19 Nisan 2026 - Pazar
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

LÂ DEMEK VE FAKAT İLLALLAH DİYEMEMEK!

Yazar: Şükrü HÜSEYİNOĞLU
7 Ağustos 2018
Kategori: Makaleler
0 0
0
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

 Hepimizin bildiği temel bir gerçektir ki İslam’ın giriş kapısı kelime-i tevhid şiarı ve bu şiar üzerine bina edilen akidedir. Bu şiarın ilk kısmı (Lâ ilahe) İslam’ın dışında var olan tüm dünya görüşü/hayat nizamı kapılarından çıkışı, ikinci kısmı (İlla Allah) ise İslam kapısından girişi ifade etmektedir. Bu şekilde iki kısımdan oluşan kelime-i tevhid, bütüncül bir dünya görüşü ve hayat nizamıdır.

Nitekim geçtiğimiz asırdaki İslami uyanış sürecinde, kelime-i tevhidin bu niteliğinin (bütüncül bir dünya görüşü ve hayat nizamı oluşunun) yeniden idrak edilerek güncel karşılıklarıyla ortaya konulmasının büyük payı olmuştur. Merhum Mevdudi’nin “Kur’an’a Göre Dört Terim” adlı kitabının bu konudaki katkısı bilinmektedir.

Kelime-i tevhidin toplumda yaygın olarak “Allah’tan başka yaratıcı/tanrı yoktur” şeklinde algılandığı Türkiye’de 60 yılların sonuna doğru “Dört Terim” ve merhum Seyyid Kutub’un “Yoldaki İşaretler” gibi, ilah kavramı ve dolayısıyla kelime-i tevhidin Kur’ani anlamı ve güncel karşılıklarını izah eden eserlerin tercüme edilmesinin etkilerini dönemin tanıkları ifade etmektedir.

Söz konusu ve benzeri eserlerin de etkisi ve İslami uyanış çabalarıyla Türkiye’de kelime-i tevhidin asli/Kur’ani anlamıyla kavranması yolunda önemli mesafeler alınmış olsa da, “Lâ’sız İslam anlayışları” şeklinde ifade ettiğimiz, kelime-i tevhidin asli anlamını kavramaktan ve onu bütüncül bir dünya görüşü ve hayat nizamı olarak savunmaktan uzak olan geniş bir dindar camianın varlığı söz konusudur.
Bu acı gerçek sebebiyledir ki, İslami kesimde “Lâ’sız İslam anlayışları” konusu sıkça gündeme getirilmekte ve bahse konu geniş dindar kesimin de lâ bilincine ulaşması için dâvet çalışmaları yapılmaktadır.

Ben ise bu makalede, kelime-i tevhidin “İlla Allah” kısmıyla ilgili Müslümanlar olarak yaygın şekilde yaşadığımız sorunlara değinmek istiyorum. Bilindiği gibi “Lâ ilahe” kısmı kelime-i tevhidin reddiye ve hafriyat kısmını, “İlla Allah” kısmı ise inşa kısmını temsil etmektedir. Şayet bir bina yapılacaksa, bu hafriyatsız olmayacağı gibi inşasız da olmaz.

Rabbimizin bildirdiği dünya görüşü-hayat tarzı (ed-Din) dışında kalan ve neticede her biri insan hevâsına, insanın sınırlı aklına dayanan dünya görüşü ve hayat tarzlarını reddetme bilincine ulaşmış, ed-Din’le ilgili algılarını her türlü sağ ve sol ideoloji sentezinden, geleneksel ve modern-postmodern kirliliklerden koruyan, egemen küresel ve yerel istikbarların Allah’ın dini üzerindeki vesayetlerini ve vesayet için teşekkül ettikleri kurumlarını akidevi olarak reddeden Müslümanların, iş bu arı-duru, net akidelerini hayat alanlarında pratiğe dönüştürme ameliyesine, yani inşa sürecine geldiğinde genellikle reddiye alanındaki kadar iyi bir performans ortaya koyamadıklarını söyleyebiliriz.

Bu konuyu, kelime-i tevhid akidesinin pratiğe aktarılması noktasında çok temel bir işleve sahip olan, ferdi ve ictimai açıdan İslami hayatın temel sütunlarından birini teşkil eden namazın, bizlerin pratik hayatındaki konumu üzerinden örneklendirebiliriz.

Yukarıda, egemen küresel ve yerel istikbarların Allah’ın dini üzerinde vesayet kurmak için teşekkül ettikleri kurumların akidevi olarak reddinden söz etmiştik. İslami kimlik ve Müslüman şahsiyetin inşasında olmazsa olmaz bir rükun olan bu reddiye gereği, halk tarafından güzel niyetlerle inşa edilen camilerden değil ve fakat Türkiye’de laik devletin Allah’ın dini üzerindeki vesayetinin temsilcisi durumundaki Diyanet’in bu konumu sebebiyle camilerde teşekkül eden cemaatlere dahil olmayan bizler, namazlarımızın cemaatle ikamesi noktasında bir çaba içine giriyor muyuz, yoksa cemaat olmanın bu ilk adımını ihmal ederek namazlarımızı ferdi bir ibadet olmaya mı mahkum ediyoruz?

Gözlemlerime göre, kendim ve yakın çevrem dahil Müslümanlar olarak bu konuda iyi bir imtihan veremediğimizi söyleyebilirim. Ders veya başka bir etkinlik için bir araya geldiğimizde namazı cemaatle ikame ediyoruz evet, fakat namazlarımızı çoğunlukla cemaatten mahrum bıraktığımız bir gerçek. Ve maalesef gözlemlediğim kadarıyla bu durum artık Müslümanlarca bir sorun olarak da görülmüyor, kanıksanmış bir durum haline dönüşmüş görünüyor.

“STK’dan Cemaat’e, Kilise Formundan Mescid’e” başlıklı makalede, Müslümanlar olarak kurumlarımızı haftada birkaç kez bir araya gelip dağıldığımız formdan (Kilise formu), namaz eksenli, namazlarımızı cemaatle ikame ettiğimiz, namazlarımızın ardından okuduğumuz ayetleri birlikte mütalaa ettiğimiz mescid formuna dönüştürmekten söz etmiştim. Bu konuyu gündemleştirmenin ve sözünü ettiğim hedefi gerçekleştirmeye çalışmanın, çağın Kur’an nesillerinin inşası ve toplumlarda mayalanması açısından son derece hayati olduğunu düşünmekteyim.

Zaten en güzel örneklerimiz ve önderlerimiz olan Nebiler’in (a.s.) toplumsal inşa çabaları da hep namaz ve mescid merkezli olmamış mıdır?

Bu noktada Muhammed (a.s.)’ın dâvetiyle Mekke’de ilk filizlerini vermeye başlayan İslam cemaatini hatırlayalım. Çeşitli sahabilerin evlerinde cemaatle namaz ve Kur’an eğitimiyle başlayan ve nihayet Erkam Bin Ebil Erkam’ın (r.a.) evinin Dar’ul Erkam’a dönüştürülmesiyle devam eden mescid eksenli inşa süreci…

İbrahim (a.s.) ve oğlu İsmail (a.s.)’ın Mekke’de Beyt-i Atik’i inşa etmek ve insanları ona dâvetle emrolunmaları… (Bkz: Bakara, 2/125)
Hakeza, Musa (a.s.)’ın bir yanda dönemin istikbarı Firavun’a karşı amansız bir mücadele verirken, diğer yanda içinde namazın ikame edildiği evler oluşturmakla emredilmesi… (Bkz: Yûnus, 10/87)

Söz konusu ettiğimiz alanda ve diğer tüm alanlarda, mevcut işleyişle akidevi olarak ayrışan Nebilerin (a.s.), ayrışmakla kalmayıp mutlaka tevhidi bir inşa ameliyesine giriştiğini görmekteyiz. Temelinde akidevi reddiye (Lâ) olmayan bir inşa çabası anlamsız olacağı gibi, beraberinde inşa (İlla) getirmeyen bir reddiye de nâkıs kalacaktır.

Dolayısıyla, verdiğimiz namazın cemaatle ikamesi örneğinden başlayıp, kelime-i tevhidin pratik hayatımızda da reddiyesi ve inşası ile bir bütün olarak karşılığını bulması çabası içinde olmamız gerekir.

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Amerika ve İsrail Dost, İran Düşman Öyle mi?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Rıza Çıtamız
    16 Şubat 2026
  • Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak
    13 Ağustos 2025
  • Gazze Ulusal Sınırların Kurbanıdır
    2 Mayıs 2025
  • Gazze Yürek Yangını
    7 Nisan 2025
  • Güncel Suriye ve Gazze Dersleri
    19 Şubat 2025
  • 5816’ya Karşı Hak ve Hukuk Savunması
    8 Şubat 2024
  • Müslümanlar Olarak Bir “Bayburt Davamız” Olmalı
    26 Ocak 2024
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026
İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

8 Nisan 2026
İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist