Fetö Püskürtüldü Öyle Mi?

15 Temmuz darbesi püskürtüldü deniyor. FG’in örgütü bir vurgun yediyse de, onun bütün fikirleri iktidarda. FG’in zihniyeti ülkede yaşıyor/yaşatılıyor. FG’i aratmayan hatta akademik, entelektüel veya geleneksel formasyonlarıyla FG’e kaç kat fark atan kimseler şimdilerde hem toplum hem de iktidar nazarında en büyük hürmeti görüyorlar. Fetö’nün paralel dini vurgun yemedi, bilakis toplumun ve siyasetin ‘yakîni’ olan söz konusu ‘makbul vatandaşlar’ tarafından yaşatılıyor.

Minareyi çalan kılıfını hazırlıyor. Bir yerde karartma yapan, önce gerekçesini icat ediyor. Fethullah Gülen ülkede bir ‘zeyl peygamber’ olarak bir tür tapınmanın konusu olduğu günlerde, deli saçmalarıyla kocaman bir toplumu fikirsizliğe ve akılsızlığa adeta tutuklamıştı. Gülen, İslam’a paralel oluşturduğu Kemalizm-ulusalcılık vurgulu dinini, aklını kullanmayan yığınların üzerine boca ediyordu. ‘Yığın’ deyince aklınıza öyle okuması-yazması olmayan, geçim derdinden başka bir düşüncesi olmayan ‘maraba’ kesim gelmesin. Bu yığınlar ülkenin en ilmî ve entelektüel tabakasından oluşuyordu. Herif Rasulullah zamanındaki mescid-i dırarın işlevini, kaldığı yerden sürdürdü ve küresel ve yerel patronları adına iyi iş çıkardı.

15 Temmuz 2016’dan bu yana ise FG ismi bir başka şekilde nifak unsuru olmaya devam etmektedir. FG damgalı darbeyi püskürtmekle övünenler 15 Temmuz’da hayatını ortaya koyan insanları demokrasi şehidi ilan ettiler. Oysa demokrasinin şehidi olmaz. Şehidlikle demokrasi birbirine İbrahim’le Nemrut kadar terstir. Şehidlikten bahsetmek için Allah’a iman şarttır. Demokrasi ise Allah’a iman etmemeyi, insana iman etmeyi esas alır. Şehid diye Allah yolunda ölen/öldürülen müminlere denir. Şehide Allah cennet vaat etmektedir. Peki demokrasi neyi vaat etmektedir? Demokrasinin sadece cehennemi vaat ettiğini söylemeye gerek var mı? Sözü edilen insanlara demokrasi şehidi demekle o insanlara atfedilen değer sıfırlanmış olmuyor mu?

15 Temmuz darbesi püskürtüldü deniyor. FG’in örgütü bir vurgun yediyse de, onun bütün fikirleri iktidarda. FG’in zihniyeti ülkede yaşıyor/yaşatılıyor. FG’i aratmayan hatta akademik, entelektüel veya geleneksel formasyonlarıyla FG’e kaç kat fark atan kimseler şimdilerde hem toplum hem de iktidar nazarında en büyük hürmeti görüyorlar. Fetö’nün paralel dini vurgun yemedi, bilakis toplumun ve siyasetin ‘yakîni’ olan söz konusu ‘makbul vatandaşlar’ tarafından yaşatılıyor. Devletin resmi kurumları da paralel dinin en kıdemli bileşenlerindendir. Bildiğimiz kadarıyla camilerde, dinî okullarda ve medyada Fetö’nün anlattığından başka bir din anlatılmamaktadır.

Kitlelere meram anlatmak mutlaka zordur ama fikir ve akıl etmeyi seven insanlar kitlesel sloganların büyüsüne kapılmaktan kendilerini koruyarak, Allah rızası için sakin kafayla olan-biteni analiz ettiklerinde yanlışları göreceklerdir. Yaşanan/yaşatılan, halka dayatılan sahtekarlıklar o kadar bariz ki, bu sahtelikleri görmemek için gerçekten olağanüstü bir çaba gerekmektedir. Neden hakkı/hakikati gören ve hakkın/hakikatin şahidi olanlardan olmayalım?