1 Ekim 2026 - Perşembe
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Türkiye Eğitim

Kendine Yabancılaşmak

Hepimizin ölümcül bir virüs ile mücadele ettiği günümüzde kendisini ve kendi değerlerini aşağılayan eğitimli (!) insanların yazdıklarını görünce kendilerine olan yabancılaşmaları zavallı boyutunun ötesinde.

Yazar: Venhar Haber
7 Nisan 2020
Kategori: Eğitim
0 0
0
Kendine Yabancılaşmak
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

1980’li yılların sonu ilkokulu beş sınıfı aynı derslikte okutan Ecevit dönemi 45 günlük eğitim ile öğretmen olan lise mezunu bir öğretmenden aldım.

Ortaokulda vakıflar yurdu sınavlarını kazanıp şehre geldim. Ailenin; oku hayatını kurtar, kararı ile okula yazıldım. Şehrin o dönemler yüksek katlı binalarından biriydi okulumuz. Dört katlıydı bina ve bizim sınıf dördüncü kattaydı. Göğe yakın olma hissi iyi geliyordu.

Gerçi yazın rakımı üç bin metreye yakın yaylalarda bulutların içinde kaybolmuşluğumuz çok olmuştu. Lakin yüksekten bakmak çocuk yanımıza neşeli bir güven katıyordu.

İlk kez tek katlı evden çok katlı bir binada göğe yakın olma heyecanı yaşıyordum.

Kısa sürede yeni girdiğimiz ortama hem yurtta hem okulda alıştık. Özellikle yurttaki arkadaşlarla bir aile olduk.

Pencere kenarında göğe ve şehre bakmak bir masal gibi gelmişti bana : Caddeler, sokaklar, binalar, insanlar… Otuz haneli üç yüz nüfuslu bir köyden gelen bir çocuğun birden dünyası değişmişti.

Dağdan, ovadan, bayırdan, koyundan, kuzudan koparılıp çok katlı binalara adım atmak modern bir hayattı. Lakin modernizmin mabedleri görülen binalar yıllar geçtikçe gönlümüze yayla olan kendiliğimizden peyder pey bir şeyler aşındırmanın da ilk adımıydı. Bunu daha sonra yıllar geçtikçe fark edecektik. Kimimizi bir daha kendisi olmamak kadar uzaklaştırdı kendisinden. Kimimizi de kendisi ile yeni dünya arasında bir yerde adressiz ve kimliksiz bıraktı.

Derslerde farklı yörelerden gelmiş şık giyimli öğretmenler görmek bizi heyecanlandırıyordu. Çocuk dünyamıza vay dedirtip yeni bir dünyanın kapısını aralatıyordu bu öğretmenlerimiz bize. Bizim yörenin öğretmenleri birkaç kişiyi saymazsak öğrencilere karşı merhametlerini saklıyorlardı. Öğretmenlik eğitiminin bilgi boyutunu almışlardı lakin eğitim boyutunu almak da yetersiz kalmışlardı. Şiddeti dillerinde ve bedenlerinde bize hissettirmekte mahirdiler.

Özellikle Batı bölgelerinden gelen öğretmenlerimiz daha zarif insani yaklaşımlara sahiptiler. Giyimleri dilleriyle aynı paralelde bir Cumhuriyet nesli edası taşıyordu.

Dillerinde, davranışlarında, yürüyüşlerinde disiplin ve kontrol vardı. Sanki üstten bir göz görevlerini yapıp yapmadıkları konusunda onları gözetliyorlardı

Yıllar sonra dönüp baktığımda Cumhuriyet kazanımlarını getirmek, anlatmak, aşılamak için buradayız mesajı ile durdukları fotoğrafı zihnimde duruyor.

Resmi dil ile barışık değildi hayatımız lakin zamanla okul iki yüzlü bir ruh hali oluşturdu bizde. Okulda savunup övmekte bülbül kesildiğimiz değerler okul bahçesinden çıkınca okulda kalıyordu. Beraberimizde taşımıyorduk onları dışarıya. Hatta sivil hayatta karşıydık onlara.

Profesör Teoman Duralı’nın “ÖYLE GEÇER Kİ ZAMAN” söyleşi kitabında başöğretmenin annesine söylediği “bu çocuklar altı, yedi saat uhdemizde kalıyor ve eve gidince bambaşka bir havaya bürünüyorlar” ifadesi bizim içinde geçerliydi. Teoman Hoca “Müslüman Türk kültürüydü” büründüğümüz hava diyor devamında. Aynı durum bizim içinde geçerliydi.

