Bursa’da ‘Gençlere Yol Haritası’ ve ‘Aydın Olma Bilinci’ anlatıldı

M.Önal Mengüşoğlu'nun koordinatörlüğünde, kültür faaliyetlerine devam eden Bursa Kültür A.Ş.'nin 22 Nisan 2015 tarihli konuşmacıları Gülbahar ve Ersin Ertuğrul SATAN çifti idi... "Gençlere Yol Haritası" ve " Aydın/Münevver Olma Sorumluluğu" konularının ele alındığı programın özetini, siz değerli VENHAR okuyucularının istifadelerine sunuyoruz.

M.Önal Mengüşoğlu’nun koordinatörlüğünde, kültür faaliyetlerine devam eden Bursa Kültür A.Ş.’nin   22 Nisan  2015 tarihli konuşmacıları Gülbahar ve Ersin Ertuğrul SATAN çifti idi… “Gençlere Yol Haritası” ve ” Aydın/Münevver Olma Sorumluluğu”  konularının ele alındığı programın özetini, siz değerli VENHAR okuyucularının istifadelerine sunuyoruz.

Programın ilk konuşmacısı Gülbahar Satan idi. “Gençlere Yol Haritası” başlık sunumunda şu sorulara cevap aranmaya çalışıldı.

 
Slogancı gençlik için değil, fikir üreten, özne bir gençlik için yol haritası…

Örneklerle reaksiyoner müslüman ile aksiyoner müslümanın farkına dair ne söylenebilir ?

Kur’an’nın verdiği köşe taşları ile günümüz sorunlarına nasıl fikir üretebiliriz ?

Müslüman olduğunu iddia eden bizler, acaba toplum ve ülke olarak dünyayı değiştirebilecek durumda mıyız yoksa kaosun/yarışın içinde miyiz?

Müslüman olarak amacımız nedir? İktidar olmak mı? Devlet kurmak mı? Zengin olup refah içinde yaşamak mı? Rahat sıcak evlerimizde namaz kılmak mı?

Evet peygamberleri örnek alacağız dedik peki ama Peygamberlerin amacı neydi evvela bunu konuşmalı değil miyiz?

Bitmek bilmeyen ihiyaçlar… Kaosa süreklenen, kaynakların tükenmeye başladığı dünyada ne yapabiliriz ve nereden başlayabilirz? Evimizde, mahallemizde, şehirimizde ne yapabiliriz…

Şu tebliğle konuşmayı sonlandırdı Gülbahar SATAN; fikir üretmeliyiz çünkü dünyanın ve müslümanların hali ortada…

Sloganla, şehâdet çığlıklarıyla dünyada ayakta kalınmaz devrim yapılmaz; devrim fikirle, duruşla olur… Artık bilinç kafalara sığmaz taşar da kendini sokaklara döker… Savunduğun davanın projeleri, mânifestoları dillerde marş olur da milyonları peşinden sürükler… Devlet kendiliğinden zorunlu ortaya çıkar…

————————————-
Ersin Ertuğrul SATAN ise,  “Aydın/Münevver Olma Sorumluluğu” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Ersin Bey’in konuşmasının özetini istifadelerinize sunuyoruz.
“İnsanlık tarihinde fikrî(inanç) ve ahlâkî(amel) raydan çıkışa, ne vakit ki bir tecdidî müdahale olmuş, işte o zaman insan(lık) yeniden özüne dönebilmiştir. Bu tecdid faaliyetinin hammaddesi, itici gücü “vahiy, fıtrat, vicdan ve akleden kalb” iken, öncüleri de “Allah Elçileri” olagelmiştir. Birer insan olan Allah elçileri dünyadan ayrıldıktan sonra, bu tecdidin temsilcileri mesajın muhattablarının tamamı olacaktır elbette. Zîra bu muhattapların her biri “aydınlanmış, nurlanmış münevverlerdir” .”

Ersin Ertuğrul, Münevver/ Aydın kişinin sorumluluklarına değil “Münevver/Aydın olma mükellefiyetine” vurgu yaptı. Bu program başlığıyla da bağlantılı olarak vurgulanan husustu. Bu mükellefiyeti insanlık ve müslüman ve de müminler için ne anlama geldiğini ifade etmeye çalıştı. İnsan için öncelikle yaratılış itibariyle tüm insanlarda mevcut olan “fıtrat ve vicdan” altyapısının aydın olmayı beraberin getirdiğini söyledi. Zira insanın bu misyonla/sorumlulukla varlık sahasına adım attığını ifade etti. Yani hangi dine mensup olursa olsun her insan “vicdani ve fıtratındaki temiz verilerle” bir aydın potansiyeline sahiptir. Müslümanların algısındaysa bu konu “münevver” sıfatıyla daha anlaşılır kılınabilir. İlahi hitabın, insan olmanın getirdiği genel bir “münevver(aydın) olma sorumluluğunu” ayrıca desteklemiş, tahkim etmişti. Herbir müslümanın ve akabinde mümin şahsiyetin “münevver/aydınlanmış” insan olduğunu vahiyle muhattap olması bakımından tahkim etmişti.
Yani çabasıyla ilgili olarak her bir müslüman ve müminin münevver olma potansiyeli olduğunu ifade etti. Herbirimizin öncelikle bunun fevkinde olması gerekliliği vurguladı. Ve sıfatımızı ortaya çıkarmaya çalışmalı olduğumuzun altını çizdi. Belki bundan sonra münevver aydın sorumluluğunun ne gibi pratiklerinin olduğunu konuşabiliriz diyerek sözlerini nihayetlendirdi.
Aydın, toplumun inandıklarını her ne şartta olursa olsun tasdik eden, koruyan değil, hakkı tespit, tasdik ve hatırlatan kimsedir.. o sürüklenen değil YOL GÖSTERİCİDİR…. O, bir münadidir… Aksi takdir de Aydın/Münevver misyonuna vakıf olamayınca kendisini de toplumunu da takdir edemeyen kişi sözde Aydın, aştığı kapının nereye çıktığına dikkat kesilmeyecektir… dolayısıyla toplumla beraber cehennem çukuruna düşebilir…


Konuşmacılar Hakkında                                                                              .,

1984’da Gaziantep ‘te doğan Gülbahar SATAN, ilk, orta ve lise öğretimini Antep’te tamamladı. Halen Anadolu Üniversitesi Felsefe bölümünde okumaktadır. Aynı zamanda Anadolu Üniversitesi’de pedagojik formasyon eğitimi de almaktadır. İki yıla yakın bir süredir makale ve deneme türü üzerinde çalışmaktadır. Son bir yıldır da İktibas Dergisi web sitesinde denemeleri yayımlanmaktadır.

1982’de Bayburt ‘tadoğan Ersin Ertuğrul SATAN, ilk, orta ve liseyi Karamürsel’de bitirdi. Üniversite öğretimini ise Malatya İnönü Üniversitesinde tamamladı.  2000-2005 yıllarında üniversite öğretimi için bulunduğu Malatya’da, vaktiyle mütefekkir Mehmed Said Çekmegil öncülüğünde başlatılan ve vefatından sonra da devam ettirilen “fikir sohbetleriyle” tanıştı.Bu sohbetlerle birlikte düşünce serüveni başladıve İslam’la sahici bir şekildeilgilendi. Daha sonraki dönemlerde makale, deneme ve derlemeleri Nida Dergisi’nde yayımlandı.

________________________________________________________________________

Venhar Haber