يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُٓوا اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهٖ وَالْكِتَابِ الَّذٖي نَزَّلَ عَلٰى رَسُولِهٖ وَالْكِتَابِ الَّـذٖٓي اَنْزَلَ مِنْ قَبْلُؕ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِهٖ وَكُتُبِهٖ وَرُسُلِهٖ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالاً بَعٖيداً
Ey iman edenler! Allahʼa, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allahʼı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur. (4/136)
Sahabe “ey iman edenler” hitabını duyduğu zaman acaba gelen bu vahiy Rabbimizin hangi emri ya da nehyini duyuracak diye kulak kesilirmiş. Bugün içimizde bu hitaba aynı duyarlılıkla yaklaşan müminlerin varlığı kaçınılmazdır. Ancak bu ayetteki hitabın devamını ilk okuduğumuzda hemen fark edebildik mi acaba buradaki çarpıcı emri?! Kendi adıma cevap olumsuz. Nice zaman sonra farkettim ki burada zaten iman edenlere iman etmelerini emrediyor Rabbimiz, hem de tavsiye ya da nasihat kabilinden değil tam olarak emrediyor. Üzerine epeyce yorum, tefsir söylenmiş, yazılmıştır elbet ancak ben bu fasılda bende hissettirdiklerini naçizane ifade etmek istiyorum.
Hucurat Suresi’nde de benzer bir biçimde iman ettiklerini beyan eden bedevilere “Hayır iman etmediniz lakin teslim olduk deyin, henüz iman kalplerinize girmedi” diyerek imanın kelime-i şehadeti söylemekle olup biten bir durum değil canlı, dinamik ve aktif olarak devam eden bir süreç olduğunu düşündürüyor. Dolayısıyla bir kere imana ulaşmak, bunu ikrar etmek yeterli değil. Başka ayetlerde de artması ve azalmasından bahsedilen iman mefhumu temeli teslimiyet üzerine kurulan bir bina ise bu binanın da tıpkı diğer binalar gibi sürekli bakımının, tamir ve tadilatının düzenli olarak yapılması, paslanmaya karşı önlemlerin alınması gerekmektedir. Yoksa çürüye çürüye bir gün yıkılması kaçınılmazdır.
Bu ayetin siyak ve sibakına göre ve Kur’an’ın bütün mesajlarıyla birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek hususlardan bazılarına değinelim.
Yarım yamalak değil hakkıyla iman edin, tam bir teslimiyet gösterin ve imanınızı kemale erdirmenin yollarını arayın.
İmanınızda pazarlığa girişmeyi aklınızdan bile geçirmeyin. Bunu da amellerinizle, sözlerinizle ve tüm yaşam biçiminizi O’nun razı olduğu şekilde düzenleyerek gösterin. Bu seferlik böyle olsun, diğer seferinde O’nun rızasını gözetirim diyerek değil her anınızı bu rızaya uyumlu olarak geçirin.
Mülk tümüyle Allah’a ait olduğuna göre kayıtsız şartsız tek hakim olduğunun bilincinde olun.
Alışverişten, seyahatinize, cenazelerinizden düğünlerinize, giyim kuşamdan yediklerinize, aileden topluma, bakışlarınızdan/izlediklerinizden dinlediklerinize dek hayatın her alanında tevhidi hakim kılın.
İman güvenmek demektir, emin olmak demektir. Ey iman edenler, Rabbinize güveninizden emin olun!
