23 Nisan 2026 - Perşembe
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

NİÇİN BİLGİNİN TEK KAYNAĞINA İHTİYAÇ DUYARIZ?

Yazar: Bünyamin ZERAN
29 Temmuz 2018
Kategori: Makaleler
0 0
0
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

İnsanın akidesini oluşturmada bilginin kaynağı sorunu aşılmadan hayatın içinde bir karakter oluşturmanın imkansız olduğunu düşünüyorum. Doğal olarak yeryüzünde var olan her bir karakter kendini inşa eden bir dine/ideolojiye dayanır. Bizim burada ele aldığımız husus müslümanın bilgi kaynağının ne olması gerektiğidir. Allah’ın Bakara suresi 213. ayette belirttiği gibi kitabın gönderiliş amacı insanların ihtilafını çözmek maksatlıdır. İhtilafı çoğaltan değil çözen bir kitap olması nedeni ile müslümanlar arasında bir hakem pozisyonundadır ve son söz ona aittir. Öyleyse bizim esas alacağımız, her şeyi ona arz ettikten sonra inanacağımız ya da reddedeceğimiz bir kaynak olması nedeni ile tek kaynak olmak durumundadır.

Bu kaynağa ters düşmeyecek şekilde ve dinde teşrii yani şeriat belirleme pozisyonu almadan hadisler, alimlerin düşünceleri ve gelenekten istifade edilebilir. Akidede tek kaynağın kabul edilmesi tevhid konusunda tek tip bir insanın yetişmesini de sağlamış olur. Tevhid denilince ne anlaşılması gerekiyorsa kendini vahiyle inşa edenler onu anlamışlar demektir. Öyleyse bunca insan kendini vahiyle inşa ettiği iddiasında iken neden tevhid denilince aynı şeyi anlamıyorlar sorusu herkesin aklına gelecektir kuşkusuz. Haklı bir sorudur. Burada tevhid söyleminde bulunan kimseler gerçekten vahyi tek kaynak olarak almışlar mı yoksa reel politik okumalar, geleneğin etkisi, hadis olduğu söylenilen sözler vb. unsurları da bu kaynağa dahil etmişler midir? Ayrıca bilginin işleniş süreci nasıl gelişmiştir?

Kur’an kuşkusuz bir çok kavramı içinde barındıran bir kitaptır. Kur’an’ı kavramsal olarak iyi anlamak ve kitabı kendi bütünlüğü içinde tanımak esastır. Genelde yapılanlar kitabı parçalara ayırarak insanın kendi düşüncesini kitaba onaylatma çabasıdır. Yani Kur’an tek kaynak olarak kabul edilse dahi bilginin işleniş aşamasında mezhebi, cemaatsel ve politik okumalar yapıldığından yine istenilen hasıl olmamaktadır. Her insan içinde doğduğu gelenekten koparak bir okuma yapamamaktadır. Geleneğimizden mutlaka parçalar taşırız hayatımıza. Ne var ki Kur’an ilk nesile yeni bir gelenek inşa ettirmiştir. Biz buradan hareketle yüzde yüz Kur’an’ı merkeze alarak geleneğimizi sorgulayıp atılması gerekenler varsa çok cesur bir şekilde atarak, tartışmamız gereken yanlar varsa çok cesurca tartışarak yeni bir gelenek inşa etmeliyiz. Bu inşa süreci manayı merkeze almaktan çok maksadı hasıl etmek üzere olmalıdır. Yani Kur’an düşmana karşı besili atlar hazırlamamızı emrederken nasıl ki bu ayeti yirmi birinci yüzyılda at yetiştirmek olarak anlamıyor düşmana karşı onları caydıracak bir gücü elimizde bulundurmayı anlıyorsak diğer ayetleri de maksadına uygun anlamamız gerekiyor.

Bilginin kaynağı sorununun çözülmesi insanın ontolojik değerini de belirler. İslam’a göre insan yaratılmadan önce mahiyeti belirlenmiştir. Varoluşçu felsefeye göre ise insan yaratıldıktan sonra zaman içinde kendi mahiyetini belirler. Kendine göre iyi/kötü, güzel/çirkin tanımlaması yaparak hayatını onun üzerine inşa eder ve doğru olan da budur der. Adem’in halife tayin edileceği bilgisi Adem’in yaratılışından önce meleklere arz edilmiştir. Allah Âdem’e vahyederek eşyanın mahiyetini öğreterek hayatın bir nevi kullanma kılavuzunu ona vermiştir. İnsanoğlu aldığı bu sorumluluğu vahiyden öğrenmiştir. Öyleyse yaşamının maksadını vahiy belirlemekte ve Allah’ın insana öğrettiği vahiyle hayatını inşa etmek durumundadır. Artık bizim için iyi/kötü, güzel/çirkin, tevhid/şirk, alim/tağut, mümin/kafir, helal/haram vs. tüm tanımlamalar vahiy merkezli olmak zorundadır. Kendi mahiyetini vahiyden alan bir insanın gelenekçi, mezhepçi, tasavvufçu, demokrat, laik, seküler, modernist olma ihtimali olmaz. Çünkü vahiy insanı mümin, müslim olarak tanımlamıştır. Eğer bu tanımlamayı vahyin dışında başka vahiyler kabul ederek yapacak olursak tarihte ve şimdilerde olduğu gibi mümin/kafir arasında hiç bir sınır bırakmayarak her şeyi meşru ve herkesi mümin olarak görme sapkınlığına düşeriz.

İslam inancının merkezini oluşturan tevhid akidesinde sana göre tevhid böyle bana göre ise böyledir anlayışı asla kabul edilemez. O senin dindeki yorumun bu da benim yorumum cümlesi asla kendine zemin bulamaz. Çünkü tevhid akidesinin sınırları çok net biçimde çizilmiştir. İnsanı terbiye eden Rab olmalıdır ve onun üzerinde tek kanun koyucu Allah olmalıdır ve insan kul olduğunun sürekli olarak farkında olmalıdır. Böylelikle herkes haddini ve yerini bilmelidir. Kur’an tek kaynak olarak kabul edildiğinde reel politik okumalar her ne kadar kendini çağı anlama iddiasıyla bir yere koysa da vahiy onun üstünde bir makama kurulur ve çağa da çağın insanına da buyruklarını sıralar.

Kur’an, insanın yaratılış aşamasından itibaren onu bir ilimle inşa eden, ona yaratılış maksadını öğreten ve bunları hangi aşamalardan geçerek yapacağını aşama aşama gösteren bir kitaptır. Vahiy hayatın içinde asla bir boşluk bırakmamıştır. Var olan tüm boşlukları doldurarak insanın mazeret üretme ihtimalini sonlandırmıştır. Mesela vahiy için her şey ya siyahtır ya da beyaz. Arada gri tonlar barındırmaz. Vahiy çok net tanımlar yapar nihai sonuç olarak bir kimse ya kafirdir ya da mümindir. Ya cennetle mükafatlandırılır ya da cehennemle cezalandırılır. Olması gereken de budur. Çünkü vahiy iman eden bir insanı inşa etmek ister, onun için gerekli tüm doneleri insana vermiştir. Vahyin insan tarafından yaşanabileceğini ona göstermek için usvetün hasene (güzel örnek) olarak resulleri insanların içinden göndermiştir. İnsan kendisine verilen onca bilgiler ve yol göstericilere rağmen eğer inkarda diretiyorsa cezayı hak etmiş demektir. Vahiy kaypak insan inşa etmez ama vahyin dışındaki şeylerle inşa olunmaya kalkışılırsa her ne yaparsan yap nasılsa cennetliksin anlayışı insanı bukalemun yapar. Sınırlar kaybolur, doğru ile yanlış, hak ile batıl birbiri içine girer.

İnsan yaşamını hangi inanç esası üzerine kuruyorsa o inancın belirleyicisi olan kitaba göre hayatını dizayn eder. İslam inancı Kur’an üzerine inşa olunur ve akideyi belirleyen tek kaynak odur. Onun için Allah kendisine kulluk yapılırken bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi Allah’ı zikredin, onun öğrettiği gibi ondan sakının gibi ayetleri vahyeder. Öyleyse O’nu nasıl anmamız gerektiğinden tutun da, nasıl sakınmamız gerektiğine kadar tek kaynağa ihtiyaç hissetmekteyiz. Varoluşumuzu anlamamız, kendimizi varoluşumuza uygun dizayn etmemiz ve bize emredileni nasıl/hangi aşamalardan geçerek yaşayacağımızı bilmemiz ancak tüm insanlığa gönderilen tek kaynağı okuyup anlama gayretimizle mümkündür. Bu aynı zamanda cem olmamız, ümmet olmamız için de en zorunlu koşuldur. Aksi takdirde yeryüzünde parçalara bölünmüş bir topluluk olarak yaşamamız ve birbiriyle sürekli çatışan kimseler olmamız mukadder olur.

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Amerika ve İsrail Dost, İran Düşman Öyle mi?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu
    4 Temmuz 2025
  • Yine Yeniden ve Hep Bir Umutla Yaşamak
    19 Mayıs 2025
  • Yaşamak Yüklü Kelimeler
    15 Nisan 2025
  • Mehmet Kantar’ın Ardından Rahmetle
    27 Mart 2025
  • Ya Eyyühel Müzzemmil
    23 Nisan 2024
  • Sahip Çıkılası Kelimelere Tutunulmalı
    14 Mart 2024
  • Ben Filistinim
    18 Kasım 2023
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026
İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

8 Nisan 2026
İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist