31 Ocak 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Toplum & Yaşam

İbn Haldun’dan Yalan Haber Konusunda Dersler

Sosyolojiden ekonomiye, sanattan tarihe kadar bugün pek çok alanda etkisini sürdüren İbn Haldun, bu çeşitliliğiyle aslında gazetecilerin de faydalanabileceği bir isim. Son yıllarda ülke siyasetinde de adı sık sık anılan Haldun, Mukaddime isimli eserinde tarih, tarihçi ve kaynaklar üzerine eğilerek "yalan haber" konusunu ilginç bir şekilde ele alıyor..

Yazar: Venhar Haber
10 Kasım 2020
Kategori: Toplum & Yaşam
0 0
0
İbn Haldun’dan Yalan Haber Konusunda Dersler
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

..Haldun’a göre tarih, “bir çağa veya bir nesle has haberlerin anlatılmasıdır.”  (s.195) Has kelimesinden kastı da haberlerin tenkit ve teyit süzgeçlerinden geçmiş olmasıdır.

“Malum olsun ki, tarihin hakikati, âlemdeki umrandan ibaret olan insan cemiyetinden (insanî ictimâ) haber vermektir… Tabiatiyle haberlere yalan (ve tahrifât) karışmakta ve bunu gerektiren bir takım sebepler de bulunmaktadır.” diyen Haldun, yalan haber konusu için altı gerekçeyi sıralamaya başlar.

Birinci Neden: Taraftarlık

“Bunlardan biri görüşlere ve mezheplere olan (aşırı derecedeki) taraftarlıktır şüphesiz ki, insan bir haberi kabul hususunda ruhen itidal hali üzerine bulunursa, tenkit ve üzerinde düşünme bakımından habere hakkını verir, doğrusu yalanından ayırt edilip ortaya çıkıncaya kadar araştırmaya devam eder. Bir görüşe ve bir inanca bağlılık ve taraftarlık insanın ruhuna işledi mi, kendine uygun düşen haberleri işitir işitmez hemen kabul eder. Bu temayül ve taraftarlık insanın basiret gözünü örter, tenkit ve tetkikte bulunmasını engeller, yalan haberi kabul eder ve nakletme durumunda kalmasına sebep olur.”

Tefsiri gerekli midir bilmiyorum ama Haldun burada habercinin bağımsız duruşunun elzem olduğunu, böylece haberin de tam anlamıyla gerçeklere dayanacağını vurgular. Herhangi bir mezhebe, gruba veya düşünceye angaje olmanın haberciyi, yanlı ve yanlış bir duruma düşüreceğini, akabinde haberin gerçekliğini sarsacağına işaret eder.

İkinci Neden: Kaynağa Güvenmek

“Haberlerde yalancılığı gerektiren sebeplerden biri de, bu haberi nakledenlere güvenmek ve onları mevsuk kabul etmektir. Bu durumda haberin doğruluğunu veya asılsız olduğunu tenkit ve tetkik ile ortaya koymak cerh ve ta’dil ilmine aittir.”

Habercilerin en önemli hatalarından biri de kaynaklarına duydukları güven olmalı belki… Fakat bize yüz defa doğru bilgi veren bir kaynak, pekala yüz birinci defaki bilgi aktarımında bizi hataya düşürebilir. Bu yüzden sadece bir kaynağa güvenmeyip ve rehavete kapılmayıp “tenkit ve tetkik ile” haberin tüm detaylarını araştırmamız lazım. Haldun’un bahsettiği cerh ve ta’dil ise aktarıcıların verdiği bilgileri öncelikle sağlam – zayıf temelinde ayrıştırmak. Özellikle hadis literatürü için bu metot çok kullanılır.

Üçüncü Neden: Kaynağın Niyeti Karşısında Dikkatsizlik

“Bu sebeplerden bir diğeri (haberlerin naklediliş) maksatları hakkındaki, gaflet ve dikkatsizliktir. İmdi haberlerin nakl ve rivayet edenlerin çoğu gördüğü veya istediği şeyin maksadını bilmez, haberi kendi zan ve tahminine göre naklettiği için hataya düşer.”