“Halı, minder, yastık, seccadenin” hakim olduğu bozkır kültüründen “masa, iskemle, dolap” kültürüne dönüşmekte direniyorduk.

Dönemin ortalarına doğru okulumuza gencecik kıpır kıpır bir müzik öğretmeni atandı. Öğretmenliğinin ilk yılı. Giyimi, kuşamı, duruşuyla içimize sanki başka bir dünyadan gelmişti. Güngörmüş zarif bir aile edası vardı.

Şehir ve şehrin insanından tamamen ayrı bir insandı.

Bize notaları öğretmek içimizdeki ses hareketliliğini notaya uyarlamak için olmadık fedakarlıklar yapardı. Do re mi … bir nota kaç vuruş eder. Anlatıyor, bizi tahtaya çıkarıp uygulama yapıyor ses tonlamalarımızda. Hayatımızda ilk kez müzik bilgisine vakıf olan bir öğretmenden müzik dersi alıyorduk. Disiplin tanımayan ses, çocuk kontrolsüzlüğünde inat ediyor. Hocamız, her şeye rağmen bize medeniyetin değerlerini anlatmakta geri durmuyordu. Hocamız da kendi değerlerinden arınmış bir eğitim tezgahından geçtiği için bize sentetik bir güzellik gibi geliyordu. Zarifti, güzeldi, onu seviyorduk ancak onun dünyasında kendimize yer bulamıyorduk. O da kendi dünyasından bize ulaşamıyordu. Bir kaval çalsa belki her şey bitecekti. Aramızdaki tüm duvarlar yerle bir olacaktı. Bir daha sus demesine gerek duymayacak kadar ona bağlanıp susacaktık. Lakin hocamız da önce kendisine yabancılaştırılmış bir eğitim tezgahından geçirilmiş sonra da bize yabancılaşmıştı. Piyanonun 1980’li yıllarda şehrimizde bir karşılığı yoktu. Medeniyet (!) adına bir sese kulak veren diğer sese karşı sağırlaştırılmıştı.

Hepimizin ölümcül bir virüs ile mücadele ettiği günümüzde kendisini ve kendi değerlerini aşağılayan eğitimli (!) insanların yazdıklarını görünce kendilerine olan yabancılaşmaları zavallı boyutunun ötesinde.

Yunus’un tabiriyle “ kendini okuyamamışlar.”

Bundan sonra nice okursalar ne yazar !

Karar / Ali Barskanmay

Etiketler: Ali Barskanmay

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Süleymancılık, Alparslan Kuytul ve İSLÂM

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Devrim İhracı

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Rize’de boykot nöbeti tutan vatandaşlara saldırı ve kaçırma girişimi
    25 Eylül 2026
  • Direniş Ekseninin Şafii Kolu; Ensarullah Hereketi
    25 Eylül 2026
  • Mekke’de yeni bir 11 Eylül tezgâhı
    25 Eylül 2026
  • BM Salonunda Azarbeycan ve BAE Netenyahu’yu Yalnız Bırakmadılar
    25 Eylül 2026
  • Pakistan’dan Trump Ailesi ve İsrail Bağlantılı İHA Şirketiyle Anlaşma
    24 Eylül 2026
  • Trollerin Görevi: Dikkat Gaspı
    24 Eylül 2026
  • “Transatlantik düzeni artık geri gelmeyecek”
    22 Eylül 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018

ALLAH İÇİN AĞLAMAK

6 Ağustos 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Yenilendik !

Yenilendik !

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Rize’de boykot nöbeti tutan vatandaşlara saldırı ve kaçırma girişimi

Rize’de boykot nöbeti tutan vatandaşlara saldırı ve kaçırma girişimi

25 Eylül 2026
Direniş Ekseninin Şafii Kolu; Ensarullah Hereketi

Direniş Ekseninin Şafii Kolu; Ensarullah Hereketi

25 Eylül 2026
Mekke’de yeni bir 11 Eylül tezgâhı

Mekke’de yeni bir 11 Eylül tezgâhı

25 Eylül 2026
BM Salonunda Azarbeycan ve BAE Netenyahu’yu Yalnız Bırakmadılar

BM Salonunda Azarbeycan ve BAE Netenyahu’yu Yalnız Bırakmadılar

25 Eylül 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist