CNN’e konuşan yetkililer, Maduro ve eşinin yakalanarak ülke dışına çıkarılmasına ilişkin iddialarda bulundu. Buna göre yetkililer, Trump’ın söz konusu karara birkaç gün önce yeşil ışık yaktığını savunarak, Maduro’nun yerinin ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) tarafından tespit edildiğini ifade etti. Trump’ın 19 Kasım’da CIA’e, Venezuela’ya gizli askeri operasyon düzenleme yetkisine onay verdiği ileri sürülmüştü.
ABD’de Trump yönetiminin, Venezuela’ya düzenlenen saldırılar ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yakalanması konusunda Kongre liderlerini bilgilendirmeye başladığı belirtildi.
CNN’in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Trump yönetimi Venezuela’da yaşananlar konusunda Kongre liderlerini bilgilendirmeye başladı.
Trump yönetimi, operasyonun Kongreyi bilgilendirmeden yapılmasının personelin güvenliği amacıyla olduğunu belirtmişti.
CNN’in konuya yakın bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD güçleri tarafından yatak odalarından çıkarılırken sürüklendi. Kaynaklar, çiftin operasyon esnasında uyuduklarını ve saatin gece yarısı olduğunu kaydetti.
Vance dalga geçti
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, X hesabından, ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği saldırı ve Maduro’nun yakalanmasına ilişkin paylaşım yaptı. Başkan Trump’ın Venezuela’ya birçok “çıkış yolu” önerdiğini savunan Vance, öte yandan, “uyuşturucu kaçakçılığına son verilmesi ve çalınan petrolün ABD’ye geri verilmesi” konusunda net bir tavır sergilediği değerlendirmesinde bulundu. Vance, “Maduro, Başkan Trump’ın söylediklerinde ciddi olduğunu anlayan en son kişi oldu.” ifadesini kullandı.
Maduro’nun “narko terörizm” kapsamında ABD’de çok sayıda suçlamayla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Vance, “Caracas’ta bir sarayda yaşıyor olman, ABD’de uyuşturucu kaçakçılığı suçundan adaletten kaçmanı sağlamaz.” yorumunu yaptı.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de X’ten yaptığı açıklamada, Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında New York Güney Bölgesi’nde iddianame düzenlenerek suç duyurusunda bulunulduğunu bildirdi. Maduro hakkında “uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD’ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma” suçlamalarının yöneltildiğini kaydeden Bondi, “Yakında Amerikan topraklarında, Amerikan mahkemelerinde, Amerikan adaletinin tüm hiddetiyle karşı karşıya kalacaklar.” dedi. Bondi, son olarak başta ABD Başkanı Donald Trump olmak üzere operasyona dahil olan kişilere teşekkür etti.
Utah eyaletinin Cumhuriyetçi Senatörü Mike Lee, X hesabından, Rubio ile ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği saldırılara ve Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun ülke dışına çıkarılmasına ilişkin gerçekleştirdiği telefon görüşmesine yönelik paylaşım yaptı. Lee, paylaşımında şunları kaydetti:
“(Rubio) Bana, Nicolas Maduro’nun ABD’de cezai suçlamalarla yargılanmak üzere ABD personeli tarafından tutuklandığını ve bu gece gördüğümüz kinetik eylemin, tutuklama emrini uygulayanları korumak ve savunmak için gerçekleştirildiğini bildirdi. Bu eylem, Anayasa’nın 2. maddesi uyarınca, ABD personelini fiili veya yakın bir saldırıdan korumak için Başkanın doğal yetkisi kapsamında yer almaktadır.”
ABD’li Senatör Lindsay Graham, ABD’nin Venezuela’da düzenlediği saldırıların ardından Küba ve İran liderlerinin de endişeli olması gerektiğini söyledi. Graham, Axios’a verdiği röportajda Venezuela’ya düzenlenen operasyona yönelik konuştu. ABD Başkanı Trump ile operasyondan bir gece önce telefonda görüştüğünü belirten Graham, “Başkan, arka bahçemizdeki uyuşturucu hilafetinin ortadan kalkmasına inandığı hususunda gayet netti.” ifadesini kullandı. Graham, operasyonun birkaç haftadır formüle edildiğini söyledi. Öte yandan Graham, Küba ve İran liderlerinin endişeli olması gerektiğini belirterek, “Kasabada yeni bir şerif var. Monroe doktrinini yerine getiriyor. İran liderinin yerinde olsam camiye gidip dua ederdim.” dedi.
Venezuela’da “özgürleşme sürecinin” başladığını kaydeden Graham, “Bunun başarıya ulaştığını görmek ABD’nin çıkarınadır. İnsanların yeni bir başlangıç yapmasına izin vereceğiz.” diye konuştu. Venezuela’ya daha başka saldırılar olup olmayacağı sorusuna ise Graham, “Tüm seçenekler masada.” yanıtını verdi.
İktibasdergisi.com