Haldun’a göre haberci kaynak karşısında dalgın ve dikkatsiz olmamalıdır. Zira bilgiyi veren kaynak, olayın neden – sonuç kısmının maksadını bilmeyebilir. Kendi gördüklerinin üzerinden bize bilgi verdiği için hataya düşme riski var. Bu noktada gerçek haberin apaçık ortaya çıkması adına haberi yazan kişi her daim dikkatli olmalıdır.

Dördüncü Neden: Hallerin Olaya Tatbik Edilmemesi

“Bu sebeplerden başka biri, hallerin vakalara (ahvâlin vekâyie) nasıl tatbik edileceğini ve durumu olaya uygulamayı bilmemektir. Haberlerde birbirine karışma ve sunîlik hali meydana geldiğinden, haberci bunları (ayıklamadan) gördüğü gibi nakleder, yorumunu ve değerlendirmesini yapamaz. Halbuki sunî müdahalelerle değişen haber bizatihi doğru olan  vakayı aksettirmeyecek bir şekil almıştır.”

Durumun uygun şekilde vakaya tatbik edilmemesi sonucunda da habere birçok yalan karışabilir. Yazara göre böyle durumlarda kurgu sunî bir yere çekilebilir. O yüzden halleri ve olayları yeterince tatbik etmeyi bilmeyenler, bir anda kendilerini tahrif olmuş bir haberin parçası olarak bulabilir. Bu yüzden öncelikle haller ve vaka arasındaki ilişkiyi iyi okumak lazım ve böylece tatbik etme kısmına haberci iyi çalışmalıdır.

Beşinci Neden: Makam ve Rütbe Sahiplerine Yaranmaya Çalışmak

“Bu sebeplerden biri de ekseriya halkın, yüksek makam ve rütbe sahiplerine onları meth û sena ederek, kendilerine ahvali güzel göstererek, bu suretle şan ve şöhretlerini yayarak, yaklaşmak ve yaranmak istemeleridir. Bunun sonucu olarak bu nitelikteki haberler gerçeği yansıtmayacak tarzda yaygınlık kazanır. İmdi insan nefsi meth û sena edilmeyi sever ve buna düşkündür. Halk ise, dünya ve dünyayı ele geçirme sebebi ve vasıtası olan makama ve servete göz dikmiştir. Ekseriya faziletleri rağbet etmez ve faziletlere sahip olmak için fazilet sahipleri ile rekabet etmez. Faziletlerinden münafese ve rekabet tavsiye edilmiştir.”

Günümüzde belki de en çok karşımıza çıkan sorunlardan birisidir bu… Haberciler, makam ve güç sahibi kişilere bazen yaranmak için bazen de onlardan çekindiği için yalan haberler yazabiliyor. Haldun’a göre “yaklaşma ve yaranma” çabasından ve gayesinden ötürü birçok habere yalan karışır ve artık o haber toplumsal anlamda gerçekliğe hizmet etmekten ziyade bireysel çıkarlara hizmet eder.

Altıncı Neden: Toplumdaki Durumu Bilmemek

“Yalanı (sahte haberciliği) gerektiren sebeplerden biri, hatta öteki sebeplerin hepsinden daha önde geleni umrandaki ahvâlin tabiatını bilmemektir. Şüphesiz ki, vukua gelen hadiselerden her birinin -vâki olan şey ister zat, ister fiil olsun- mutlaka hem zatına hem de ona ârız olan hallere has bir tabiatı mevcuttur. Eğer haberi duyan ve alan kişi, varlıktaki hadiselerin ve hallerin tabiatını ve bu tabiatın gereklerini bilirse; bu durum, doğruyu yalandan ayırmak için haberleri tenkit ve tetkik etme konusunda ona yardımcı olur. (Yalan haber) hangi cihetten ortaya çıkarsa çıksın, tenkit (ve tahkikte) en tesirli ve en faydalı usûl budur.”

Haldun’a göre yalan haber gerekçelerinden en önemlisi de umrandaki halleri bilmemektir. İster şahıslar düzeyinde ister eylemler üzerinden olsun bir kişi toplumdaki hallerin tabiatına vakıf değilse aktaracağı haberde de bir tahrifat oluşabilir. Duruma hakim kişiler böylece doğruyu yalandan ayırt edebilir, sahih haberler aktarabilir.

