15 Aralık 2025 - Pazartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

İKİ BACAKLI VE ADEM’İN YARATILIŞI

Yazar: Dilek BUZ
25 Temmuz 2018
Kategori: Makaleler
0 0
0
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder
Gözlerini dikmiş, kaşlarını çatmış, köpek gibi diş göstererek hırlıyordu. Bu ses insana benzer bir yaratıktan geliyordu. Fiziksel hali insan gibiydi. Ama farklıydı; vahşi ve ilkel bir tabiatı vardı. Maymun değildi ama insan da değildi.

Önünde avlanmış bir hayvandan kalan kanlı et parçaları vardı. Dudaklarından ve sakallarından süzülen kana bakılırsa yemeğine devam ettiği bir anda, etten pay almak isteyen kendine benzer bir hemcinsi çıkmıştı karşısına. Rahatsız olmuştu. Hırlayarak gözdağı vermeye çalışıyordu. Bu hırlama işini, vahşi hayvanlardan öğrenmişti. Yemeğini korumak için de onlar gibi davranıyordu.

Kıllı kolları ve güçlü bacaklarıyla, rakibinin üstüne atlamak üzere her an hazırdı. Karşısındaki ise, çok ihtiyacı olmasına rağmen, tehditten korkuyor, daha fazla yaklaşmıyordu. Ama uzaklaşmıyordu da. Rakibine göre daha ufak tefek duruyordu. Bu durum daha ufak olmak, onu hayvanlar alemine göre, rakibi karşısında zayıf duruma düşürüyordu. Ama o bir hayvan değildi. Akıllıydı. Gözlerini o da karşı tarafa dikmişti; gelecek her hamleye hazırdı. Sağ eliyle, arkasına gizlediği bir kaya parçası vardı. Yemeğini çalmaya çalıştığı rakibinin kaba kuvvetine karşı koyamazdı. Bunu biliyordu ama akıl, onu daha güçlü yapıyordu. Hayvanlar aleminde güçsüz olan kaçar giderdi. Ama o kaçmıyordu; farklıydı; akıllıydı; alet kullanıyordu; bu ise onu, emsalsiz yapıyordu.

İri yarı olanı, kaba kuvvetinin galip geleceğini düşünüyordu. Ama saklanan kayayı görmüş olsaydı onunda riskini de hesap edebilirdi. Demek ki bu yaratık hem düşünüyor, hem de hesap edebiliyordu. Bu onu eşsiz yapıyordu ama bizim bildiğimiz insan yapmıyordu. İnsan değildi ama başka bir şey de değildi.

İri yarı olanın sabrı taştı ve hızla rakibinin üzerine atladı. O anda, ince bir hesapla, güçlü bir bileğin tüm kuvvetiyle savurduğu kayayı göremedi. Kaya tam alnına ortasına oturdu ve kafasını parçaladı. Bir kütük gibi yere serildi. Kan fışkırıyordu kafasından. Tüm vücudunda kısa süreli bir titreme oldu; sonra titreme kesildi. Bir nefesle birlikte, bir kavga daha bitmişti.
…
Tarihini bilmediğimiz o zamanlarda, dünya tam bir cennetmiş. Bozulmamış tabiat, milyonlarca canlıyla dolup taşarmış. Her yerden türlü türlü bitkiler fışkırırmış. Suları berrak dereler, çayırlarında develerin kaybolduğu ovalar, başında dumanı eksik olmayan dağlar varmış. Bulutlardan yağmur yağarmış; ağaçlardan meyveler, çiçekler fışkırırmış. Hayvanlar da hassas bir denge ve emsalsiz bir ahenk içinde yaşarmış.

Ta ki o gelene kadar. İki bacaklı, derin bakışlı, uyumsuz, ne yapacağı belli olmayan… Gereksiz yere öfkeyle kan döken, intikam güden… O geldikten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmamış. İhtiyacı olmadığı halde bile, hem de; hesap yapıp, tuzak kurarak her tür hayvanı avlarmış bu iki bacaklı yaratık. Ağaçları keser, dereleri taşla doldururmuş. Onun olduğu her yerde savaş ve bozulan düzen varmış.

Ama bir gün, tüm kâinatı en küçük zerresine kadar titreten bir ses duyulmuş. Sesin azameti o kadar büyükmüş ki; bu sese kayıtsız kalan, koca evrende bir toz zerresi bile olmamış. Bu ses âlemlerin Rabbi olan Allah’ın sesiymiş. Ve şöyle diyormuş;

“Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife kılacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek birini mi yaratacaksın? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemeyeceklerinizi elbette ben bilirim, dedi.” (Bakara/30)

“Allah Âdem’e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere arz edip: Eğer siz sözünüzde sadık iseniz, şunların isimlerini bana bildirin, dedi.” (Bakara/31)
“Melekler: Yâ Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz alîm ve hakîm olan ancak sensin, dediler.” (Bakara/32)
“(Bunun üzerine:) Ey Âdem! Eşyanın isimlerini meleklere anlat, dedi. Âdem onların isimlerini onlara anlatınca: Ben size, muhakkak semâvat ve arzda görülmeyenleri (oralardaki sırları) bilirim. Bundan da öte, gizli ve açık yapmakta olduklarınızı da bilirim, dememiş miydim? dedi” (Bakara/33)

“Hani biz meleklere (ve cinlere): Âdem’e secde edin, demiştik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladı, böylece kâfirlerden oldu.” (Bakara/34)
Tüm kâinatı titreten sesten hemen sonra, iki bacaklı, kendine uzun uzun bakmış; sonra da etrafına. Görmüş ki; bütün varlık âlemi kendine doğru dönmüş, hoş bir selam ile, yeni ismini tekrarlıyorlarmış. Ve onlar, iki bacaklıya “Âdem” diyorlarmış.

Âlemlerin Rabbi, Âdem’e isimleri öğreterek adeta onu yeniden yaratmıştı. Artık Âdem, çok şerefli bir varlıkmış. Elde ettiği yeni vasfı ile artık kan dökücü ve yeryüzünü ifsad edici değil; bilakis, imar ve tamir edicisi olacakmış.

Âdem bundan sonra eşiyle birlikte, huzur ve güven içinde dilediği gibi yaşayacakmış. Ama bir şartla; asla haddi aşmayacakmış. ASLA. Bu onun temiz kalabilmesi için tek şartmış. Âdem ve eşi bunu hep akıllarında tutmuşlar. Ama bir gün, içlerinden gelen yumuşak bir ses, onlara bir şey fısıldamış. Bu ses tarihi yeniden başlatacakmış. Ve bu ses, dışarıdan değil, tam içlerinden gelmiş. Kendi sesleriymiş duydukları.

Şerefli olmanın ve öyle kalabilmenin bir şartı daha varmış; kendi sesini ilahi ses karşısında işitmemek…
…
…

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • “Batı Dersleri”
    23 Aralık 2018
  • Çocuklar Masum Değildir
    26 Temmuz 2018
  • Mülteci
    25 Temmuz 2018
  • KÜF
    25 Temmuz 2018
  • DOKTOR VE HASTA
    25 Temmuz 2018
  • ÇAYIN HİKAYESİ
    25 Temmuz 2018
  • Bir Sonbahar Yazısı
    25 Temmuz 2018
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

TAZİYE

TAZİYE

4 Aralık 2025
Gazze’ye mi, İsrail’e mi Garantör ?

Gazze’ye mi, İsrail’e mi Garantör ?

2 Aralık 2025
İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Olsun !

İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Olsun !

2 Aralık 2025
Garantörlük Safsatası

Garantörlük Safsatası

21 Kasım 2025

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist