“Transatlantik düzeni artık geri gelmeyecek”

Dünyadaki son gelişmeleri değerlendiren Patrick Wintour, ABD merkezli sistemin artık geri gelmeyeceğini vurguladı. Wintour, "Eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve eski İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy gibi pek çok gözlemci, Trump'ın Kasım ayındaki ara seçimlerden sonra yıkıcı dış politikasına daha fazla odaklanacağını, daha ileri ve hızlı gitmeye çalışacağını bekliyor." dedi.

İngiliz The Guardian gazetesi yazarı Patrick Wintour, ABD Başkanı Donald Trump’ın öngörülemez dış politikası karşısında orta ölçekli güçlerin ve Washington’un geleneksel müttefiklerinin yeni güvenlik arayışlarına girdiğini vurgulayan bir makale kaleme aldı. Analize göre, ABD’nin taahhütlerindeki istikrarsızlıktan çekinen ülkeler, kendi aralarında “eşik altı yeni bir uluslararası düzen” inşa ediyor.

Wintour, Trump’ın olası bir ara seçim yenilgisi sonrası iç politikada hareket alanı daralsa bile dış politikada daha agresifleşeceğini belirterek şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve eski İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy gibi pek çok gözlemci, Trump’ın Kasım ayındaki ara seçimlerden sonra yıkıcı dış politikasına daha fazla odaklanacağını, daha ileri ve hızlı gitmeye çalışacağını bekliyor.”

İttifak İlişkileri Değişiyor

Bu durumun küresel bir savrulma yarattığını ifade eden Wintour, dünya genelinde devletlerin diplomatik, askeri ve ticari ittifaklar ağı kurduğunu belirtiyor. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi Direktörü Mark Leonard’ın geleneksel müttefiklerin değişen vizyonuna dair açıklamaları şöyle alıntılanıyor:

“Dünya, ‘Sisteme nasıl dâhil oluruz ve her şeyi ABD’nin büyük stratejisiyle nasıl uyumlu hale getiririz?’ anlayışından, ‘Eğer Amerika olmazsa tedbirimizi nasıl alırız ve kendimizi savunmayı nasıl garanti altına alırız?’ hedefine geçiş yapıyor.”

Makalede, ABD’nin yer almadığı BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) gibi yapıların giderek güçlendiğine dikkat çekiliyor. Hintli yorumcu Navroop Singh’in BRICS’in yeni ekonomik hedefini açıkladığı sözleri şöyle aktarılıyor:

“Operasyonel strateji doları bir gecede ortadan kaldırmak değildir. Aksine özellikle petrol, gaz, tarım ve kritik mineraller gibi stratejik emtialardaki ikili ticaretin, ABD’nin sınır ötesi denetimine takılmadan akabileceği, dolara dayalı olmayan paralel bir kanal inşa etmektir.”

Orta Doğu Güvenlik Mimarisinde Sarsıntı

Orta Doğu’daki güvenlik mimarisinin de sarsıldığını vurgulayan yazar, 7 Ağustos’ta Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalandığı belirtilen “Mekke Anlaşması”na atıfta bulunarak bunun ABD askeri şemsiyesine bağımlılığı sona erdirmeyi amaçladığını düşünüyor. ABD merkezli Quincy Enstitüsü’nden Trita Parsi’nin bölgedeki hayal kırıklığını ifadelendirdiği sözleri alıntılanıyor:

“Eğer şu an bir Körfez İşbirliği Konseyi ülkesindeyseniz muazzam bir kırılganlık hissediyor olmalısınız. Tüm yumurtalarınızı ABD güvenlik sepetine koydunuz ancak caydırıcı olması beklenen ABD üslerinin tüm altyapısı bir caydırıcı değil, bir mıknatıs haline geldi.”

Körfez ülkelerinin artık yalnızca Washington’a güvenemeyeceğini belirten Wintour, Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari’nin şu tespitine yer veriyor:

“Körfez ülkeleri güvenliklerini sağlamak için yalnızca ABD’ye ve diğer uluslararası ittifaklara bel bağlayamaz. Güvenlik alanında kendi kendine yetebilmek, ilerlemenin tek yoludur.”

Asya Da Tedirgin

Asya’da ise Trump’ın Güney Kore ile askeri tatbikatları maliyet ve Kuzey Kore ile ilişkileri geliştirme gerekçeleriyle aniden küçültmesinin yarattığı tedirginliğe değiniliyor. Yazar, bu boşluğun bölgedeki etkisini şu sözlerle açıklıyor:

“Bu gerilimler, Şi Cinping’e Çin’i Güney Kore ve Asya’ya en güvenilir müttefik olarak sunması için altın bir fırsat verdi.”

Wintour, eski düzenin yeniden kurulabileceğine inanan iyimserlerin varlığına rağmen, küresel çapta temel bir kırılma yaşandığına dikkat çekerek yazısını şu tespitlerle noktalıyor:

“Bir kez şoka uğrayan, bir sonrakinde daha temkinli olur. Bu nedenle eski Transatlantik düzen geri gelmeyecek. Hatta şimdiden daha az öngörülebilir ve daha parçalı yeni bir düzen şekillenmeye başladı.”

 

İslami Analiz