30 Ocak 2026 - Cuma
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa İslam Dünyası Filistin

Filistin’in Çağrısı ve Edward Said’in İcabeti

Said’in Oryantalizm hakkındaki tasvirleri aslında birebir Siyonistlerin Yahudi olmayanlar hakkındaki teo-politik söylemleriyle paraleldir ve ona zaten bu kitabı yazdıran asıl büyük saik Filistin davasından başkası değildir.

Yazar: Venhar Haber
19 Aralık 2023
Kategori: Filistin
0 0
0
Filistin’in Çağrısı ve Edward Said’in İcabeti
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Edward Said’in entelektüel seyri, Filistin üzerine düşünmenin, Filistin dolayısıyla düşünmenin bugünün dünyasında ne tür uzanımlara sahip olduğunun çok çarpıcı bir örneğidir.

Said’i sosyal bilim çevreleri söylem aracılığıyla yaratılan ve iktidar-sömürü ilişkilerini mümkün ve haklı kılan gerçekliklere dair yaklaşımıyla tanıdı ve öyle kabul etti. Oryantalizm isimli kitabı batı-merkezli bir dünyanın inşa edilmesinde söylemin nasıl bir rol oynadığına dair çok güçlü bir çalışma. Ancak bu çığır açıcı çalışmayı asıl motive eden etkenin Filistin konusu olduğunu kitabı okuyanların çoğu gözardı eder. Oysa Said Amerika’da daha başta bile İngiliz Dili ve Edebiyatı alanında oldukça parlak seyreden kariyerinin erken aşamalarında 1967 yılında yaşanan Arap-İsrail savaşına Amerikalı dost bildiği çevrelerin bile verdiği tepkilerle hayatının dönüm noktasına gelmiş, adeta o saatten sonra Filistinli olmuştur.

Onun yaşadığı bu “aydınlanma” aslında Amerika’dayken Seyyid Kutub’un Hasan el-Benna’nın şehit edilmesi haberlerinin büyük bir coşkuyla-sevinçle karşılanması karşısında yaşadığı aydınlanmaya çok benziyor. Hasan el-Benna’nın ABD’de bu kadar büyük bir nefretle karşılanmasının ne önemli sebebi de yine Filistin davasına olan büyük desteği ve İsrail’e karşı harekete geçirdiği gönüllü savaşçılardı.
Hatırlamışken bu vesileyle Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un da Viyana’da bulunduğu esnada yaşadığı benzer bir aydınlanmayı anmadan geçmemek gerekiyor. Mithat Cemal Kuntay’ın Mehmet Âkif üzerine eserinde geçen anekdot, Kudüs’ün kaybedildiği haberinin savaşta müttefikimiz olan Avusturya’da nasıl karşılandığını Akif’ten naklen şöyle geçiyor: “Umumî Harp’te Viyana’da idim bir gece Viyana kiliselerinin çanları çalmaya başladı otelin penceresinden baktım caddede her elde bir mum, herkes haykırıyordu. Kendi kendime: ‘Müttefikimiz Viyanalılar galiba cephede bir muzafferiyet kazandılar.’ dedim. Sokağa fırladım. Bir dükkâncıya:

– Bir zafer haberi mi var! dedim. Adam:

– Zafer de söz mü? dedi. İngilizler Müslümanlardan Kudüs’ü aldılar. İngiliz ordusu Allenby’nin kumandasında Kudüs’e girdi. Mukaddes şehir Hilâl’den kurtuldu, Haç’a kavuştu.”

1. Dünya Savaşı’nın en büyük iki sonucundan biri Osmanlı’nın ve dolayısıyla İslam siyasi varlığının sona erdirilmiş olması ikincisi de Filistin topraklarında bir Yahudi devletinin kurulmasına karar verilmesi. Akif’in savaşta “müttefikimiz” olan Viyana’da şahit olduğu olay, Batı için Kudüs ve Filistin’in iki dünya arasında nasıl bir ayırım noktası olduğunu da çok iyi gösteriyor.

Burada sıkça vurguladığımız bir nokta, Filistin’in, Kudüs’ün, Mescid-i Aksa’nın ahvalinin her zaman İslam dünyasının, dolayısıyla bütün dünyanın ahvalinin bir yansıması olduğudur. Kudüs elden gitmişse Müslüman birliği ve siyasi varlığı da çözülmüştür, zaten Müslüman siyasi birliği çözüldüğü için Kudüs elden gitmiştir. Ama bu birliği tekrar tesis etmek üzere yine Kudüs’ten, Filistin’den bir çağrı gelmesi gerekiyordur. Bu çağrı birilerine Kudüs’ün, Filistin’in işgalcilerinden de gelebiliyor. Mehmet Akif’in duyduğu çanlar, Seyyid Kutub’un şahit olduğu sevinç gösterileri ve Edward Said’in akademisyen arkadaşlarından gördüğü ötekileştirici dil ironik biçimde hepsini farklı zamanlarda da olsa Filistin’de toplanmaya çağırmış oluyordu.
Oryantalizm Batı-merkezli bir dünyanın kurulmasının önemli bir söylemsel sürecini konu ediniyor ve Edward Said bu söylem aracılığıyla doğunun nasıl doğululaştırıldığını çok iyi resmediyor. Burada her türlü etik ihlalinin haklılaştırılacağı, içinde yaşayan insanların İsrail savunma bakanının bakışına da yansıyan “insansı varlıklar” derekesine indirildiği bir süreçtir sözkonusu olan. Doğulu bir öteki bile değildir, acıları, hüzünleri, dertleri çok da dikkate değmez, ciddiye alınması da gerekmez.
Bu bakış açısı sosyalizm üzerinden insanlığa söyleyecek bir şeyi olacağını umduğumuz Marx’ın bakışına bile yansımıştır. O yüzden Marx Hindistan’da İngiltere’nin sömürgeci vahşetinden ziyade “modernleştirici”, “ilerletici” misyonunu görerek kutlayabilmiştir. Aynı şekilde F. Engels Cezayir’deki sömürgeci ve işgalci uygulamalar karşısında Emir Abdülkadir’in direnişini kaçınılmaz tarihsel ilerlemeye karşı faydasız çırpınışlar olarak nitelemiştir.
Edward Said’in oryantalizmde yaratılan doğululara karşı tespit ettiği bu dil aslında Siyonistlerin Yahudi olmayanlara karşı tavırlarından farksızdır: Yahudi olmayanlar “öteki” bile değildir. Öteki, yani kendisine karşı etik sorumluluğa sahip olduklarımız. Onlara yalan söylenebilir, öldürülebilir, malları çalınabilir, faiz alınabilir…
Said’in Oryantalizm hakkındaki tasvirleri aslında birebir Siyonistlerin Yahudi olmayanlar hakkındaki teo-politik söylemleriyle paraleldir ve ona zaten bu kitabı yazdıran asıl büyük saik Filistin davasından başkası değildir.
Belki bir fark görülebilir burada. Oryantalizm özellikle modern dönemde yaratılan batı-merkezli bir dünyanın edebiyatı ve söylemidir. Ancak Batı’nın Filistin’e olan ilgisi, Siyonizmin Kudüs takıntısı hiç de Batı-merkezli bir dünya algısıyla uyuşmuyor. İsrail bir bakıma bu batı-merkezli tarih ve dünya algısına çok büyük ve ciddi bir parantez oluşturuyor olmalı. Çünkü Filistin tam da Oryantalizmin ilgi alanının tam kalbinde yer alıyor. Bu durumda Batı-merkezli bir dünyanın tarihten bugüne bütün Haçlı-siyonist seferlerinin hedefi Kudüs olmuştur. Evangelik kehanetleri de bu dünya algısının önemli bir parçası saymamız gerektiğinde aslında Batılı dünyanın asıl merkezi Kudüs’tür.
Bu ilgi ve bu boyut Said’in söylediklerini belki yeniden gözden geçirmemizi gerektirebilir. Batılı dünyanın şuur altında “köken” olarak bu doğululuk vardır. Eninde sonunda dönüp dolaşıp “ana toprağı” dediği yere siyonistçe ve saldırganca bir dönüş arzusunun bütün motivasyonu bu psikolojik komplekstir. Filistin’le ilgili oryantalist zihin bu yüzden Filistin üzerinde yaşayan bir insan tespit etmiyor. Burada yaşayanlar “insan” değil “insansı varlıklar”, “öteki” değil kitaptan nasibi olmayan “ümmi” veya “gentile” varlıklardır. O yüzden Filistin, İsrail kurulmadan önce “insansız bir toprak parçası” olarak nitelenebilmiştir. İsrail’in kuruluşu bu toprak parçasına insanları yerleştirmekten ibarettir.
Filistin böylece tarihsel olarak sadece Müslümanlar için değil, Haçlılar ve Siyonistler için de merkezi bir öneme sahip olmuştur. Çağdaş sosyal bilimler için gerçekten çığır açıcı bir etki oluşturmuş olan Said’in Oryantalizm isimli kitabına da diğer bütün eserlerine de ilham vermiştir. Aslında Filistin davet etmiş, Said icabet etmiştir.

Tabi Filistin’le kimin nasıl ilgilendiği, Filistin üzerinde kimin başkalarıyla, ötekilerle nasıl bir dünya kurmak istediği de ayrı bir konudur. Müslümanların idaresinde burada nasıl bir dünya kurulmuş, Haçlı ve Siyonistlerin hükmü altında neler yaşanıyor, hep birlikte görüyoruz.

Yeni Şafak / Yasin Aktay

Etiketler: OryantalizmSiyonizmYasin Aktay

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…
    30 Ocak 2026
  • İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı
    28 Ocak 2026
  • Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi
    21 Ocak 2026
  • Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor
    21 Ocak 2026
  • Danimarka’dan ABD’ye Tarihi Rest
    21 Ocak 2026
  • ABD’nin Suriye Şerifliği SDG’den el-Şara’ya Geçti
    21 Ocak 2026
  • Kanada Başbakanından Davos’ta Küresel Sistemin Çöküşünü İlan Etti
    21 Ocak 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

30 Ocak 2026
İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

28 Ocak 2026
Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

21 Ocak 2026
Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

21 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist