New York Times’ın Gazete Oksijen tarafından aktarılan analizine göre, Trump’ın ikinci dönemi, Amerikan ekonomisinin temellerine yönelik topyekûn bir saldırıyla başladı. İşsizliğin düşük seyretmesi ve borsa endekslerinin yükselişi gibi kısa vadeli göstergeler olumlu görünse de, bu tablonun altında sinsi bir yapısal bozulma yatıyor. Trump yönetimi, ekonomik istikrarın sütunları sayılan kurumlara ve paradigmalara savaş açmış durumda.
Kurumlara ve Bağımsızlığa Saldırı
Trump’ın ilk icraatları arasında Amerikan Merkez Bankası’nın (Fed) bağımsızlığını zayıflatma girişimleri, kritik ekonomik verileri toplayan Çalışma İstatistikleri Bürosu başkanını görevden alma ve üniversitelerin fonlarını kesme gibi adımlar öne çıkıyor. Özel sektör anlaşmalarına müdahale eden ve kendisine sadık olmayan şirket yöneticilerini tehdit eden Trump, yatırımcılar için ABD’yi “en güvenli liman” kılan hukuk devleti ilkelerini aşındırıyor. Ekonomistlere göre bu durum, uzun vadede finansal sistemi daha kırılgan hale getirecek.
Tarifeler Beklenen Rönesansı Getirmedi
Trump’ın imza politikası olan gümrük tarifeleri, vaat ettiği imalat sanayi rönesansını başlatamadı. Her ne kadar korkulan düzeyde ani bir enflasyon patlaması yaşanmasa da, halkın hayat pahalılığı endişesi sürüyor. Seçmenler, “enflasyonu bitirme” vaadiyle gelen Trump’ın, konut ve çocuk bakımı gibi temel sorunlara çözüm üretmek yerine tarifelere odaklanmasından rahatsız. Michigan Üniversitesi’nin anketlerine göre tüketicilerin yarısından fazlası, tarifelerin fiyatları artıracağına inanıyor.
İşgücü Piyasasında Kaygı Artıyor
İşsizlik oranları henüz dramatik seviyelere çıkmasa da işe alımlar belirgin şekilde yavaşladı. Amerikalılar, mevcut işlerini kaybetmeleri durumunda yenisini bulmanın artık çok daha zor olduğunun farkında. Göçü sert biçimde kısıtlayan politikaların da etkisiyle işverenler, özellikle tarım ve hizmet sektörlerinde gelecekte yaşanabilecek işgücü açıklarından endişe ediyor.
Uzun Vadeli Refah Tehdit Altında
Trump’ın savunucuları, politikaların meyve vermesi için zamana ihtiyaç olduğunu savunsa da, George W. Bush döneminde görev yapmış Harvard Üniversitesi ekonomisti Gregory N. Mankiw gibi isimler aynı fikirde değil. Mankiw, bu tür politikaların uzun vadede refahla bağdaşmadığını tarihsel deneyimlerin gösterdiğini belirtiyor. Ekonomistleri en çok korkutan senaryo ise Fed’in bağımsızlığının yitirilmesi ve devasa bütçe açıklarının birleşerek yatırımcıların dolara olan güvenini sarsması. Eski Hazine Bakanlığı yetkilisi Kimberly A. Clausing’in deyişiyle, Trump yönetimi “Amerika’yı bu kadar büyük yapan o özel karışımı zayıflatıyor.”
