İran Parlamentosuna bağlı resmi haber ajansının Başkanı Mehdi Rahimi’nin el-Meyadin‘e yaptığı, Tahran’ın Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na katılmak üzere davet aldığı yönündeki açıklama; İran’ın katılımının ittifaka farklı bir anlam ve köklü bir dönüşüm kazandıracağı gerekçesiyle İsrail’de derin endişeye yol açtı.
Rahimi, birkaç gün önce yaptığı açıklamada, Tahran’ın Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na katılmak üzere bir davet aldığını belirterek, konunun şu an İran yönetimi tarafından değerlendirme aşamasında olduğuna işaret etmişti.
Haaretz Analizi: Bölgesel Dengeler ve ABD’nin Prestiji
İsrail gazetesi Haaretz‘in aktardığına göre, Mitvim Enstitüsü İsrail-Orta Doğu İlişkileri Programı Direktörü ve Atlantik Konseyi Araştırmacısı Ksenia Svetlova, bu potansiyel gelişmenin bölgesel yansımalarını değerlendirdi.
Analiste göre İran’ın anlaşmaya dahil olması, gerçekleşmesi halinde, ittifakın doğasında köklü bir dönüşüm yaratacaktır. İran’ın ittifaka katılımı ABD’nin prestijine ciddi zarar verecektir; zira ne ABD, ne İsrail, ne de Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer ülkeler böylesi bir gelişmeye rıza gösterecektir.
Svetlova ayrıca ABD Başkanı Donald Trump, savaş sonrası ortaya çıkan denklemi değiştirememesi nedeniyle bu diplomatik tablo karşısında öfkeden köpürmüş durumda olduğunu belirtti.
Taslak Metindeki “İsrail” Vurgusu
Haaretz‘in haberine göre; Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan ittifakın İran’a yönelik olmadığını defalarca vurgularken, anlaşmanın taslak metnindeki İsrail tanımı Tel Aviv cephesinde rahatsızlık yarattı. İttifak metninde İsrail’e yapılan stratejik atıf şu ifadelerle yer aldı:
“Karşısında güçlerin birleştirilmesi gereken saldırgan ve tehditkar bir bölgesel aktör.”
Söz konusu üç ülke (Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan), 7 Ağustos’ta yayımladıkları ortak bildiriyle, kolektif güvenliği güçlendirmeye devam etme konusundaki ortak taahhüdün bir ifadesi olarak Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladıklarını uluslararası kamuoyuna duyurmuştu.
İslami Analiz
