisini anlatan eseri, adı üzerinde yaşanan korkunç göçü anlatıyor.

Şeyhmus Çakırtaş (12).jpg

Hemen bu çalışmadan sonra ise “Hüzün” adını verdiği eser üzerinde çalışmış. Sonra da “Kıyamet” adını verdiği eseri yapmaya başlamış. Halen devam eden eserine Suriye Savaşı‘na gönderme ile “Kıyamet” adını vermiş.

“Ben ‘Kıyamet’ adlı eserimde yaşadıklarımı, gördüklerimi resmetmeye, yontmaya ve ortaya çıkartamaya çalıştım. Halen de üzerinde çalışıyorum. Beni fazlasıyla etkileyen savaşı, iç dünyamı yansıtmaya çalışıyorum” diyor.

Şeyhmus Çakırtaş (9).jpg

“Siyah İpek Şal” ve “Vatansız” adlı iki kitabı olduğunu söyleyen Akram, Suriye’den ayrılırken annesinin siyah ipek şalını ve bir poşet toprağı alıp, yola çıkmış. Akram, hala toprağı ve ipek siyah şalı saklıyor.

Suriye’den kendisine kalan korkunç anılar, annesinin siyah şalı ve üç beş avuç Deylizor toprağı…

(4).jpg

Arada bir küçük işler yapıyor, belediyelerin park bahçe süslemelerini, çevre düzenlemelerinde birkaç parça çalışma yapıyor. Akram, köhne bir evde Salvador Dali olmak için çabasını sürdürürken şunları söylüyor:

Her şey insani olmalı, insani olmayanı terk etmemiz lazım. Ben bir konuda etkilendiğimde, kendimde yaşatıyor, sonra da ya taşa ya da tahtaya işliyorum. Yaşadıklarım heykele, resme dönüşüyor. Eserlerimde insani değerleri işlemeye çalışıyorum.

Bugün yaşanan tarih, insani bir tarih değil. Bu nedenle ben eserlerimde insanı ele alıyorum. İnsani değerler için çalışıyorum. Güncel olayları, savaşı, hüznü, sevinci ve yoksulluğu, yalnızlığı işlemeye çalışıyorum. Benin amacım maddiyat değil, hümanizmi sanatla yaşatmaya çalışıyorum. Tek amacım var: insancıl sanat.

Şeyhmus Çakırtaş (14).jpg

Küçüklüğünden beri antika içinde büyüyen, sanatla içli dışlı olan ve toprağı çok seven Akran Saffaf, savaşın Suriye’de biteceğine inanmıyor ve bunu şöyle ifade ediyor:

Afganistan’da savaş bitmedi, yıllardır devam ediyor. Suriye’de de savaş sürecek ve korkarım hiç bitmeyecek.

Keşke yanılsa ve kısa zamanda savaşın bittiği haberi gelse.

 

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…
    30 Ocak 2026
  • İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı
    28 Ocak 2026
  • Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi
    21 Ocak 2026
  • Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor
    21 Ocak 2026
  • Danimarka’dan ABD’ye Tarihi Rest
    21 Ocak 2026
  • ABD’nin Suriye Şerifliği SDG’den el-Şara’ya Geçti
    21 Ocak 2026
  • Kanada Başbakanından Davos’ta Küresel Sistemin Çöküşünü İlan Etti
    21 Ocak 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

30 Ocak 2026
İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

28 Ocak 2026
Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

21 Ocak 2026
Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

21 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist