15 Aralık 2025 - Pazartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

MODERNİTENİN TARİHSELLİK KURGUSUYLA İLERİCİLİK ANLAYIŞI

Yazar: Bünyamin ZERAN
29 Temmuz 2018
Kategori: Makaleler
0 0
0
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Modern hayat insanın tüm algılarıyla oynamaktadır. Eski olan ne varsa tarihin gerisinde bırakmış yeniyi yeni bir dille inşa sürecine girmiştir. Yeni olan söylevin içinde ilerlemecilik/aydınlanma fikri esas olarak belirlenmiş ve içerik tamamen dünyevi olana hasredilmiştir. Metafizik anlayışı ötelenmiş aklın sınırları içinde yeni bir din algısı geliştirilmiştir. Dolayısıyla sanayi devriminden bu yana modernite kendi diliyle toplumları inşa ederek yepyeni bir toplumun oluşmasına sebep olmuştur. Modernitenin tehlikesini fark edip ona karşı savaş açmış olanlar dahi modernitenin dili ile eleştiri yaptıklarından modernitenin sınırları içine hapsedilmiştir. Toplumlar kendi inanç yapıları içinde dili geliştiremedikleri sürece modernitenin tutsağı olarak savaşı kaybetmeye mahkumdurlar.

Aydınlanma düşüncesi insanı tarihsel bir varlık olarak kabul ettiğinden insanı yeniden kurgulamakta zorluk çekmemiştir. Eğer insan tarihselse, her şey, bütün değerler ve bütün hedeflerde tarihsel olacaktır. Doğal olarak insan inandığı değerleri, yaşam biçimini yeni tarih anlayışının içine taşıyamayacaktır. Böylelikle tek tip bir toplum oluşturma yönünde tarih belirleyici bir özne olacaktır. İnsan Abdurrahman Arslan’ın tabiriyle cennetten tarihe düşmüş olacaktır. Böylelikle cennetten tarihe düşen insan, yaşadığı tarihi cennete çevirmenin hesabını yapacaktır. Yeni cennet anlayışı kuşkusuz dünyaya dönük bir algıyı beraberinde getirdiğinden kullanılan dil doğal bir şekilde seküler alana kayacak ve dünyevileşmeye doğru bir yürüyüş olacaktır.

İlerleme fikri toplumlarca kabul gördüğü anda insanlık modernitenin ağına düşmüş oluyordu. Çünkü ilerleme fikri tamamen tarihselci bir anlayış üzerine inşa edilmekteydi. Eski olan ne varsa kendi tarihinde kalmıştı ve atılmaya mahkumdu. Dolayısıyla ilerleme fikrinin çerçevesini çizen şey tamamen akıldı ve bu akıl gaybı reddetme üzerine kuruluydu. Tanrıyı ameliyat masasına yatırmayınca ona inanmayacağını söyleyen Chandel’in kabul ettiği bir aklın ürünüydü. İlerleme fikri doğal olarak seküler bir zihniyetin inşa ettiği şeydi. Cenneti dünyaya taşıma isteğinden ibaretti. Bu istek hayatın içerisinde kullanılan ne kadar kavram varsa hepsini yeniden şekillendirecek ve kendi kavramlarıyla yepyeni bir toplum ve yepyeni bir nesil inşa edecekti.

Bu yeni toplum modeli farklılığa müsaade etmemektedir. Kendi tarih anlayışı, kendi ilerleme fikri karşısındaki tüm düşüncelere savaş açmaktadır. İlerleme fikri özellikle ekonomik alanda somutlaşmıştır. Ekonomik anlamda ilerleme fikri tüm tüketim ve paylaşım alışkanlıklarını da kökten yıkarak kendi önerdikleri yaşam biçimini yerine ikame etmişlerdir. Dünya nüfusunun büyük bir bölümünün açlık sınırının altında yaşaması, Ortadoğu’nun ve Afrika’nın altın, bor, petrol ve uranyum kaynakları için işgali bu ilerleme fikrinin doğurduğu neticelerdir. Bu ilerleme fikriyle birlikte giyim/kuşam, ibadetler hepsi yeniçağın anlayışına göre dizayn edilmiştir. Başörtüsü utanılacak, hatta kadının fıtratına aykırı gelen bir giyim olarak tarihsel bir döneme özgülenecek böylelikle yeni tarihin içinde kıymetsiz ve terk edilmesi gereken bir inanç biçimi olarak kalacaktır. Yahut da bugünün tarihsel ifadesiyle modaya dönüşecek ve hiçbir inancı temsil etmeden içi boşaltılmış, kadının zarafetini, cinselliğini vurgulayan bir forma sokularak yeni tarih anlayışı içinde sahiplenilebilecektir.

Kalkınma, refah gibi konular işlenirken israf kavramı anlamını yitirecek ve rızık için çalışmak daha çok biriktirmek ve konfor içinde yaşamak formuna dönüşecektir. Küffarla mücadele edebilmek ancak ekonomik alanda güçlü olmayla mümkündür şeklinde okunarak aydınlanma düşüncesinin tuzağına düşülecektir. İslam bu zihniyetin gayretleriyle otorite olsa dahi sonuç olarak moderniteye ait yaşam biçimini yüceltmiş olacaktır. İran örneği, Pakistan örneği bunlardan yalnızca bir kaçıdır. Çünkü modernite ulusçu anlayışı tetiklemektedir ve modern değerlerle toplumu inşa sürecine gitmektedir.

