Suriye Resmi Haber Ajansı’na göre görüşme, son İsrail saldırılarının ve Suriye’nin güneyinde tırmanan gerilimin ardından, gerginliği azaltma ve bölgede istikrarı sağlama çabaları kapsamında gerçekleşti. Ancak bu durum, müzakerelerin fizibilitesi ve stratejik boyutları hakkında farklı değerlendirmeleri beraberinde getirdi.
Bu temaslar; İsrail’in, Beşar Esad rejiminin düşüşünün ardından tampon bölgede yeni mevziler işgal ederek Suriye topraklarına yönelik askeri müdahalelerini sürdürdüğü, Suriye içindeki hedeflere yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdığı ve Suriye’nin güneyindeki askeri durumun yeniden düzenlenmesine ilişkin güvenlik şartlarını sıkça dile getirdiği bir dönemde gerçekleşiyor.
Görüşmeye Yönelik Eleştiriler
Muhyiddin El-Laziqani: İşgalci güçle müzakerelere bel bağlanmasını eleştirerek İsrail’in “baskı altında kaldığı her an zaman kazandığını”, bir anlaşmayı ancak daha sonra bozup yeni bir müzakere süreci açmak için uyguladığını belirtti ve Madrid ile Oslo deneyimlerini örnek gösterdi.
Marko El-Alebi: Sürecin kamuoyundan uzak yürütülmesini eleştirdi. Güç dengesizliği ortamında zaman kazanmanın siyasi bir araç olabileceğini ancak bunun halkın güveni pahasına veya halkı kararlardan uzak tutarak yapılmaması gerektiğini vurguladı. Suriye’nin zayıflığını ancak “arkasında duran, kendisine güvenen ve neyi neden yaptığını bilen bir halkın” telafi edebileceğini belirtti.
Yaser Ez-Zuatire: Üst düzey yetkililerle yapılan doğrudan görüşmeleri bir tür “normalleşme” olarak niteledi ve temasların gerekirse aracılar üzerinden yürütülmesi gerektiğini savundu. İsrail’in Esad rejiminin düşüşünden sonra yaklaşık 235 kilometrekarelik Suriye toprağını işgal ettiğine dikkat çekerek, bu alanlardan çekilmeyi öngörmeyen hiçbir mutabakatın kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Muhammed Saleh Sidqiyan: Bir Dışişleri Bakanının Mossad Başkanı ile görüşmesinin anlamını sorgulayarak, Suriye İstihbarat Başkanı’nın İsrailli mevkidaşıyla görüşmesinin güvenlik konularıyla daha uyumlu olacağını belirtti. Suriye’nin ucuza İsrail’e devredilip devredilmediğini sordu.
Fayez Abu Shamala: Al-Sheybani’ye doğrudan tepki göstererek, “İnsanlığın en büyük düşmanıyla, İsrail Mossad Başkanı ile görüşürken insani duygularınız neydi?” sorusunu yöneltti.
Rami En-Natur: Görüşmeyi “normalleşme” olarak tanımladı. İsrail tarafında Dışişleri Bakanlığı yetkilisi yerine Mossad Başkanı’nın seçilmesinin, İsrail’in Suriye’yi sadece bir “güvenlik dosyası” olarak gördüğünü kanıtladığını ve bu temasların yeni bir çatışmayı önlemeyeceğini savundu.
Şam yönetimi güneyde güvenlik düzenlemelerini sağlamlaştırmaya ve İsrail saldırılarını durdurmaya çalışırken; İsrail ise Suriye ile olan güvenlik ve siyasi ilişkilerin biçimini kendi şartlarına göre şekillendirmeye çalışıyor. Bu durum, iki taraf arasındaki her türlü teması kamuoyunun yakın takibine alıyor.
https://qudsn.co