Yukarıdaki italikler İbn Haldun’a, geri kalan şerhler bana ait olmakla beraber, Haldun’un yalan haber eleştirileri bunlarla da sınırlı değil. Kendisi hikayet ve rivayet edilen, aynı zamanda tarih kitaplarında yer verilen olaylarla da uğraşır. Onların “yalan haber” olduğunu tenkit ve tahkik ederek kanıtlar. Kullandığı doğrulama ve teyit etme metoduna baktığımızdaysa günümüzdeki bazı teyit/doğrulama sitelerinin kullandığı metotlara benzer.

Mesela Haldun tarihçi Musûdî üzerinden önce vakayı anlatır ardından mantıklı argümanlarla olayın yalan olduğunu kanıtlar. Murucu’z-zeheb’te Mesûdî , Büyük İskender’in İskenderiye şehrini inşa etme sürecini anlatır. Anlattığına göre İskender şehri inşa ederken denizdeki bazı vahşi hayvanlar İskender’e mani olur. İskender de camdan bir sandıkla denizin dibine iner ve o vahşi hayvanların şeytani suratını görür. Sonra çeşitli madenlerden o hayvanların heykelini yaptırır. Şehrin önüne diker. Heykelleri gören hayvanlar kaçışırlar ve böylece şehir inşa edilir.

Haldun ise bu olayın yalan olduğunu ifade ederek şöyle kanıtlar ileri sürer: evvela İskender’in camdan yapılma küçük bir tabutla denize inmesi hurafedir. Zira bir küçük camdan sandıkla o kocaman ve dalgalı denizde mücadele etmesi imkansızdır. İkincisi, İskender gibi büyük hükümdarlar böyle bir sandığa dalıp kendini tehlikeye atmaz. Üçüncüsü bir hükümdar ortada olmayınca hemen yerini alacak başka hükümdar adayları devreye girer. Bunu yapan biri kendi eliyle iktidarını başkasına verir. Bu da kişinin kendisini mahvetmesi demektir.  Dördüncüsü böyle bir maceraya atılan hükümdarı halk beklemez. Beşincisi de suya dalan kişi sandığın içinde de olsa bir süre sonra havasızlıktan ölür. Zira balık karada nasıl ölüyorsa insanlar da suda ölür.

Bunun gibi pek çok olayı sosyal şartlara ve tabiata uygun kanunlar çerçevesinde yorumlayan yazar, habercinin en önemli halinin de itidal olduğuna vurgu yapar.

Kısacası Haldun, habercilere mealen şu tavsiyelerde bulunuyor. Taraftar olmayın, haber kaynağınıza dikkatsizce yaklaşmayın, kimseye de bol keseden güvenmeyin. Olabildiğince her şeyi araştırın.  Haberi aktaranın niyetinden ziyade olayı ve durumu habere aktarırken gerçekten yana tutum alın.  Kişisel çıkarlarınız uğruna yüksek makam sahibi insanlara yaranmaya çalışmayın. Aslında Haldun, çok temel ama bir o kadar da tekrar tekrar hatırlanması gereken önerilerde bulunuyor.

Not: Yazıdaki alıntılar Dergâh’ın 14. baskıyla çıkan Mukaddime’nin 199-201 sayfaları arasındadır.

Independent Türkçe / Maaz İbrahimoğlu

Etiketler: Maaz İbrahimoğlu

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…
    30 Ocak 2026
  • İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı
    28 Ocak 2026
  • Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi
    21 Ocak 2026
  • Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor
    21 Ocak 2026
  • Danimarka’dan ABD’ye Tarihi Rest
    21 Ocak 2026
  • ABD’nin Suriye Şerifliği SDG’den el-Şara’ya Geçti
    21 Ocak 2026
  • Kanada Başbakanından Davos’ta Küresel Sistemin Çöküşünü İlan Etti
    21 Ocak 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

30 Ocak 2026
İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

28 Ocak 2026
Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

21 Ocak 2026
Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

21 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist