7 Aralık 2025 - Pazar
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Venhar Özel

Venhar Yorum: Kasım Süleymanî’nin Ölümü ve Müslüman Ahlakı

Amerika’nın yaptığı bu haince eylem karşısında Müslümanların göstermesi gereken tavır ne olmalıdır? Nasıl bir yol izlemeliyiz? Söylemlerimiz nasıl olmalı? İşin doğrusu bakıyoruz da birileri sevinç çığlıkları atıyor. Bir başkası ateşin bol olsun Süleymanî diyor..

Yazar: Venhar Haber
4 Ocak 2020
Kategori: Venhar Özel, Venhar Yorum
0 0
9
Venhar Yorum: Kasım Süleymanî’nin Ölümü ve Müslüman Ahlakı
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Üç Aralık sabah uyandığımızda İranlı General Kasım Süleymanî ile birlikte yedi arkadaşının Amerikalı katiller tarafından öldürüldüğü haberi ajanslara düştü. Öldürülen şahıslardan en yetkilisi herkesin bildiği gibi, İran devletinin (kılıcı) güçlü isimlerinden Kasım Süleymanî idi. Bu yazıda yapmak istediğimiz Süleymanî hakkında geniş bilgi vermekten ziyade olay karşısındaki tutumumuz? Özellikle Suriye’de Süleymanî Rejim yanlısı bir politika izleyip masum sivilleri katletmesi Sünnî dünyada büyük infiale yol açmıştı. Kendisi Şia olan Kasımî özellikle de Türkiye’de tüm nefretleri üzerine çekmişti. Yapılan katliamlar birçok Müslüman’ı olduğu gibi bizi de rahatsız etti ve İran’a karşı birçok olumsuz cümleler kurduk. Bundan dolayı yapılan eleştirileri de kınamıyoruz. Ancak Ortadoğu’da gelinen noktada siyasi denklemler o kadar hassas ki, özellikle İslam alemi hangi safta duracağını dahi şaşırmış durumda.

Amerika’nın yaptığı bu haince eylem karşısında Müslümanların göstermesi gereken tavır ne olmalıdır? Nasıl bir yol izlemeliyiz? Söylemlerimiz nasıl olmalı? İşin doğrusu bakıyoruz da birileri sevinç çığlıkları atıyor. Bir başkası ateşin bol olsun Süleymanî diyor. Daha başkaları neredeyse zil takıp oynayacak. Acaba Kasımî sünnî mezheplerden birisinin mensubu olsaydı aynı hakaretlere uğrar mıydı? Sorulması gereken o kadar çok soru var ki. Amerika’nın ve beraber iş tuttuğumuz Rusya’nın öldürdüğü insan sayısının kayıtlarını tutan var mı? Zulüm nereden gelirse gelsin zulümdür, bunun bilincindeyiz ama Amerikalı katillerin bizim topraklarımızda bir Müslüman’ı değil, bu toprakların bir bitkisini dahi katletmesine asla sevinemeyiz. Eğer seviniyorsak aklımızda bir sorun var demektir. Lütfen kendimizi ve inandığımız değerleri yeniden gözden geçirelim. İnananların kardeş olduğunu söyleyen bir dinin mensuplarıyız. Ayrıştıran değil birleştiren tarafta olmak zorundayız.

Sosyal medyada olup bitenler karşısında şaşkına dönmüş durumdayız. Yazılıp çizilenler karşısında insanın dili tutuluyor. Bakıyoruz aklına fikrine az da olsa itibar edilen tipler ulus devlet refleksiyle ne yapacağını şaşırmış durumda. İnsan kendisine sormadan edemiyor Müslüman ahlakı bu mu? Halbuki Aynı öfkeyi, kini ve nefreti emperyalistlere göstermemiz gerekmez mi? Bugün hangi gurup, kişi veya devlet hata yapmıyor ki İran veya Kasım Süleymanî hata yapmamış olsun. Olabilir ki dünyanın en kötü adamıdır Süleymanî. Ama bizim yapmamız gereken ona küfretmek değil. Orta doğuyu bu hale getiren tek suçlu Süleymanî’de değil. Irak’ın işgali sırasında Bağdat’ta Saddam’ı devirmeye gelen Amerika’ya teşekkür eden halk sevinç gösterileri yapmıştı, bugün de yine sokaklarda halay çektiler. Biz müminlere yakışan tavır cahil halkın sokaklarda halay çekmesi gibi halay çekmek değil. Vakar sahibi bir mümin bunu yapmaz yapamaz. Süleymanî yaptıklarının hesabını Allah’a verecek, cennete veya cehenneme sokmak O’na ait. Bizim yapmamız gereken itidalli olup Emperyalist Kâfirlerin topraklarımızdan def olup gitmeleri için projeler geliştirmektir.

Venhar

Çok Yorumlanan 9

  1. lbrahim musa says:
    6 sene önce

    Ne yani bir münafığı bir kafir öldürdü diye sevinmiyelim mi? Allah kafirleri de münafıkları da birbirlerine kırdırsın inşallah

    Cevapla
  2. ihsan Gün says:
    6 sene önce

    Aynı kıbleye dönüp ibadetini yapan insanlar mezhep kutsal batağına saplanıp birbirinden nefret eder hale geldi. İrana dini siyasi ve hatta ahlaki bir çok konuda eleştiri yapma hakkına her insan sahip lakin hısım olunamıyorsa hasım hiç olunmasın. Yahudi ve Hristiyan teröristler tamda bunu istiyorlar.

    Cevapla
  3. Izzet says:
    6 sene önce

    Genelde yazılarınızı beğenirim fakat bu yorumlarınıza katılmıyorum. Kasım, Esad ve Rusyayla iş tutan, mazlumlara zulmeden, cahiliyye emelleri taşıyan bir kasaptı. Onu bir Suriyeli direnişçi öldürseydi de tavrımız aynı olacaktı, acaba sizinki de aynı olacak mıydı? Sırf Abd eliyle öldürüldü diye mi kurtulduğumuza sevinmemeliyiz? Bence bunu bir daha düşünün. Ayrıştıran olmayalım ama kırmızı çizgilerimiz ne olacak, bu bizden çok Kasım ve Kasımvari hareket edenler için söylenilmesi gereken bir tembih değil midir? Ayrıca mezhep tassubuyla farsçılığı da katarak hareket edenler ortadayken, örneğin sünni Saddam’ı hatta Sisi’yi de eleştiri yağmuruna tutmasını bilenlere mezhep üzerinden soru sormanız abesle iştigaldir. Bu sorunun muhatabı mezhebi uğruna gözü dönmüş ve bu uğurda hiçbir ilke tanımayan Tahrandır.

    Amerika İrana saldırıp Rusyanın Suriyede yaptığını yapsa elbette bunu kabul etmez ve kıble ehli olarak düşündüklerimizin yanında olurduk.

    Cevapla
  4. Muradi says:
    6 sene önce

    Bir zalim başka bir zalimi öldürdü diye sevinebilmek için en azından zulmün bitmiş olması gerekir. Halbuki çoğu zaman böyle bir sonuç da ortaya çıkmaz!

    Cevapla
  5. Alican Tutumlu says:
    6 sene önce

    Değerli kardeşlerim! Gerçekten size soruyorum son paragrafını hangi saiklerle yazdınız? Hiç mi, yazdıklarımızdan sorumlu tutulup Allah’a hesap vereceğiz diye düşünmediniz? Bu mantıkla o zaman Esed’de hata ediyor,Rusya’da, hatta yeryüzünde bulunan tüm müstekbirler hata ediyor. Gözden mi gelelim yani! İran’ın Suriye başta olmak üzere İslam coğrafyasında akıttığı kandan ABD ve İsrail’den ne farkı var. Kendinize gelin yahu kendinize. Allah’tan korkun. Kimse burda ABD ve türevlerine methiye dökmüyor ama bir zalimi bir zalimin elinden katledilmesine neden sevinmeyelim. Bununla ilgili ayetleri de mi okuyorsunuz? Ne diyelim size

    Cevapla
    • Venhar Haber says:
      6 sene önce

      Alican Bey! Bizim yazmış olduğumuz yorumu belli ki sağlıklı bir anınızda değil öfkeli bir anınızda okumuşunuz. Yazının her bir satırına ayrı itirazınızın olacağı kesin. Ama yine de yanlış anlamaya mahal vermeyecek ve polemiğe girmeyecek şekilde cevap verecek olursak; Biz Kasım Süleymani’yi övmedik ayrıca ölümüne de alkış tutmadık. Eğer Müslümanların bir meselesi varsa ki bu hesap ne kadar büyük olursa olsun bu hesabı kendi aramızda çözme ahlakımız ve gücümüz olmalıdır. Bir kafirin elinden gerçekleşen ölüm Müslüman olarak bizi sevindirmez. Kaldı ki bizler yazıda asıl noktayı işaret ediyoruz. Esas uğraşımız birinin ölümüne sevinmek değil yeryüzünde Müslümanları zelil düşüren her küfrî harekete karşı Müslümanca bir duruş ve proje üretmeye yaptığımız çağrıdır. Allah’tan elbette korkarız ki sizin de Allah’tan korkmaya ihtiyacınız var. Müslüman coğrafyada mezhep çatışması bataklığına düşecek kadar basiretimizi yitirmeden ayık gezmeye de ihtiyacımız var. Bugün İran politikalarını eleştirenler aynı duyarlılıkta bu ülkenin dış politikalarını da eleştirebiliyorlar mı? Mesela İdlib’te yapılan katliamı Ruslar yapıyor. Stratejik ortaklar kim hadi bilin bakalım! Müslüman coğrafyasında İran suçludur elbette ya Türkiye ve diğerleri masum mu oldu! Bir Kasım Süleymanî ölür bin tanesi geri gelir mesele şunun bunun ölümüne sevinme ya da üzülme meselesi değil. Mesele küfre karşı ve onun oyunlarına karşı ferasetini yitirmemiş onurlu, sağlıklı bir düşünceyle meseleleri irdeleyebilmektir. Bize ne diyeceğinize gelince biz kendimize Müslümanlar diyoruz artık siz de ne derseniz!

      Cevapla
  6. bcelik says:
    6 sene önce

    Doğru bir inancı/fikri yanlış bir örnek üzerinden açıklamaya çalışmak, gayretinizi boşa düşürmüş, fikrinizi sakatlamış görünüyor. Yazınızdan Süleymani ye yapılan atıfları çıkartıp okuduğumuzda ana fikrinize kimse itiraz etmeyecektir zaten. Örneğin ben kendi adıma olan biteni anlamaya çalışırken şu iki soruya cevap veremiyorum. Sizin yorumlarınızı da merak ediyorum.
    1- Bugün Süleymaninin şahsında ortaya konan düşünce ve eylemler; o topraklarda ilk masumun katledildiği gün neden yoktu. Benim için anlaşılması daha da güç olanı bir gün önce milyonla ifade edilen masum katledilmişken eyleme ya da en azından dile gelmeyen tepkiler, neden bir kişinin şahsında bir anda tüm gündemimizi belirleyebilmektedir. Bir gün önceki müslümanlığımız ile o günden sonraki müslümanlığımız arasındaki fark nedir?
    2- Birinciye göre önemsiz olsa da benim için izaha muhtaç bir diğer soru ise her türlü övgüye ya da yergiye uğrayan Süleymani tarih sahnesine çıktığından beri en çok kime savaştı. Onun sorumlusu olduğu bu eylemlerinden en çok işgalciler, emperyalistler mi zarar gördü yoksa o coğrafyada yaşayan “diğerleri” mi?

    Cevapla
  7. Vedat Demiralay says:
    6 sene önce

    Müslümanların malesef ve malesef siyasi bilinçleri çok zayıf,her yaşanan olaya tepkisel ve duygusal olarak yaklaşıyor.Bu duygular ise ya kontrolsüz bir öfke yada sınırsız bir sevinç olarak ortaya çıkıyor.Halbuki biz duygularla değil ilim ile hareket etmekle mükellefiz.Bu ilim ise Kur’an’ın ilkeleri ve Resullerin yol göstericiliğidir.
    Bu sevinç ve öfkelere bazı örnekler verecek olursak mesela ,11 Eylül ikiz kuleler olayını ele alalım ,kulelerin yıkılmasıyla birlikte nasıl ümmet coğrafyasında sevinç çığlıkları atılmıştı ! öyle ya büyük şeytan abd ye enbüyük darbeyi indirmiştik.! daha sonra abd büyük düşman Saddam’ı öldürünce onada sevindik!.Daha sonra Arap Baharı süreci ile birlikte sanki İslamın baharıymış gibi onada sevindik.Süreç içinde bazı diktatörleri alaşağı edilmesine özellikle Kaddafinin öldürülmesinede sevindik.Enson işte Süleymaninin öldürülmesinede sevindik yada üzüldük öfkelendik…Herneyse liste uzar gider. Ve gören gözler olayların hiçte böyle bize gösterildiği gibi olmadığını ,arka plandaki islam coğrafyasındaki hain plan ve projeleri gördü.Ama hala içimizden!birileri aynı körlüğe devam ediyor.
    Hep tepkisellik başka birşey yok biz müslümanlara hiç birşey kazandırmıyor.
    İslam coğrafyalarında meydana gelen her olay böyle.protestolar ,kınamalar,basın açıklamaları….ve zulüm sürgüt devam ediyor.
    Neden? Çünkü müslümanlar kendilerini hiç olumlu yönde değiştirmiyorlar.Aynı basiretsizlik,taassub dolayısıyla siyasi bilinçsizlik devam ediyor.Kur’an ‘ı gereği gibi hikmet boyutu ile okumuyor ,Resullerin yolunu yol edinmiyorlar.Üstüne üstlük,bölgedeki ve dünyadaki gelişen siyasi olayların önünü ve arkasını görecek okumalar yapmıyorlar.Sistemiçi hertürlü savrulmalar bu basiretsizliği tetikleyen en büyük etken olarakta karşımızda durmaktadır.

    Cevapla
  8. cennet says:
    6 sene önce

    Her insanın bu dünyada tek bir görevi vardır, kendisine yüklenen esma-e külleha ile karanlıklardan aydınlığa çıkabileceği yetkinliğe ulaşmak. İçindeki ikilikleri ve çelişkileri yok edeceği yazılım ve kitap kendisindedir. Düşünün dünyada ”biz” diyen hangi topluluğa, batılın karışmadığından emin olunabilir. Kaldı ki doğduğu andan itibaren, hemen kendi yanı başında bulduğundan başka tercihi yoktur ve öyle gider. Bu dünyadan kendi ikilemlerinden kurtulmadan ayrılan, ahirete gittiğinde de hala savaşarak, cennette ben ve biz diyecek bir insana yer yoktur. Bu, insanı yargılama amacıyla söylenmiş değildir, bu dünyadaki amacı zaten herşeye(dünyadaki batıl ve çelişkiler) ve kendine(nefsine) rağmen geldiği yere, kendinden emin olarak, kendine yüklenen kitabın hakkını vererek dönebilmesidir. İnanıyorum diyen sadece atalarına ve şartlanmalara inanır, emin olmak, iman etmek nitelik farklıdır ve sadece kendisi içindir. Bunlara rağmen her insan kendi öznelinde de, kurtulana kadar bu dünyada kendi görevini yerine getirir.

    Cevapla

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • TAZİYE
    4 Aralık 2025
  • Gazze’ye mi, İsrail’e mi Garantör ?
    2 Aralık 2025
  • İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Olsun !
    2 Aralık 2025
  • Garantörlük Safsatası
    21 Kasım 2025
  • Abdurrahman Ateş: Gazze, samimi olanlarla sahtekar olanları birbirinden ayrıştırdı
    18 Kasım 2025
  • Genç Birikim’in Kasım sayısı çıktı
    18 Kasım 2025
  • Cihattan Önce ‘Hicret’ Gerek
    14 Kasım 2025
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

TAZİYE

TAZİYE

4 Aralık 2025
Gazze’ye mi, İsrail’e mi Garantör ?

Gazze’ye mi, İsrail’e mi Garantör ?

2 Aralık 2025
İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Olsun !

İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Olsun !

2 Aralık 2025
Garantörlük Safsatası

Garantörlük Safsatası

21 Kasım 2025

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist