Allah Gösteriş Toplumunu Hidayete Erdirmez

يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا لَا تُبْطِلُوا صَدَقَاتِكُمْ بِالْمَنِّ وَالْاَذٰىۙ كَالَّذٖي يُنْفِقُ مَالَهُ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِؕ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌ فَاَصَابَهُ وَابِلٌ فَتَرَكَهُ صَلْداًؕ لَا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِمَّا كَسَبُواؕ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِرٖينَ 

﴿٢٦٤﴾
Ey iman edenler! Allahʼa ve ahiret gününe inanmadığı hâlde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez. (2/264)
Günümüzdeki gösteriş kültürü insanların yediğini, içtiğini, yaşayış biçimini görsel kültür mecralarından sergilemek suretiyle kendisine iğrenç bir alan oluşturmuştur. Aç doyurulan videolar, hayvanlara yardım videoları, kimsesiz çocuklara yardım videoları, depreme yardım videoları vs. Gösteriş kültürü ihtiyaç sahiplerinin yatırım aracı olarak kullanılmasına imkan tanımaktadır. Bu sebeple de birileri deprem sonrası televizyon ekranlarından ‘biz falanca holding şu kadar verdik, filanca holding adına bu kadar bağış yapıyoruz’ edasıyla caka satmaktadırlar.

Sahada da en çok reklam payına kim sahip olur diye birbirini kovalayan siyasetçiler iş adamları görmek toplum adına gelinen vahim durumlardan biridir. Tüm bu çıkar grupları halkla ilişkiler çalışmalarıyla tanıtım aracı olarak kullanacakları bir vakayı bulduklarında leş görmüş sırtlanlar gibi acılar üzerinden prim yapmaya giriştiler. Tabi bunun toplum tabanındaki yansımalarını göz ardı etmek de mümkün değil. Siyasetçilerin lüks araçları önünde ayakkabısız çocukla fotoğraf çektirmesi bir tarafta dururken diğer yandan acıklı müzikle acıklı deprem videoları çekerken insanların eline ekmek tutuşturan duygusal prim peşinde koşan sıradan insanlar da oldukça mide bulandırıcıydı.

Deprem sürecinde hoş olan gerçekten samimi bir şekilde, gösterişe kaçmadan canı yanıp koşturan yardıma giden insanlardı. Sel olup aktı bu yardımlar. Adını hiç duymadığımız, yardım edeni kibre boğmayan, yardım alanı da gücendirmeyen esas yardımlar bunlardı. Bu toplum gösteriş kültürü ile birlikte yardımın lütuf değil de başkasının sende kalan hakkını teslim etmek olduğunu unutuyor. Esas batılılaşma sanırım burada başlıyor.