30 Ocak 2026 - Cuma
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Tavsiyelerimiz Var Ne Okunur?

“Mayınlı Tarlada Konuşmak” kolay değil

Yakın tarih uzmanı, araştırmacı, yazar ve Genç Birikim dergisinin hem sahibi hem de başyazarı olan Ali Kaçar’ın yeni ve üçüncü kitabı “Mayınlı Tarlada Konuşmak & Kemalizm’e Eleştirel Bakış”, Genç Birikim Yayınları etiketi ile ilgilisine sunuldu.

Yazar: Venhar Haber
31 Mayıs 2023
Kategori: Ne Okunur?
0 0
0
“Mayınlı Tarlada Konuşmak” kolay değil
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Adından da anlaşılacağı üzere bu topraklarda gündem edilmesi, konuşulması biraz netameli olan “Kemalizm” eleştirisi var çalışmada. Bilinmeyen, bilindiği zannedilen nice düşünce, yaklaşım ve olayın kaynaklarıyla ilgilisine sunulduğu kitapta; hakkın, hakikatin, adaletin şahitliği yapılmaya çalışılmaktadır. Kitap, Müslümanlar için tek geçerli ve bağlayıcı şeyin, Yüce Allah’tan gelen ve O’nun peygamberi Hz. Muhammed’le (sav) anlamını bulan yüce ve aziz dinimiz İslam’ın ölçüleri ve prensipleri olduğunu anlatıyor aslında. Yaratıcının, aynı zamanda hükmedici, düzen koyucu, hayatın her anında ve alanında söz sahibi ve karar mercii olduğunu tekrar hatırlatılmaktadır.

Kitapta; Osmanlı döneminde seçimler, seçimlerin yapılması ve parlamentonun toplanmasından sopalı seçimlere; Mustafa Kemal’in hiçbir şekilde muhalefet istemediğinden inkılâpların oluk oluk kanların akıtılarak yerleştiğine;  cumhurbaşkanlığı sistemine geçişte her şeyin oldubittiye getirilmesinden “Takrir-i Sükûn” yani zulüm, yani şiddet kanununun nice canlar yakıp nice ocaklar söndürdüğüne, İstiklal Mahkemelerinde işlenen eşsiz katliamlara ve idam edilenlerin son sözlerine; Mustafa Kemal’in Nutuk eserinin ne içerikte olduğuna ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığına; yine Mustafa Kemal’in yaşantısından belli başlı karelere kadar nice gün yüzüne çıkarılmayan, çıkarılmak istenmeyen, belki çekinilen gerçeklerin perdesi aralanıyor.

Mustafa Kemal’in “tek adam” olma yolundaki serüveniyle ilgili şu ifadelere şahit oluyoruz eserde:

Mustafa Kemal’in, daha önce saltanatı ele geçirme, halife olma gibi bir çabanın içerisinde olduğu, bu amaçla konuşmalar yaptığı hatta sarıklı, cübbeli fotoğraflar çektirerek altına ‘mefkûre (ideal) hatırası’ yazdırdığı bilinmektedir. Mustafa Kemal’i bu düşüncesinden hem Kazım Karabekir hem de İsmet İnönü vazgeçirmek için çok çaba sarf etmiştir. Nitekim Mustafa Kemal, İsmet İnönü Lozan görüşmelerinden dönünceye kadar, özellikle de İzmir İktisat Kongresi’nden önce gittiği her yerde hilafet lehinde konuşmalar yapmaya devam etmiştir. Bu konuşmalarından birini de 7 Şubat 1923 Çarşamba tarihinde öğle vakti, Balıkesir’deki Zağanos Paşa Camii’nde verdiği hutbe ile gerçekleştirmiştir. Mustafa Kemal, bu arzusunu Lozan görüşmelerine ara verilip de Hayım Naum (1872-1960) İzmir’de kendisi ile görüşünceye kadar da sürdürmüştür. Mustafa Kemal’in İzmir’de, Hayım Naum ile ne görüştüğü, Lozan görüşmelerinde İngiltere’nin delegesi olan Lord Curson’a ne mesaj götürdüğü, hâlâ bilinmemektedir. Mustafa Kemal, bu konuda, aslında her konuda, kimsenin sözünü dinlemeyen, kendine çok güvenen ve kendi görüşüne itiraz edilmesine asla tahammülü olmayan bir karaktere sahipti. Bu nedenle halifelik arzusuna yönelik eleştirileri de -Hayım Naum ile görüşünceye kadar- dikkate almamıştı. Zaten -daha sonra- resmî söylemde de asıl unvanı ‘ebedi şef’ olmuştu. ‘Atatürk’ soyadını da kendi farklılığını, ‘tek adamlığını, üstün oluşunu’ ortaya koymak için kendisi seçmişti. Aslında tek parti Dönemi’nde yönetim, diktatörlükle idare edilen Almanya’dan ve İtalya’dan farklı değildi. Meclisin, bakanlar kurulunun ve bakanların hiçbir etki ve yetkileri yoktu; birer memur konumunda idiler. Mustafa Kemal’in ölümünden kısa bir süre önce Başbakan İsmet İnönü’yü meclise hatta hükümete bile getirip görüşme gereği duymadan “Seni görevden aldım” diyerek görevden almış ve yerine de Celal Bayar’ı getirmiş olması başka türlü nasıl izah edilebilir? Zaten kendisi de diktatörlüğünü inkâr etmiyor ve “Benim için diktatör diyorlar, evet ben diktatörüm ama kalpleri kazanarak diktatör oldum” demiştir. Hitler, Mustafa Kemal ile ilgili olarak “Mussolini onun ilk öğrencisiydi, ben de ikincisi…” demişti. Aslında baştan beri herkesin kendisine tabi olduğu, sözünü dinlediği, itiraz ve muhalefet etmediği ‘tek adam’ olmak istiyordu. Ama daha önceleri bu fırsatı bulamamıştı. İlerleyen zamanlarda gücü ele geçirdikten sonra bu hayalini pratiğe aktarma fırsatını yakalamıştı. Birinci meclisteki İslami kesim ve Kürt milletvekilleri, dolayısıyla halk, kandırıldıklarını çok geç anlamışlardı. Ama iş işten geçmişti.

Mustafa Kemal’in kendisine muhalefet edilmesi durumlarındaki tavrına dair ibretlik şeyler okuyoruz çalışmada:

Mustafa Kemal’in muhalefete asla tahammülü yoktu. Yine bir defasında Halide Edip Adıvar, Mustafa Kemal’i ziyarete geliyor. Mustafa Kemal, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa ile birlikte bulunuyorlardı. Karşılıklı konuşmalardan sonra Halide Edip:

– İzmir’i aldıktan sonra artık biraz dinlenirsiniz Paşam. Çok yoruldunuz.

– Dinlenmek mi? Yunanlılardan sonra birbirimizle kavga edeceğiz, birbirimizi yiyeceğiz.

– Niçin? O kadar yapılacak iş var ki!

– Ya bana karşı çıkmış olan adamlar?

– Bu, bir millet meclisinde tabii değil mi?

Burada, gözleri tehlikeli bir şekilde parladı ve ikinci gruptan iki isim söyleyerek onların halk tarafından linç edilmeye layık olduklarını söyledi.

Bu toprakların tarihinin belki de en kara sayfalarından birisi olarak kabul edebileceğimiz Şapka Kanunu ile ilgili, okuyunca tüylerimizin diken diken olduğu bir kareyi paylaşalım:

Rize’de de şapka direnişi çok masum isteklerle başlamış ve isyanla, devlete başkaldırma ile asla ilgisi olmamasına rağmen muhaliflere ve özellikle de halka gözdağı vermek için ‘irtica’ adı altında kıyım başlatılmıştır. Nitekim Rize Ulu Cami İmamı Şaban Hoca, namazdan sonra etrafında toplanan kalabalığa;

“Biz hükümetten akaid-i dineyye’ye hizmetkârlık ve bağlılık isteriz.

İnanmayan inanmasın fakat insanlara zulüm edilmesin.

Tek isteğimiz sarığımıza, sakalımıza ve cübbemize dokunulmasın.

Şapka giyenler giysin ama giymeyenler hapse atılmasın!”

Gayet makul ve masumane istekler!

Bu heyecanlı konuşmadan sonra coşan kalabalık köylülerle birlikte hükümet konağına doğru yürüyüşe geçmişler.

Yarı resmi Hâkimiyet-i Milliye gazetesi, bir gün sonra bu olayı şöyle çarpıtarak yazmıştır:

“Rize’nin Bataniye bölgesinde Ulu Cami imamı Şaban Hoca, halka karşı konuşurken; ‘Hükümette din düşmanlığı baş göstermiştir. Memlekette herkes şapka giymeye zorlanıyor. Giymeyenler hapisten idama kadar cezalara çarpılıyor. Buna karşı duyarsız kalmak dinimizde günahtır. Ayaklanma vacip olmuştur!”

Şapka giymeyiz protestosu, aslında Rize’ye 13 km uzaklıkta olan Güneysu (eski adıyla Potomya) nahiyesinde başlamıştır. Buradaki halk da Ankara’dan gelen tepeden inme dayatmaları kabul etmemişti. Halk tarafından sevilen itibarlı, ilim sahibi vaiz olan Sabit Tarakçıoğlu, halka şapkanın İslami açıdan değerlendirmesinden sonra halk şehir merkezine doğru yürüyüşe geçmiştir. Karakola gidenler ise:

– Vilayete yazınız; Güneysu halkı şapkayı kabul etmiyor!

– Karakoldaki onbaşı, halka, “Ben de sizdenim!” diyor ve başındaki şapkayı yere çalıyor. Ne hazindir ki İstiklal Mahkemesi gelince direnişçileri tek tek haber veren ve kimi gösterdiyse asılmasına sebep olan ve Mahkemece lütuflandırılan bu alçaktır.

Rize istikametine doğru yürüyen halk, il merkezine varıyor. Vali Mehmet Hurşit, telgraf başında:

– Rize ayaklanmıştır! Süratle tedbir!

Hâlbuki bütün suçu “şapka giymeyiz!” demekten ibaret ve her türlü fiili isyan davranışından çekingen kalabalık, çoğu seyirci ve körü körüne katılmış 80-100 kişi…

Böylece Rize’de, “Biz, zorla şapka giymek istemiyoruz, sarığımız bize yeter” diyerek olaylar başlamış, jandarma gelişigüzel halkın üzerine ateş açmasına ve ölüler olmasına rağmen halk dağılmamıştır. Bu olayların üzerine düşman üzerine sefere çıkarcasına dönemin en büyük harp gemisi olan Hamidiye Kruvazörü, Rize sahillerine gönderilmiştir. Birinci Dünya Savaşında İngilizlerin dövemediği Karadeniz sahillerini, millete zorla şapka giydirmek için Hamidiye zırhlısı gümbür gümbür bombalamaya başlamıştır. Hamidiye zırhlısı, sivil halkın ve yerleşim alanlarının çok olduğu ve Ulu Caminin bulunduğu Bataniye yamaçlarını dövüyordu. Halk, korkutulup sindirilmek isteniyordu.

Yıllar sonra bu bombardıman hadisesi türkülere konu olacaktır:

“Atma Hamidiye, atma din kardeşiyiz.”

Ula şapka da giyeceğiz vergi de vereceğiz!”

Ali Kaçar’ın, titiz araştırmacılığı ile ilgilisine armağan ettiği bu mühim çalışmayı, dikkatimizi çeken pek çok bölümden birkaç tanesini öne çıkarıp kısmi alıntı yaparak sizlerle tanıştırmak istedik. Okurunu bulmasını, yazarın maksadının hâsıl olmasını diliyoruz.

Okunup gündem edilmesi, hakikatlere bigâne kalınmaması, hesabın sadece Yüce Allah’a verileceği bilinciyle yaşanılıp son nefese kadar yine O’nun rızası için çabalayanlardan olunması temenni ve duasıyla…

Fatih PALA
fatihpalafatih@gmail.com

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…
    30 Ocak 2026
  • İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı
    28 Ocak 2026
  • Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi
    21 Ocak 2026
  • Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor
    21 Ocak 2026
  • Danimarka’dan ABD’ye Tarihi Rest
    21 Ocak 2026
  • ABD’nin Suriye Şerifliği SDG’den el-Şara’ya Geçti
    21 Ocak 2026
  • Kanada Başbakanından Davos’ta Küresel Sistemin Çöküşünü İlan Etti
    21 Ocak 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

30 Ocak 2026
İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

28 Ocak 2026
Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

21 Ocak 2026
Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

21 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist