Gazze’ye Bomba mı Yağdı Sabır mı?

Hamas ve Kassam tugaylarının gövde gösterisi yaptığı, tüm dünya kafirlerine meydan okuduğu ve hareketin dimdik ayakta olduğu tüm Siyonistlere, onların taraftarlarına ve dünya insanlığına gösterilmiş oldu. Hal böyle olunca dedik ki, acaba bu insanların üzerine gökten yağmur gibi yağan füze veya bomba değil de Allah’ın yardımı ve sabır mıydı?

Söz konusu Gazze olunca yazmaya veya birtakım cümleler kurmaya utanmıyor değiliz aslında. Çünkü acıyı tadan ve yaşayan insanlar doğrudan biz değiliz. Dolayısı ile eğer söylenecek bir söz varsa edebimiz gereği öncelik bizim değil mücahitlerin ve onların kıymetli komutanlarının hakkıdır. Ama heyecanımızı, düşüncelerimizi, Müslümanlarla paylaşmak adına bir şeyler söylemeyi, beraber dertlenmeyi veya beraber sevinç çığlıkları atmayı ve aynı zamanda da kanaatlerimizi paylaşmak istediğimizi söyleyebiliriz. Siyonist çete/terör devletinin Gazze özelinde tüm Filistin’e ve dahi akabinde Lübnan’a saldırıları on altı ayı geride bıraktı. Geçtiğimiz günlerde yapılan bir ateşkes anlaşması Filistin halkına ve özellikle de Gazze halkına derin bir nefes alma imkanı doğurdu. Anlaşma gereği yapılan bir dizi esir takasını tüm dünya ve biz TV kanallarında canlı olarak izledik. Gördüğümüz manzara karşısında hem sevincimizi hem de şaşkınlığımızı gizleyemedik.

Hamas ve Kassam tugaylarının gövde gösterisi yaptığı, tüm dünya kafirlerine meydan okuduğu ve hareketin dimdik ayakta olduğu tüm Siyonistlere, onların taraftarlarına ve dünya insanlığına gösterilmiş oldu. Hal böyle olunca dedik ki, acaba bu insanların üzerine gökten yağmur gibi yağan füze veya bomba değil de Allah’ın yardımı ve sabır mıydı? Diyeceksiniz ki bu kadar yıkımı, çekilen bu kadar çile ve acıyı görmüyor musunuz? Elbette görüyoruz ama bu fiziki yıkım ve toprağa düşen canlar ne mücahitleri ne de Gazze halkını yıldırmamış ve yıkamamış. Aksa tufanı hareketinin mücahitlerini bu şekilde metanetli, sabırlı ve dirençli görünce aklımıza ilk gelen hayat kaynağımız olan kitabı Kerim oldu. Okuyucu dostlar bilir ki, Bakara Suresi 250. Ayette içimize huzur üfleyen bir yaşanmışlık var: “Onlar (Taluta itaat eden müminler), Calut ile askerlerine karşı çıktıkları zaman (niyaz edip) dediler ki: “Ey Rabbimiz, üzerimize (yağmur) gibi sabır yağdır. Ayaklarımıza sebat ver (er meydanından kaydırma). Bu kafirler güruhuna karşı bize yardım et”. (H.B. Çantay meali).

Dikkat etmemiz gereken şey ayeti kerimeyi doğru okuyup doğru anlamak. Hani deriz ya dua eylemdir diye. İşte bu ayet bunun en güzel örneğini bize öğretmektedir. Yani zihni, kalbi ve fiili bir duaya yüce Allah’ın doğrudan karşılık vermesi ve kafirleri zelil etmesi. Tıpkı o gün Talut ve ordusunun yaşadığını bugün Gazze mücahitleri yaşıyor dersek hiçte abartmış olmayız. Çünkü bu Allah’ın değişmeyen sünnetullahıdır. Aksi halde Gazze’de yaşananları hiçbir akıl anlamlandıramaz ve yorumlayamaz. Bunun tek anlaşılır yönü imandır. Tabiri caizse yerin yedi kat dibinde yaşayacaksın, onca esire en güzel şekilde bakıp, besleyip günü gelince teslim edeceksin, olmadı en güzel elbiselerini giyip bayram hazırlığı yapar gibi yeryüzüne çıkacaksın, çıkaracaksın. Bu materyalist insanın ne aklına ne de günlüğüne sığmaz. Bu bir mucize, bu Allah’ın doğrudan bir yardımı ve bu Kur’an’ın ölümsüz bir tefsiridir. Bunu da ancak kıyam edip sabır ve sebat gösteren ve Allah’tan her an yardım isteyen Gazze mücahitleri anlar herhalde.

Üzerlerine atılan kimyasal bombaların sayısını ve şiddetini bilen bir uzman değiliz ama yakinen gördüğümüz ve işittiğimiz bir hakikat bütün çıplaklığıyla ortada. Tüm dünyanın izlemekle yetindiği bir  (savaş diyemeyiz) katliama rağmen yerin altından güçlenerek çıkan bir direniş hareketi tüm dünyaya parmak ısırtmayı becermiştir doğrusu. İnancımız odur ki, üzerlerine bomba yerine rahmet, sabır ve metanet yağan bu insanların dualarına ve belki ümmetinde dualarına karşılık vermiştir yüce Allah. Yoksa dediğimiz gibi hiçbir kelime, hiçbir söz bunu anlatmaya yetmez.  Allah’tan temennimiz ve dualarımız o ki bu insanların bu başarısını gölgeleyecek şeytani bir tuzak veya plana bu davayı kurban etmemeleri. Çünkü bugünden itibaren uluslararası fesat şebekesi bu şeytani plan için masa başında çalışacaktır. Bükemedikleri bileği öpmek yerine bir takım ayak oyunları ile bu direnişi alt etmeye çalışacaklardır.

Son cümle olarak Allah’ım Gazze ehlini ve bu ümmeti uyanık kıl, kafirler topluluğunun tuzağına düşürme. Amin.