Ey müminler! Hoşunuza gitmese de size
saldıran müşrik ve kafirlerle savaş size farz
kılındı. Fakat iyi bilin ki hoşlanmadığınız bir
şey sizin için hayır olabilir. Çokça sevip hoşlandığınız bir şey de sizin için şer olabilir. Siz
bilemezsiniz. Her şeyin doğrusunu bilen Allah’tır.
(Bakara/216)
İnsanoğlu hayır ve şerri işine geldiği gibi belirler
hep. Bilmez ki hayrın ve şerrin de kendisini
yaradandır belirleyicisi. Bize düşen sadece
Allah’ın emirlerini yerine getirip kayıtsız şartsız
O’na sığınmak, O’ndan gelecek her hale şükretmek ve olaylar karşısında Kur’an’da gösterilen yoldan ayrılmamaktır. Yeter ki, Rabbimizin koyduğu kurallardan şaşmayalım. İşte
o zaman görürüz ki, Rabbimiz bizim şer saydığımızdan hayır çıkarır. Buna yalnızca onun
gücü yeter. Bizim hayırlı diye düşündüğümüz
pek çok olayın sonucundan canımızı yakacak,
hoşlanmadıklarımızdan ise beklenmedik güzellikler çıkabilir.
Hayra ve şerre sadece bu dünyaya aitmiş gibi
bakmaktır bizi yanıltan. Bu dünyada katlanmamız
gereken acıların Rabbimizden gelen
bir imtihan olduğuna, mükafaatının da ahirete
kaldığına inanmamak bilinçli bir Müslüman
için düşünülemez. Bir Gazze var karşımızda,
gönlümüzde. Orada yaşananlar pek çoklarına
göre daha doğrusu her gerçeği sığ, derinliksiz,
laf olsun diye yorumlayanlara göre şer
odaklı olaylar olarak görüldü. Kimliklerinde
Müslüman yazanların bazıları çıkıp siz neyinize
güvendiniz de İsrail gibi bir gücün karşısına
çıktınız diye Hamas militanlarını suçladılar.
İşte tam da burada, hiç kimseye değil de Rablerine güvenerek yola çıkanlara Allah’ın yardımının bütün teknolojileri geride bıraktığını
gördü dünya. Gerçek Müslümanların terörist
olmadıklarını, aldıkları esirlere bile merhametle
muamele ettiklerini gördü görmek isteyen
sağduyu sahipleri. Yüreklerimiz sızlayarak,
Gazzelilere hayran olduk. Onlarla gurur duyduk,
duyuyoruz. Hiçbir şey yapamazsak da
dualarımız onlarla. Onlar yıllardır hasret kaldığımız başarılarıyla bizleri onurlandırdılar.
Onlar İslam’ı dünyaya anlattılar. Başlarını hiç
eğmediler. Kanlarıyla, canlarıyla, Allahın dinini
duymayanlara da duyurdular. En etkili tebliği
kanlarıyla, canlarıyla yaptılar.
İsrail’in Gazze’de yaptıklarına şer dememek
mümkün değil. Fakat Rabbimizin muradı o
şerden bir hayır çıkarmaksa buna kim engel
olabilir. Nitekim o şerden Müslüman için
sabrın ne kadar önemli olduğunu ve bizim
şer sandığımızdan hayrın nasıl çıkabileceğini
gördük. Bazılarının o yere göğe koyamadıkları
batının, içinin de dışı gibi nasıl kokuşmuş
olduğunu gördük. Adil olmak gibi iddialarının
sadece güçlüden yana olduğunu gördük. İnsan
hakları söylemlerinin nasıl boş sözlerden
ibaret olduğunu gördük. Demokrasi dedikleri
safsataya sığınıp canlarının istediklerini eşit
sayıp istemediklerini nasıl aşağılayıp ötekileştirdiklerini gördük. İki yüzlülüklerini zaten
biliyorduk ama anlatamadıklarımıza kendileri
Gazze’de işledikleri suçları örtbas etmek için
söyledikleri yalanlarla bir iyice anlattılar sağ
olsunlar! Dünyaya hükmetmeye çalışan koca
koca devletlerin nasıl da içlerinin kararmış olduğunu gördük, Bizim çabamıza gerek kalmadan kendi kendilerini açık ettiler.
Allah Gazzelilerden razı olsun. Zaferler üzerine
zaferler nasib etsin Rabbimiz onlara.Ülkelerinde dalgalandıramadıkları bayrakları
dünyada dalgalanıyor. Ne mutlu. Darısı diğer
Müslümanların başına.
Mukaddes Özkan / İktibas Dergisi Şubat Sayısı