İlerleme fikriyle birlikte referans kaynağı değişmiştir. Din referans kaynağı olmaktan çıkmış yerini bilim almıştır. Böyle olunca dine vurgu yapmak, Kur’an ve Sünnetten referans almak gericilik mesabesinde görülmüştür. İslam dünyası neden geri kaldı sorusu her ne kadar İslami bir format içerse de geri kalmışlık fikri modernitenin ilerleme fikrine münhasır sorulduğu için moderniteye teslim olmuş bir zihnin ürünüdür. Böylelikle İslam’ın değişmez nasları da bu soru karşısında değişir hale getirilmiştir. Medeniyeti modern biçimde yorumlayan bir zihnin ürettiği bu sorular aydınlanmanın ideallerini benimsemiş, içselleştirmiş ve onu hedef haline getirmiştir.

Günümüz toplumsal gerçekliğinin ilerleme ilkesi etrafında inşa edilmesi kaçınılmaz olarak göreceliliği beraberinde getirmiştir. Doğrunun doğru, adaletin adalet olmasından ayrışması demektir. Kavramların transferi gerçekleşmiş durumdadır. Kutsal olan ne varsa çağın anlayışına göre değiştirilebilir bir niteliğe dönüşmüştür. Kavramlar sekülerleştirilerek modernitenin kendi şartları içinde dönüştürülmüştür. Artık Kur’an’ın anlaşılmasını dahi görecelik üzerinden okuyan bir zihniyet inşa edilmiştir. Kur’an’ı entelektüel bir zihinle okuyanlar Kur’an ile kurdukları ilişkide özne- nesne bunalımından kurtulmasına imkan vermemektedir. Entelektüel zihin ulema gibi Kur’an’ı bir yaşam biçimi ve hakikatin kendisi olarak algılamayıp hakikati yeniden yorumlayarak anlamı modern tarzda yeniden kurgulamak ve anlam transferi yapmak istemektedir. Bu tarihselci zihnin yaptığı şey değişmez nasları tarihi bir müzede eskilerin kalıntıları gibi sergilemesine benzer.

Aydınlanma hayatın gayesini Allah’a kulluk ve nefsi şeytanın desiselerinden korumak gayesinden çıkarmış tabiat ve varlık alemine karşı insanı özgürleştirici bir savaşın müdavimi yapmıştır. Aydınlanma bilgiyi yalnızca insanın bu dünyada işine yarayacak şeylere hasretmiştir. Onun içindir ki bugün İslam’dan kültürel, iktisadi, toplumsal ve sosyal bir teori istemektedir. Çünkü moderniteye göre ideal bir toplum bunlar olmadan olmaz.

İslam, Adem’in cennet gibi bir hayattan düşüşünü yine vahiyle yükseltme gayreti içinde olan bir dindir. Vahiy hem sıratı müstakiyme davet eder hem de bu yolun bilgisini verir. Bu da yetmez beraberinde bu bilginin nasıl hayata aktarılacağına dair resuller gönderir. Aydınlanma ise Adem’in cennetten düşüşünü doğru anlamlandıramadığı için seküler aklın çizdiği bilgiyle yüceltmeye çalışır. Böylelikle insanlık daha da karanlığa gömülmüş olur. İslam için değişim bir amaca dönüktür ve anlam yüklüdür ve her değişim kendi hakikat sınırları dışına taşmadan, anlam kaybına uğramadan olur. Yani değişim tevhid eksenine halel getirmeden olur. Adaletten bağımsız bir değişim söz konusu olamaz. Aksi takdirde insan kokuşur.

Modernitenin ilerleme anlayışı ile İslam’ın naslara bağlı kalarak hayatı inşa etme çabası Müslümanın zihninde yeniden şekil almak zorundadır. Vahyin hakikatleri parçalanmadan bir bütün olarak değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Modernite şirk mantığı içinde her şeyi parçalayarak izafileştirmekte ve geriye ders çıkarabileceğimiz bir tecrübeyi bırakmamaktadır. Çünkü her şey kendi tarihsel dönemi içinde parçalara ayrılmış durumdadır. Bugün için bize bir ders verecek durumda değildir.

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu
    4 Temmuz 2025
  • Yine Yeniden ve Hep Bir Umutla Yaşamak
    19 Mayıs 2025
  • Yaşamak Yüklü Kelimeler
    15 Nisan 2025
  • Mehmet Kantar’ın Ardından Rahmetle
    27 Mart 2025
  • Ya Eyyühel Müzzemmil
    23 Nisan 2024
  • Sahip Çıkılası Kelimelere Tutunulmalı
    14 Mart 2024
  • Ben Filistinim
    18 Kasım 2023
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

TAZİYE

TAZİYE

4 Aralık 2025
Gazze’ye mi, İsrail’e mi Garantör ?

Gazze’ye mi, İsrail’e mi Garantör ?

2 Aralık 2025
İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Olsun !

İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Olsun !

2 Aralık 2025
Garantörlük Safsatası

Garantörlük Safsatası

21 Kasım 2025

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist